Geri Dön

Oğuzların Harezm ve çevresindeki sosyo-kültüreletkileşimleri (IX-XII. yy)

Socio-cultural interactions of Oghuzes in Khwarezm and its neighbourhood (9th–12th centuries)

  1. Tez No: 1016437
  2. Yazar: TALHA ÖZER
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ KAYRAT BELEK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez çalışması; Oğuzların, Harezm ve dolayındaki sosyo-kültürel alışverişlerini (IX-XII.yy.), karşılaştırmalı, sorgulayıcı ve yorumcu bir tarih bakışıyla, belgelerin eksikkaldığı yönleri tamamlayarak açıklamayı amaçlamaktadır. Olaylar yalnızca siyasi bir anlatı olarak kısıtlanmamış, bütüncül (holistik) bir yaklaşımla incelenmiştir. Göç edilen coğrafyadaki yerleşik halklar ile konar-göçer toplulukların kültürel geçişkenliği; ekonomi, İslamiyet ile eski Türk inanışlarının harmanlanmasıyla sürdürülen inanç dünyası, kimlik evrimi ve tüm bu başlıkların bir etkileşim odağı olarak ele alınması hedeflenmiştir. Oğuzlar, IX. yüzyıldan itibaren daha önceden yerleştikleri Sırderya ve Aral Gölü çevresinde karşılaştıkları mali ve siyasi baskılar karşısında tutunamayıp, batıya doğru bir yer değiştirme sürecine girmişlerdir. Bu devinim, sıradan bir topluluk göçü olarak görülmemelidir; aksine bölgenin güç dengesini değiştiren ve yeni toplumsal-kültürel yapıların filizlenmesine olanak sağlayan tarihsel bir eşiktir. Oğuzların Harezm'e gelişiyle birlikte, yerel İran-İslam halkları ile Türk göçebe geleneği arasında çok katmanlı bir kaynaşma meydana gelmiştir. Çalışmada belirli kaynaklar merkeze alınmakla birlikte, temel amaç çapraz sorgulama ve eleştirel bir yöntemle ilerlemek olduğu için tümbelgelere kuşatıcı bir tavırla yaklaşılmıştır. Kaynaklar arası karşılaştırma yapıldığında, diğer çalışmaların değinmediği boşluklar saptanarak daha kapsamlı bir bakış açısı sunulmuştur. Bu nedenle, kaynak yelpazesi bilinçli olarak geniş tutulmuştur. İbn Fadlan,Mesudi ve İstahri gibi gezginlerin notları, söz konusu asırlarda Oğuzlar hakkında veri toplamak adına vazgeçilmez birer dayanaktır. Ancak bu metinler, çalışmamızın özgünlüğünü sağlayan tek unsur olarak görülmemiştir; aksine bu klasik veriler modern tarihçilikle yüzleştirilip eleştirel bir süzgeçten geçirilmiştir. Çağdaş araştırmalarda W. Barthold, V. Minorsky ve S. Tolstov gibi isimlerin arkeolojik ve tarihsel saptamaları, o dönemin boy yapısını ve kentleşme biçimlerini anlamada öncü rol oynamaktadır. Türk tarihçiliğinde ise Ahmet Taşağıl, Zeki Velidi Togan, İbrahim Kafesoğlu, Bahaeddin Ögel ve Faruk Sümer gibi isimler, Oğuzların tarihsel ve kültürel dokusunu kavramada belirleyici bir yere sahiptir. Bu farklı yaklaşımların ortaklığında, tüm veriler eleştirel bir senteze tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgular sonucunda Oğuzların, Harezmbölgesinde statik bir topluluk olmadığı; bölgenin siyasi, ekonomik ve dini yapısını dönüştüren temel bir güç oldukları görülmüştür. Oğuzların Harezm'e yerleşmesi sadece bir inanç değişimi değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel benliğin yeniden biçimlenmesidir. İslam'ın kabulü, eski geleneklerin tamamen silinmesi anlamına gelmemiş; aksine eski inanışların yeni dinle kaynaştığı melez (senkretik) bir sistem varlığını sürdürmüştür. Ekonomik alanda ise saf göçebelikten, bölgenin koşullarına uygun karma bir geçim modeline geçiş kesinlik kazanmıştır. Dil, hukuk ve sanat alanlarındaki bu ortak yaşam, karşılıklı etkilenme ve uyum sürecini hızlandırmıştır. Sonuç olarak Oğuzların Harezm'deki varlığı, basit bir yerleşim hareketi olarak küçültülemez. Onların gelişi, bölgenin kaderini değiştiren ve oradaki kültürel, ekonomik ve dini yapıyı yeniden formatlayan bir süreç başlatmıştır. Harezm'de kazanılan bu birikim ve kurumsal deneyimler, Büyük Selçuklu Devleti gibi devasa siyasi yapıların temel taşını ve altyapısını oluşturmuştur.

Özet (Çeviri)

This thesis endeavors to scrutinize the multifaceted socio-cultural interplays of the Oghuz Turks within the pivotal region of Khwarezm and its contiguous territories from the ninth through the twelfth centuries. By employing a comparative, discerning, and interpretative historiographical framework, the study seeks to bridge the interpretive lacunae found in traditional records. Moving beyond the constraints of a purely political or event-based narrative, this research adopts a holistic vantage point. It integrates the evolution of economic frameworks, the fluidity of cultural barters, and the profound shifts in religious consciousness. Central to this inquiry is the friction and eventual fusion between nomadic archetypes and sedentary civilizations, the reconfiguration of fiscal modalities, and the syncretic amalgamation of Islamic tenets with ancestral Turkic ontological traditions. Beginning in the ninth century, the Oghuz—hitherto ensconced in the riparian zones of the Syr Darya and the Aral basin—confronted escalating geopolitical and pecuniary exigencies. These pressures catalyzed a westward displacement that transcends the definition of a rudimentary nomadic wandering. This movement represents a seminal historical epoch that recalibrated regional power balances and engendered novel socio-cultural configurations. Upon the arrival of the Oghuz in Khwarezm, a convoluted, stratified interface emerged. This was not a mere collision of forces but a sophisticated encounter between the Turkic pastoralist customs and the established Irano-Islamic urbanites of the locale, resulting in a unique regional character that would define the era. The scholarly apparatus of this research draws upon a heterogeneous array of primary testimonies, deliberately avoiding reliance on a monolithic discourse. Classical chroniclers such as Ibn Fadlan, al-Masudi, and al-Istakhri provide foundational observations; however, their narratives are not treated as infallible authorities. Instead, their accounts are subjected to rigorous cross-examination against modern historiographical advances. The seminal contributions of W. Barthold, V. Minorsky, and S. Tolstov regarding archaeology, settlement patterns, and urban development are integrated with the authoritative perspectives of Turkish historians like Zeki Velidi Togan, Ahmet Taşağıl, and Faruk Sümer. By juxtaposing medieval Islamic hagiography with modern empirical analysis, the thesis delineates the gaps within extant documentation to forge a more nuanced exegesis of the period. The findings indicate that the Oghuz were not peripheral wanderers or passive observers in the region. Rather, they were formative protagonists who reshaped the political, economic, and liturgical fabric of Khwarezm. Their settlement initiated a profound reconfiguration of collective identity. The adoption of Islam did not necessitate a total repudiation of archaic Turkic legacies. Instead, a hybridized equilibrium surfaced—a folk Islam where pre- Islamic vestiges persisted alongside new doctrinal mandates. Economically, the absorption of the Oghuz into the regional commerce facilitated a transition from an undiluted nomadic subsistence to a multifaceted economic paradigm suitable for the Khwarezmian environment. This symbiosis between nomadic and sedentary spheres fostered significant progress in linguistics, jurisprudence, and social stratification. The resulting milieu was characterized by reciprocal acculturation, where both the newcomers and the indigenous populations adapted their legal and artistic expressions to accommodate one another. In conclusion, the presence of the Oghuz in Khwarezm cannot be reduced to a simple nomadic settlement or a temporary political dominance. Their arrival initiated a transformative process that reformatted the socio-cultural, economic, and religious landscape of Central Asia. The experiences and institutional developments that matured in Khwarezm served as the foundational bedrock for the formation of larger political entities. Specifically, the socio-cultural synthesis and the administrative expertise gained in Khwarezm provided the essential structure for the emergence and success of the Great Seljuk Empire. Ultimately, this study asserts that the Oghuz-Khwarezmian encounter was the primary catalyst that steered the course of medieval Islamic and Turkic history.

Benzer Tezler

  1. IX-XI yüzyıllarda Sır Derya Oğuzları

    Başlık çevirisi yok

    AYDOS ŞALBAYEV

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    TarihGazi Üniversitesi

    Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı

    PROF.DR. REŞAT GENÇ

  2. Horasan ve çevresindeki Oğuz Boyları (1157-1220)

    Başlık çevirisi yok

    ERGİN AYAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    TarihMarmara Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN SALMAN

  3. Şeyyad Hamza Mi`rac-name

    Başlık çevirisi yok

    GÜLTEN FEŞEL GÜZELIŞIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Türk Dili ve EdebiyatıMarmara Üniversitesi

    Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN AKAR

  4. Pierre Desire Guillement ve akademisi

    Pierre Desire Guillement and his academy

    RECEP BARIŞ KIBRIS

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Sanat TarihiHacettepe Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNSEL RENDA

  5. Mu'înü'l Mürîd'de isim yapma ekleri

    Noun-makes suffixes of Mu'înü'l Mürîd

    MUHAMMED SAMİ ÜNAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eğitim ve ÖğretimErzincan Binali Yıldırım Üniversitesi

    Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURGUT BAYDAR