Geri Dön

Kendine zarar verme davranışı olan ve olmayan majör depresif bozukluk tanılı ergelerde akut sosyal stresin karar verme ve metakognitif süreçlere etkisi

The effect of acute social stress on decision-making and metacognitive processes in adolescents diagnosed with major depressive disorder, with and without non-suicidal self-injury

  1. Tez No: 1016905
  2. Yazar: ANIL ŞAFAK KAÇAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İPEK SÜZER GAMLI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: ergen, depresyon, kendine zarar verme, karar verme, üstbiliş, mentalizasyon, Algısal karar verme, Geç ergenlik, Psikolojik sıkıntı, Sosyal dışlanma, adolescent, depression, non-suicidal self-injury, decision making, metacognition, mentalization, Perceptual decision making, Late adolescence, Psychological distress, Social exclusion
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kendine zarar verme davranışı (KZVD), kişinin, intihar niyeti olmaksızın, kendi vücut dokusunu doğrudan ve kasıtlı olarak tahrip etmesi olarak tanımlanır. Majör Depresif Bozukluk (MDB) ise işlevselliği önemli ölçüde kısıtlayan çökkün duygudurum ve anhedoni ile karakterize epizodik ve tekrarlayıcı bir duygudurum bozukluğudur. MDB tanısına sahip ergenlerin yaklaşık yarısında KZVD görülmektedir. Bu çalışmada, MDB ve MDB + KZVD gruplarının karar verme ve metakognitif süreçleri akut sosyal stres altında incelenerek KZVD'ye özgü özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Yöntem: Prospektif, randomize kontrollü deneysel tasarımlı bu çalışmaya 64'ü aynı zamanda KZVD kriterlerini de karşılayan 135 MDB tanılı ergen katılmıştır. Katılımcılar,“Sanal Top”oyunu aracılığıyla randomize olarak dahil edilme (35 MDB ve 32 MDB+KZVD) ve dışlanma (36 MDB ve 32 MDB + KZVD) koşullarına atanmış; oyun öncesi ve sonrasında bilgisayar üzerinden iki seçenekli algısal karar verme görevi tamamlamışlardır. Bu bilişsel göreve ek olarak, katılımcılara, sosyodemografik form, Çocuklar için Depresyon Ölçeği, Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği, Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri, Duygu Düzenleme Güçlüğü – Kısa Form, Duygusal Reaktivite İndeksi, Ergenler için Yansıtıcı İşlevsellik Ölçeği, Üstbiliş Ölçeği Çocuk ve Ergen Formu, Ergenler için Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği ve İhtiyaç Tehdidi Ölçeği uygulanmıştır. İstatistiksel analizler, jamovi programında tamamlanmış olup; karar verme ve metakognitif performans parametrelerinin tahmininde R ve Python programları aracılığıyla hiyerarşik Bayezyan modelleme yaklaşımlarından faydalanılmıştır. Bulgular: MDB + KZVD grubunda antipsikotik kullanımı ve geçmiş intihar öyküsü sıklığı ile depresyon, kaygı, duygusal reaktivite ve duygu düzenleme güçlüğü skorları MDB grubuna göre yüksek bulunmuştur. MDB + KZVD grubu Yansıtıcı İşlevsellik Ölçeği'nin Belirsizlik/Kafa Karışıklığı alt ölçeği ile, Üstbiliş Ölçeği'nin Olumsuz Üst Endişeler, Batıl İnançlar/Cezalandırılma/Sorumluluk (BİCS) ve toplam skorları bakımından MDB grubundan yüksek skorlar almıştır. İhtiyaç Tehdidi Ölçeği'nde, her iki grupta da dışlanma durumunda dahil edilme koşuluna göre daha düşük skorlar elde edilmiştir. Bu bulgu, deney manipülasyonun başarılı olduğunu göstermektedir. MDB+KZVD grubunda MDB grubundan farklı olarak kontrol alt ölçeğinde dahil edilme ve dışlanma koşulları arasında bir fark saptanmamıştır. Dahil edilme koşulunda anlamlı varoluş, dışlanma koşulunda ise aidiyet alt ölçeklerinde MDB+KZVD grubu anlamlı olarak daha düşük skorlar almıştır. Deney boyunca raporlanan olumlu – olumsuz duygu ve kaygı skorları üzerinde deney koşulunun anlamlı etkisi bulunmuş, ancak bu etkinin tanı grubuyla etkileşime girmediği görülmüştür. Karar verme görevi performansı üzerinde, tanı grupları, deney koşulu ve bu faktörlerin etkileşiminin anlamlı bir etkisi saptanmamıştır. Dürtüsellikle ilişkilendirilen karar eşiği parametresinin MDB+KZVD grubunda dışlanma koşulunda en fazla azaldığı; ancak dahil edilme koşulunda ise aynı parametrede en az değişim gösteren grubun yine MDB +KZVD grubu olduğu tespit edilmiştir. Dahil edilme koşulunun karar eşiği üzerindeki koruyucu etkisinin olumsuz üstbiliş skoru arttıkça azaldığı saptanmıştır. Ortalama güven düzeyi ve güven kalibrasyonu değişkenlerinde anlamlı bir etki bulunamamıştır. Gruplar, metakognitif performansı belirten M-Oranı bakımından karşılaştırıldığında, sanal top öncesinde iki grup arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Dolayısıyla, MDB + KZVD grubunun metakognitif performans bakımından MDB grubuna benzer sonuçlar aldığını söylemek mümkündür. Dahil edilme koşulunda, MDB grubu metakognitif performans bakımından iyiye giderken aynı etki MDB + KZVD grubunda görülememiştir. Sonuç: Sosyal etkileşimin olumlu ya da olumsuz olmasının yarattığı etkinin, MDB+KZVD grubunda MDB grubuna göre daha güçlü olduğu bulunmuştur. Medikal tedaviye ek olarak, ergenlerde destekleyici akran ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik müdahalelerin önemini ortaya çıkarmaktadır. Olumsuz üstbilişler arttıkça olumlu sosyal etkileşimin etkisinin zayıflaması ise işlevsiz üstbilişsel süreçlerin azaltılmasına yönelik psikososyal müdahalelerin ruhsal iyi oluşun desteklenmesinde önemli bir rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, sosyal etkileşimin karar verme ve metakognitif süreçler üzerindeki ayrışan etkisiyle ilgili daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: Non-suicidal self-injury (NSSI) is defined as the direct and deliberate destruction of one's own body without suicidal intent. Major Depressive Disorder (MDD), on the other hand, is an episodic and recurrent mood disorder characterized by depressed mood and anhedonia that significantly impair functioning. NSSI is observed in approximately half of the adolescents diagnosed with MDD. In this study, it was aimed to reveal the specific characteristics of NSSI by examining the decision-making and metacognitive processes of the MDD and MDD + NSSI groups under acute social stress. Method: Designed as a prospective, randomized controlled experimental study, 135 adolescents diagnosed with MDD, 64 of whom also met the criteria for NSSI, participated in this research. Participants were randomly assigned to inclusion (35 MDD and 32 MDD+NSSI) and exclusion (36 MDD and 32 MDD+NSSI) conditions via the“Cyberball”paradigm. They completed a two-choice perceptual decision-making task on a computer before and after the game. In addition to this cognitive task, sociodemographic form, the Children's Depression Inventory, State-Trait Anxiety Inventory, Inventory of Statements about Self-Injury, Difficulties in Emotion Regulation Scale- Short Form, Emotion Reactivity Index, Reflective Functioning Questionnaire for Youth, Metacognitions Questionnaire for Children and Adolescents, Positive and Negative Affect Schedule for Children, and Need Threat Scale were administered to the participants. Statistical analyses were conducted using the jamovi software, while hierarchical Bayesian modeling approaches were employed via R and Python for the estimation of decision-making and metacognitive performance parameters. Results: The frequency of antipsychotic use and past suicide history, as well as the scores for depression, anxiety, emotional reactivity, and emotion dysregulation, were found to be higher in the MDD + NSSI group compared to the MDD group. The MDD + NSSI group received higher scores than the MDD group in terms of the Uncertainty/Confusion subscale of the Reflective Functioning Scale, and the Negative Meta-Worries, Superstition/Punishment/Responsibility (SPR), and total scores of the Metacognitions Questionnaire. In the Need Threat Scale, lower scores were obtained in the exclusion compared to the inclusion condition in both groups. This finding indicates that the experimental manipulation was successful. Unlike the MDD group, no difference was detected between the inclusion and exclusion conditions in the control subscale for the MDD + NSSI group. The MDD + NSSI group received significantly lower scores in the meaningful existence subscale in the inclusion, and in the belonging subscale in the exclusion condition. A significant effect of the experimental condition was found on the positive-negative emotion and anxiety scores; however, this effect did not interact with the diagnosis. No significant effect of diagnosis, experimental condition, and their interaction was detected on decision-making. The decision threshold parameter, which is associated with impulsivity, decreased the most in the exclusion condition in the MDD + NSSI group; however, in the inclusion condition, the group showing the least change in the same parameter was again the MDD + NSSI. The protective effect of the inclusion condition on the decision threshold decreased as the negative metacognition score increased. No significant effect was found in the mean confidence level and confidence calibration variables. When the groups were compared in terms of the M-Ratio, which indicates metacognitive performance, no significant difference was detected. Therefore, the MDD + NSSI group obtained similar results to the MDD group in terms of metacognitive performance. In the inclusion condition, while the MDD group improved metacognitive performance, the same effect could not be observed in the MDD + NSSI. Conclusion: The effect of social interaction being positive or negative was stronger in the MDD+NSSI. This reveals the importance of interventions aimed at strengthening supportive peer relationships, in addition to medical treatment. The weakening of the effect of positive social interaction as negative metacognitions increase suggests that psychosocial interventions aimed at reducing dysfunctional metacognitive processes may play an important role in supporting mental well-being. Further research is needed regarding the differential effect of social interaction on decision-making and metacognitive processes.

Benzer Tezler

  1. Kendine zarar verme davranışı olan ve olmayan major depresif bozukluk tanılı ergenlerin duygu düzenleme stratejileri ve metakognisyonları : Sağlıklı ergenlerle karşılaştırmalı bir çalışma

    Emotional regulation strategies and metacognitions in adolescents with and without self-harming behavior diagnosed with major depressive disorder: A comparative study with healthy adolescents

    HİLAL ÇAKAR AKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAGİHAN CEVHER BİNİCİ

    DOÇ. DR. CANEM KAVURMA

  2. Kendine zarar verme davranışı olan ve olmayan majör depresif bozukluk tanılı ergenlerin serum beta endorfin düzeyi, psikolojik acı, anhedoni ve aleksitimi açısından karşılaştırılması

    Comparison of serum beta endorphin levels, psychological pain, anhedonia, and alexithymia in adolescents diagnosed with major depressive disorder with and without nonsuicidal self-injury

    RABİA SEVCAN KARAASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İBRAHİM ADAK

  3. İlk atak major depresyon tanısı alan pediatrik hasta grubunda inflamasyon ve oksidatif stres belirteçlerinin serum düzeylerinin sağlıklı kontrollerle kıyaslanması ve depresyona eşlik eden kendine zarar verme davranışı ve intihar düşüncesi/girişiminin bu parametrelerle ilişkisinin incelenmesi

    Comparison of serum levels of inflammation and oxidative stress markers in pediatric patients diagnosed with first-episode major depression with healthy controls and investigation of the relationship between these parameters and self-harming behavior and suicide ideation/attempts associated with depression

    TUĞBA ZİLAYAZ DURUKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MAHMUT ZABİT KARA

  4. Kendine zarar verme davranışı olan çocuk ve ergenlerin ortam terapisinden faydalanımının değerlendirilmesi

    Evaluation of the benefit from milieu therapy of children and adolescents with self harm behavior

    BAHAR ŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN BURAK BAYKARA

  5. İntihar davranışı bozukluğu ile intihar olmayan kendini yaralama tanısı olan ergenlerin akıllı telefon bağımlılığı riski ve siber zorbalık açısından karşılaştırılması

    Comparison between suicidal behavior disorder and non-suicidal self injury in terms of smartphone addiction risk and cyberbullying

    ELİF YERLİKAYA ORAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜL KARAÇETİN