Tırnak kıvrımı video kapilleroskopi yöntemi kullanılarak çocuklarda multisistem inflamatuar sendrom (MIS-C) hastalarının kronik dönemdeki mikrodolaşımının değerlendirilmesi
Evaluation of chronic microcirculation in children with multisystem inflammatory syndrome in children (MIS-C) using nailfold videocapillaroscopy
- Tez No: 1017448
- Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA ARGUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Çocuklarda Multisistem İnflamatuvar Sendrom (MIS-C), Tırnak Kıvrımı Videokapilleroskopisi, Kapiller Morfoloji, Mikrosirkülasyon, Multisystem Inflammatory Syndrome in Children (MIS-C), Nailfold videocapillaroscopy (NVC), Capillary architecture, Microcirculation
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
TIRNAK KIVRIMI VİDEOKAPİLLEROSKOPİ YÖNTEMİ KULLANILARAK ÇOCUKLARDA MULTİSİSTEM İNFLAMATUAR SENDROM (MIS-C) HASTALARININ KRONİK DÖNEMDEKİ MİKRODOLAŞIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET Giriş ve Amaç: Çocuklarda multisistem inflamatuvar sendrom (MIS-C), şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüs 2 (SARS-CoV-2) enfeksiyonundan haftalar sonra gelişen postinfeksiyöz bir sendromdur. Patofizyolojisi kesin olarak aydınlatılamamış olup; kontrolsüz immün sistem aktivasyonu, endotel disfonksiyonu, mikrovasküler hasar ve sitokin fırtınası başlıca öne sürülen mekanizmalar arasında yer almaktadır. Çoklu organ tutulumu vardır ve klinik oldukça geniştir. Ateşin eşlik ettiği ve belirgin sistemik inflamatuvar aktivite bulgularıyla karakterize olan; kardiyovasküler sistem başta olmak üzere gastrointestinal, hematolojik, dermatolojik ve nörolojik sistemlerin bir veya birden fazlasının değişken derecelerde tutulabildiği, hastaneye yatış gerektiren ağır bir klinik sendromdur. MIS-C'nin akut klinik özellikleri ve kısa dönem sonuçları giderek daha iyi tanımlanmış olmakla birlikte, hastalığın uzun dönem seyri, kalıcı etkileri ve geç dönem klinik yansımalarına ilişkin veriler halen sınırlıdır. Tırnak kıvrımı videokapilleroskopi (NVC), mikrosirkülasyonun doğrudan ve gerçek zamanlı olarak değerlendirilebilmesine olanak tanıyan, girişimsel olmayan, kolay uygulanabilir ve tekrarlanabilir bir görüntüleme yöntemidir. Yüksek çözünürlüklü optik sistemler aracılığıyla kapiller dansite (yoğunluk), morfoloji ve kapiller çap gibi parametrelerin objektif biçimde incelenmesine imkân tanıması, yöntemi özellikle çocukluk çağında güvenilir ve erişilebilir bir değerlendirme aracı hâline getirmektedir. Literatürde MIS-C'nin akut ve subakut dönemlerinde kapiller yapının NVC yöntemi ile değerlendirildiği çalışmalar mevcut olmakla birlikte, tarafımızca yapılan kapsamlı literatür taramasında hastalığın kronik döneminde mikrovasküler düzeydeki etkilenimi inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu önemli bilgi boşluğu, MIS-C'nin uzun dönem vasküler sonuçlarının yeterince aydınlatılamamış olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda çalışmamız, MIS-C geçirmiş hastalarda kronik dönemde olası mikrovasküler değişiklikleri NVC yöntemi kullanarak değerlendirmeyi ve varsa kalıcı hasarı ortaya koymayı amaçlamakta olup, mevcut literatüre özgün ve tamamlayıcı bir katkı sunmayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Mart 2020-Aralık 2023 tarihleri arasında MIS-C tanısı almış ve hastanemizde yatarak tedavi edilmiş olan çocuklardan Mayıs 2024-Mayıs 2025 yıllarında 9-21 yaşında olan 23 birey çalışmaya dahil edildi. Bu hastaların dosyalarından ve hastane sisteminden tanı anındaki demografik özellikleri, klinik durumu, fizik muayene bulguları ve tanı anı laboratuvar parametreleri ile ekokardiyografi bulguları veri seti olarak kaydedildi. Güncel ekokardiyografik değerlendirme bulguları da çalışmaya dahil edildi. Aynı hastaların prospektif olarak 2024-2025 yıllarındaki NVC yöntemi ile kapiller yapıları değerlendirildi, ölçümleri kaydedildi. Polikliniğe farklı sebeplerle başvuran ek hastalığı olmayan benzer yaş ve cinsiyetteki 50 sağlıklı birey ise kontrol grubunu oluşturdu. NVC yöntemi ile başlıca kapiller morfoloji, kapiller dansite, apikal (tepe) çap, afferent (arteriyel) kol ve efferent (venöz) kol çapları değerlendirildi. Enfeksiyona bağlı mikrovasküler etkileri dışlamak amacıyla, yakın dönem febril hastalık veya aktif enfeksiyon bulgusu olanlar, kronik hastalık tanısı olanlar, tırnak yatağında dermatolojik problemi olanlar ve 9 yaşın altındaki bireyler çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışmamızda MIS-C geçirmiş hasta grubunda 23 birey (%31,51) ve kontrol grubunda 50 birey (%68,49) yer aldı. Çalışmamızda hasta grubunda 12 erkek (%52,2), 11 kadın (%47,8) ve kontrol grubunda ise 26 erkek (%52), 24 kadın (%48) birey vardı. Her iki grubun cinsiyet oranları benzerdi. MIS-C grubunun medyan yaşı 12, kontrol grubunun medyan yaşı 13 idi. MIS-C geçirmiş hasta grubunda normal kapiller yapı görülme oranı %43,5 iken, kontrol grubundaki hastaların büyük çoğunluğunda (%90) normal kapiller yapı saptanmıştır. MIS-C geçirmiş hasta grubundaki bireylerde belirgin olarak daha yüksek oranda tortiyoze kapiller yapı görülmüştür (%47,8'e karşın kontrol grubunda %8,0). MIS-C geçiren hasta grubunda kapiller dansite medyan 7 (5-10) iken, kontrol grubunda 8 (6-10) olarak saptanmıştır. MIS-C geçiren hasta grubunun medyan kapiller dansitesinin kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu görülmüştür (p = 0,010). MIS-C geçiren hasta grubunda apikal çap (16,5±4,67 mikrometre), kontrol grubuna göre (14,48±2,71µm) daha geniş saptanmıştır (p = 0,023). MIS-C geçiren hastalarda kronik dönemde yapılan kapilleroskopik değerlendirmede, tortiyoze ve dallanmış (branched) kapiller yapı gösteren olguların ortalama kapiller uzunluklarının, normal kapiller yapı saptanan olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha uzun olduğu belirlenmiştir (p = 0,034). MIS-C geçiren hastalarda kronik dönemde tortiyoze ve dallanmış kapiller yapı varlığı saptanan bireylerin, akut dönemde tanı anında değerlendirilen laboratuvar parametrelerinde daha belirgin lenfopeniye sahip olduğu gösterildi (p = 0,035). Aynı şekilde MIS-C geçiren kronik dönemdeki morfolojik etkilenimi olan tortiyoze ve dallanmış kapiller yapı grubundaki hastaların akut tanı anı parametrelerinde trombosit sayısı (147,46 ± 48,53×10³/µL) normal kapiller yapıya sahip olan bireylere (243,10 ± 94,58×10³/µL) göre ileri düzeyde anlamlı olarak daha düşüktür (p=0,005). Sonuçlar: Bu çalışmada, MIS-C öyküsü bulunan hastalarda, yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş sağlıklı kontrol grubuna kıyasla, kronik dönemde NVC yöntemi ile değerlendirme sonrasında mikrovasküler yapının etkilendiği ve belirgin morfolojik değişiklikler sergilediği saptanmıştır. MIS-C öyküsü bulunan ve kronik dönemde kapilleroskopik olarak morfolojik etkilenim saptanan olgularda, tanı anında lenfopeni ve belirgin trombositopeni vardı. Lenfopeninin, MIS-C'de gelişen hiperinflamatuvar yanıt sonucunda artmış sitokin salınımına bağlı lenfosit apoptozu ve lenfosit redistribüsyonu ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Trombositopeninin ise endotel disfonksiyonu ve artmış trombosit tüketimi ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu bulgular, akut dönemdeki inflamatuvar ve hematolojik etkilenmenin kronik mikrovasküler değişikliklerle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
EVALUATION OF CHRONIC MICROCIRCULATION IN CHILDREN WITH MULTISYSTEM INFLAMMATORY SYNDROME IN CHILDREN (MIS-C) USING NAILFOLD VIDEOCAPILLAROSCOPY ABSTRACT Introduction and Objective: Multisystem inflammatory syndrome in children (MIS-C) is a post-infectious clinical syndrome that develops weeks after infection with severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2). Although its pathophysiology has not yet been fully elucidated, uncontrolled immune system activation, endothelial dysfunction, microvascular injury, and cytokine storm are considered among the principal underlying mechanisms. It is characterized by multisystem involvement and a broad clinical spectrum. It is a severe clinical syndrome requiring hospitalization, characterized by fever accompanied by marked systemic inflammatory activity, in which one or more systems including primarily the cardiovascular system, as well as the gastrointestinal, hematological, dermatological, and neurological systems, may be affected to varying degrees. Although the acute clinical features and short-term outcomes of MIS-C have been increasingly well characterized, data regarding the long-term disease course, persistent effects, and late clinical manifestations remain limited. Nailfold videocapillaroscopy (NVC) is a non-invasive, easily applicable, and reproducible imaging technique that enables direct and real-time assessment of the microcirculation. The ability to objectively evaluate parameters such as capillary density, morphology, and capillary diameter through high-resolution optical systems renders this method a reliable and accessible diagnostic tool, particularly in the pediatric population. While studies evaluating capillary architecture using NVC during the acute and subacute phases of MIS-C are available in the literature, our comprehensive literature review did not identify any studies investigating microvascular involvement during the chronic phase of the disease. This significant gap in knowledge indicates that the long-term vascular consequences of MIS-C have not yet been adequately elucidated. Accordingly, the present study aims to evaluate potential chronic microvascular alterations in patients with a history of MIS-C using NVC and to identify the presence of persistent microvascular damage, thereby providing an original and complementary contribution to the existing literature. Materials and Methods: A total of 23 individuals aged 9–21 years in 2024–2025 who had been diagnosed with MIS-C and hospitalized for treatment at Kayseri City Training and Research Hospital between March 2020 and December 2023 were included in the study. Demographic characteristics, clinical status, physical examination findings, laboratory parameters at the time of diagnosis, and echocardiographic findings were retrospectively recorded from patient medical records and the hospital information system as the study dataset. Current echocardiographic findings were also incorporated into the analysis. The same patients were prospectively evaluated during 2024–2025 using NVC, and capillary structural characteristics and quantitative measurements were systematically recorded. The control group consisted of 50 healthy individuals of comparable age and sex without known comorbidities who presented to the outpatient clinic for reasons unrelated to systemic disease. Using NVC, primary parameters including capillary morphology, capillary density, apical diameter, and afferent and efferent arteriolar diameters were assessed. To exclude microvascular effects related to infection, individuals with a recent febrile illness or signs of active infection, those with chronic medical conditions, those with dermatological disorders affecting the nailfold, and individuals younger than 9 years of age were excluded from the study. Results: In our study, the MIS-C group consisted of 23 individuals (31.51%), while the control group included 50 individuals (68.49%). The MIS-C group comprised 12 males (52.2%) and 11 females (47.8%), whereas the control group consisted of 26 males (52%) and 24 females (48%). The sex distribution was similar between the two groups. The median age was 12 years in the MIS-C group and 13 years in the control group. The rate of normal capillary morphology was 43.5% in the MIS-C group, whereas normal capillary morphology was observed in the majority of the control group (90%). Tortuous capillary morphology was observed at a markedly higher rate in the MIS-C group compared to the control group (47.8% vs. 8.0%). The median capillary density was 7 (5–10) in the MIS-C group and 8 (6–10) in the control group, indicating a significantly lower median capillary density in patients with a history of MIS-C (p = 0.010). The apical capillary diameter was significantly greater in the MIS-C group (16.5 ± 4.67 µm) compared to the control group (14.48 ± 2.71 µm) (p = 0.023). In the chronic-phase capillaroscopic evaluation of patients with a history of MIS-C, cases demonstrating tortuous and branched capillary morphology were found to have significantly longer mean capillary lengths compared to cases with normal capillary morphology (p = 0.034). Patients with tortuous and branched capillary morphology in the chronic phase were also found to have more pronounced lymphopenia in laboratory parameters evaluated at the time of acute MIS-C diagnosis (p = 0.035). Similarly, platelet counts at the time of acute diagnosis were significantly lower in patients with chronic-phase tortuous and branched capillary morphology (147.46 ± 48.53 × 10³/µL) compared to patients with normal capillary morphology (243.10 ± 94.58 × 10³/µL) (p = 0.005). Conclusion: In this study, patients with a history of MIS-C demonstrated microvascular involvement and prominent morphological alterations during the chronic phase as assessed by nailfold videocapillaroscopy (NVC) when compared with age- and sex-matched healthy controls. Patients with a history of MIS-C who demonstrated chronic-phase capillaroscopic morphological abnormalities also had lymphopenia and marked thrombocytopenia at the time of diagnosis. Lymphopenia may be associated with lymphocyte apoptosis and lymphocyte redistribution secondary to increased cytokine release resulting from the hyperinflammatory response observed in MIS-C. Thrombocytopenia may be related to endothelial dysfunction and increased platelet consumption. These findings suggest that inflammatory and hematological involvement during the acute phase may be associated with chronic microvascular alterations.
Benzer Tezler
- Raynaud fenomeni pozitif olan 30 hasta ile 30 sağlıklı kontrol grubunun tırnak kıvrımı dermoskopik bulgularının toplanması ve bu bulguların eşlik edebilecek olan kollajen doku hastalıklarının erken tanıdaki öneminin dermatologlarca farkındalığının arttırılması
Başlık çevirisi yok
GÜZİN SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
DermatolojiManisa Celal Bayar ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA TURHAN ŞAHİN
- Erken Hristiyan ve ilk Bizans resim ve kabartma sanatında kaynak ve okullar (2 cilt)
Sources and school of painting and sculpture during the early Christian and first Byzantine period
AHMET MEHMET KİPMEN
- Ailevi Akdeniz ateşi hastalarında tırnak kıvrımı kapiller değişiklikleri
Nailfold capillary abnormalities in patients with familial Mediterranean fever
AYHAN DİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
Romatolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. HASAN YAZICI
- Behçet Hastalığında tırnak kıvrımı kapiller sisteminin videodermatoskop ile değerlendirilmesi
Evaluation of nailfold capillary system with videodermatoscope in Behçet's disease
ZAHİDE SEVİL AYTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
DermatolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET YAŞAR TURANLI
- Bağ dokusu hastalıklarında tırnak kıvrımı kapiller yapısının dermatoskop ile değerlendirilmesi
The assessment of nailfold capilleries structure in connective tissue diseases with dermatoscope
MURAT DOĞDU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
DermatolojiSelçuk ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HİLMİ CEVDET ALTINYAZAR