Karşıt olma karşı gelme bozukluğu eşlik eden ve etmeyen dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı ergenlerde ebeveyn sosyotelizminin agresyon, başa çıkma ve yalnızlık üzerine etkisi
The effect of parental phubbing on aggression, coping and loneliness in adolescents diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder with and without oppositional defiant disorder
- Tez No: 1018209
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İPEK SÜZER GAMLI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu, Sosyotelizm, Ebeveyn Sosyotelizmi, Agresyon, Başa Çıkma, Yalnızlık, Ergen psikiyatrisi, Hiperaktiviteli dikkat eksikliği bozukluğu, Attention Deficit Hyperactivity Disorder, Oppositional Defiant Disorder, Phubbing, Parental Phubbing, Aggression, Coping, Loneliness, Adolescent psychiatry, Attention deficit disorder with hyperactivity
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik temel belirti kümeleriyle karakterize, yaygın görülen bir nörogelişimsel bozukluktur. DEHB'ye en sık eşlik eden psikiyatrik bozukluklardan biri olan Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu (KOKGB) ise otorite figürlerine karşı gelme, kurallara direnç gösterme, düşmanca tutumlar sergileme ve olumsuz davranış örüntüleriyle tanımlanmaktadır. Hem DEHB hem de KOKGB, biyolojik ve çevresel risk faktörlerinin çok boyutlu etkileşimi sonucunda ortaya çıkan bozukluklar olarak değerlendirilmektedir. Ebeveyn sosyotelizmi, ebeveyn ile çocuk arasındaki etkileşim sırasında ebeveynin telefonla meşgul olması nedeniyle dikkatinin çocuktan uzaklaşarak iletişimin kesintiye uğraması şeklinde tanımlanmaktadır. Literatürde ebeveyn-çocuk etkileşimini olumsuz etkileyen bir davranış örüntüsü olarak ele alınan ebeveyn sosyotelizminin, çocuk ve ergenlerde çeşitli olumsuz psikososyal sonuçlara yol açabileceği öne sürülmektedir. Bu çalışmanın amacı, KOKGB eşlik eden ve etmeyen DEHB tanılı ergenlerde ebeveyn sosyotelizm düzeyinin agresyon, başa çıkma stratejileri ve yalnızlık üzerindeki etkisini incelemek; bu değişkenler açısından gruplar arasındaki farklılıkları karşılaştırmak ve DEHB belirti şiddeti ile ebeveyn sosyotelizmi, agresyon, başa çıkma stratejileri ve yalnızlık arasındaki ilişkileri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine başvuran, 12-18 yaş aralığında, klinisyen tarafından yapılan görüşmede DSM-5-TR tanı kriterlerine göre DEHB tanısı almış 111 ve DEHB+KOKGB tanıları almış 91 ergen çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcılar tanısal değerlendirme ve psikiyatrik komorbiditelerinin saptanabilmesi için klinisyen tarafından“Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli- Türkçe Uyarlaması”görüşmesi ile değerlendirilmiş ve uygun olgular çalışmaya dahil edilmiştir. Öncelikle, klinisyen tarafından sosyodemografik veri formu doldurulmuştur. Katılımcılar; Genel Phubbing'e Maruz Kalma (Phubbed) Ölçeği Kısa Formu, UCLA Yalnızlık Ölçeği-Kısa Formu, Buss-Perry Saldırganlık Ölçeği ve Ergenler için Başa Çıkma Ölçeği'ni doldurmuşlardır. Ebeveynlere ise; Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları için DSM IV'e Dayalı Tarama ve Değerlendirme Ölçeği, Conners Ebeveyn Derecelendirme Ölçeği-48 (CADÖ-48) ve Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Gruplar bireysel özellikler, baba yaşı dışında aile özellikleri, televizyon izleme süresi dışında ekran kullanım özellikleri ve DEHB tanı özellikleri bakımından benzer bulunmuştur. DEHB+KOKGB grubundaki babaların ortalama yaşlarının daha düşük olduğu ve DEHB grubundaki katılımcıların daha uzun süre televizyon izlediği saptanmıştır. DEHB grubunda metilfenidat monoterapi oranı daha yüksekken, DEHB+KOKGB grubunda metilfenidat ve antipsikotik kombinasyon kullanımının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. DEHB+KOKGB grubunun CADÖ-48, Turgay, Genel Phubbing'e Maruz Kalma ve Buss-Perry Saldırganlık toplam ve tüm alt ölçek skorları, UCLA Yalnızlık ve ADÖ toplam skorları ile ADÖ iletişim, roller, duygusal tepki verebilme, gereken ilgiyi gösterebilme, genel işlevler alt ölçek skorları, sadece DEHB grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ergenler İçin Başa Çıkma Ölçeği incelendiğinde; DEHB+KOKGB grubunun kaçınan ve olumsuz alt ölçek skorları, DEHB grubunda ise aktif başa çıkma skorları daha yüksek bulunmuştur. Genel Phubbing'e Maruz Kalma toplam skoru ile Buss-Perry Saldırganlık, UCLA yalnızlık, kaçınan başa çıkma ve olumsuz başa çıkma skorları arasında pozitif; aktif başa çıkma ile ise negatif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır. Dikkat eksikliği semptom şiddetinin Genel Phubbing'e Maruz Kalma, Buss-Perry Saldırganlık, olumsuz başa çıkma ve UCLA Yalnızlık skorları ile pozitif yönlü; hiperaktivite semptom şiddetinin ise ADÖ, Buss-Perry Saldırganlık ve olumsuz başa çıkma skorları ile pozitif yönlü anlamlı ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Lineer regresyon modellerine göre; Genel Phubbing'e Maruz Kalma Ölçeği skorunun Buss-Perry Saldırganlık, UCLA Yalnızlık, kaçınan başa çıkma ve olumsuz başa çıkma üzerinde; KOKGB eş tanısının ise Buss-Perry Saldırganlık ve ADÖ skoru üzerinde anlamlı düzeyde pozitif etkisi saptanmıştır. Genel Phubbing'e Maruz Kalma Ölçeği skoru ile KOKGB eş tanısının etkileşimi sadece olumsuz başa çıkma skoru için anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızın bulguları, DEHB olgularında KOKGB eş tanısının varlığının semptom şiddeti, agresyon, olumsuz ve kaçınan başa çıkma stratejilerinin kullanımı ile yalnızlık düzeylerinde artışla ilişkili olduğunu; buna karşılık aktif başa çıkma stratejilerinin daha düşük düzeyde kullanıldığını ve aile işlevselliği üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Araştırmamızın en dikkat çekici bulgusu; ebeveyn sosyotelizminin ergenlerdeki olumsuz başa çıkma stratejilerini artırıcı etkisinin, gruplar karşılaştırıldığında yalnızca KOKGB eş tanısı olan grupta anlamlı olmasıdır. Bu durum, KOKGB komorbiditesine sahip DEHB'li ergenlerin klinik görünümüne ebeveyn sosyotelizminin katkısının olabileceği veya bu olguların mevcut ebeveyn sosyotelizmine karşı daha kırılgan olabilecekleri şeklinde yorumlanabilir. Klinik pratikte, KOKGB komorbiditesine sahip olguların yönetiminde sadece medikal tedavilerle yetinilmemeli; ebeveynlerin telefon kullanım farkındalığını artıracak aile temelli psikososyal müdahaleler de tedavi protokollerine eklenmelidir. Sonuç olarak, DEHB ve KOKGB birlikteliği gösteren olguların psikiyatrik takibinde, ebeveyn-çocuk ilişkisini kesintiye uğratan ebeveyn sosyotelizminin taranması büyük önem taşımaktadır. Ek olarak agresyon, yalnızlık, kaçınan başa çıkma ve olumsuz başa çıkma şikayetleri ile getirilen DEHB tanılı olguların klinik değerlendirmelerinde de ebeveyn sosyotelizmi sorgulanmalıdır.
Özet (Çeviri)
Objective: Attention Deficit Hyperactivity Disorder (ADHD) is a common neurodevelopmental disorder characterized by the core symptom clusters of inattention, hyperactivity, and impulsivity. Oppositional Defiant Disorder (ODD), which is one of the most common psychiatric disorders comorbid with ADHD, is defined by opposition to authority figures, resistance to rules, hostile attitudes, and negative behavior patterns. Both ADHD and ODD are evaluated as disorders that emerge as a result of the multidimensional interaction of biological and environmental risk factors. Parental phubbing is defined as the interruption of communication during parent-child interaction due to the parent being preoccupied with their phone, which distracts their attention away from the child. Parental phubbing, which is addressed in the literature as a behavioral pattern that negatively affects parent-child interaction, is suggested to lead to various adverse psychosocial outcomes in children and adolescents. The objective of this study is to examine the effect of parental phubbing levels on aggression, coping strategies, and loneliness in adolescents diagnosed with ADHD, with and without comorbid ODD; to compare the differences between the groups in terms of these variables; and to evaluate the relationship between ADHD symptom severity and these variables. Materials and Method: A total of 111 adolescents diagnosed with ADHD and 91 adolescents with comorbid ADHD+ODD, aged 12–18 years, who applied to the Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic of the University of Health Sciences Erenköy Mental and Nervous Diseases Training and Research Hospital, and were diagnosed according to the DSM-5-TR criteria during clinician interviews, were included in the study. To perform diagnostic assessments and identify psychiatric comorbidities, participants were evaluated by a clinician using the Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School-Age Children-Present and Lifetime Version-Turkish Adaptation, and eligible cases were included in the study. First, a sociodemographic data form was filled out by the clinician. The participants completed the Short-Form Generic Scale of Being Phubbed, the UCLA Loneliness Scale-Short Form, the Buss–Perry Aggression Questionnaire, and the Coping Scale for Adolescents. The DSM-IV-Based Disruptive Behavior Disorders Screening and Rating Scale, the Conners Parent Rating Scale-48 (CPRS-48), and the Family Assessment Device (FAD) were administered to the parents. Results: The groups were found to be similar in terms of individual characteristics, family characteristics except for paternal age, screen time characteristics except for television viewing duration, and ADHD diagnostic features. It was found that the average age of fathers in the ADHD+ODD group was lower and participants in the ADHD group had longer television viewing durations. The rate of methylphenidate monotherapy was significantly higher in the ADHD group, while the use of combined methylphenidate and antipsychotic therapy was higher in the ADHD+ODD group. In the ADHD+ODD group, the total and all subscale scores of the CPRS-48, Turgay, Generic Scale of Being Phubbed and Buss–Perry Aggression, total scores of UCLA Loneliness scales and FAD, as well as the communication, roles, affective responsiveness, affective involvement, and general functioning subscale scores of the FAD, were found to be significantly higher compared to the ADHD-only group. Upon examination of the Coping Scale for Adolescents, the ADHD+ODD group presented higher scores in avoidant and negative subscales, whereas the ADHD group exhibited higher scores in active coping. The total score of the Generic Scale of Being Phubbed was found to be significantly and positively correlated with Buss-Perry Aggression, UCLA Loneliness, avoidant coping, and negative coping scores, but significantly and negatively correlated with active coping scores. It was determined that attention deficit symptom severity was significantly and positively correlated with the Generic Scale of Being Phubbed, Buss-Perry Aggression, negative coping, and UCLA Loneliness scores; whereas hyperactivity symptom severity was significantly and positively correlated with FAD, Buss-Perry Aggression, and negative coping scores. According to the linear regression models, the Generic Scale of Being Phubbed score was found to have a significant positive effect on Buss-Perry Aggression, UCLA Loneliness, avoidant coping, and negative coping scores; while ODD comorbidity had a significant positive effect on Buss-Perry Aggression and FAD scores. The interaction between the Generic Scale of Being Phubbed score and ODD comorbidity was found to be significant only for the negative coping score. Conclusion: The findings of our study indicate that the presence of comorbid ODD in ADHD cases is associated with increased symptom severity, aggression, use of negative and avoidant coping strategies, and higher levels of loneliness; conversely, it suggests that active coping strategies are used to a lesser extent and may have negative effects on family functioning. The most striking finding of our study is that, when the groups were compared, the increasing effect of parental phubbing on negative coping strategies in adolescents was significant only in the group with comorbid ODD. This finding can be interpreted as suggesting that parental phubbing may contribute to the clinical presentation of adolescents with ADHD and comorbid ODD, or that these cases may be more vulnerable to existing parental phubbing. In clinical practice, the management of the cases with comorbid ODD should not be limited to medical treatments alone; family-based psychosocial interventions aimed at increasing parents' awareness of their phone use should also be incorporated into treatment protocols. In conclusion, in the psychiatric follow-up of cases with ADHD and ODD comorbidity, it is of great importance to screen for parental phubbing, which disrupts the parent-child relationship. Additionally, parental phubbing should also be investigated in the clinical evaluation of cases diagnosed with ADHD presenting with complaints of aggression, loneliness, avoidant coping and negative coping.
Benzer Tezler
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan ergenlerde empati ve ilişkili etmenler
Factors associated with empathy among adolescents with attention deficit hyperactivity disorder
MERVE GÜNAY AY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
PsikiyatriAnkara ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BİRİM GÜNAY KILIÇ
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna eşlik eden karşıt olma karşı gelme bozukluğu veya yavaş bilişsel tempo olan olguların emosyonel labilite ve aile işleyişleri açısından değerlendirilmesi
Evaluation of cases with attention deficit hyperactivity disorder and comorbid oppositional defiant disorder or slow cognitive tempo in terms of emotional lability and family functioning
TUĞÇEM ŞAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA SİBEL DURAK
- Karşıt olma karşı gelme bozukluğunun eşlik ettiği dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanılı çocuklarda bilişsel çarpıtma, duygu düzenleme ve aleksitimi özellikleri
Cognitive distortions, emotion regulation and alexithymia features in children diagnosed with attention deficit hyperactivity disorder and comorbid oppositional defiant disorder
İLAYDA DALGAKIRAN BEYKOZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM ADAK
- Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna binişik karşıt olma karşı gelme bozukluğu durumlarının sosyal problem çözme becerileri ve ebeveyn çatışmaları açısından incelenmesi
An examination of social problem-solving skills and interparental conflicts in children with attention-deficit/hyperactivity disorder and comorbid oppositional defiant disorder
MERVE DURMAZ TAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PsikolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET TEKDEN
- Bursa ili Nilüfer merkez ilçede okula başlangıç çağı çocuklarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaygınlığı
Attention deficit and hiperactivity disorder prevalence with kids who are i̇n school starting age children i̇n Bursa city Nilüfer central district
DİDEM SOLMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
PsikolojiÜsküdar ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HAVVA NÜKET İŞİTEN