Geri Dön

Geleneksel toplumda sorunların çözümünde başvurulan inançsal yöntemlerin sosyolojik bağlamda incelenmesi: Kiğı ilçesi örneği

A sociological examination of religious methods used in solving problems in traditional society: The case of Kiği district

  1. Tez No: 1015974
  2. Yazar: ALİ AYYILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET YAZICI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Sociology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bingöl Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada Bingöl ilinin Kiğı ilçesi özelinde, geleneksel toplum yapısında karşılaşılan çeşitli sorunların (sağlık, ekonomik, sosyal vb.) çözümünde başvurulan inançsal yöntemler (aktörler, mekânlar ve nesneler bağlamında) sosyolojik bir perspektifle incelenmiştir. Bu doğrultuda çalışma coğrafi olarak Bingöl ili Kiğı ilçe merkezi ve bağlı köyleri ile sınırlandırılmıştır. İçerik bakımından ise geleneksel yapıda bireylerin karşılaştığı çeşitli sorunların (sağlık, sosyal, psikolojik, güvenlik vb.) çözümüne yönelik başvurulan farklı inançsal çözüm yöntemlerini kapsamaktadır. Bu bağlamda çalışma; inançsal aktörlere, inançsal mekânlara ve inançsal nesnelere yönelik başvuruları temel almaktadır. Çalışmada başvurulan inançsal sorun çözme yöntemlerinin geleneksel yapıdaki yeri ve düzenin idamesindeki rollerini Yapısal-İşlevselci bir perspektifle saptamaya odaklanılmıştır. Bu doğrultuda; aktörlere, mekanlara ve nesnelere başvurma gibi inançsal çözüm yöntemlerinin“başvuran”ve“başvurulan”özneler üzerinden, toplumsal dengenin korunmasında nasıl bir işlev üstlendiğini belirlemek hedeflenmiştir. Çalışmada, konunun doğal ortamında bütüncül bir biçimde ortaya konması amacıyla nitel araştırma yöntemi ve bu yönteme uygun etnografik desen tercih edilmiştir. Çalışmanın özneleri kartopu örneklemi tekniği ile belirlenen, inançsal yöntemlere müracaat eden“başvuranlar”ve bu yöntemleri icra eden/bilgisini aktaran“başvurulanlar”kategorileri üzerinden yürütülmüştür. Bu kapsamda Kiğı ilçesinde 28 (13 Başvuran- 15 Başvurulan) kişiyle yarı yapılandırılmış görüşme formu doğrultusunda görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizi ve seçici kodlama yöntemiyle; Başvurulan inançsal aktörler, mekânlar ve nesneler ana temaları altında yapısal-işlevselci bir bakış açısıyla çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda; Kiğı'daki inançsal sorun çözme yöntemlerine başvurunun rastlantısal olmadığı, aksine bilginin inançsal kaynağına göre şekillenen üçlü bir epistemolojik güven hattı üzerine kurulduğu saptanmıştır. İlçedeki inançsal sınırların sorun çözümü noktasındaki geçirgenliği, farklı inanç gruplarının birbirinin yöntemlerine başvurmasını sağlayarak inançsal aktör ve mekânları mezhepler üstü ortak manevi sığınak haline getirdiği görülmüştür. Sorun anlarında bu inançsal sistemlerin sunduğu çözüm yöntemlerinin bir gerginlik yönetimi işlevi görerek toplumsal anomiyi engellediği ve bütünleşmeyi pekiştirdiği tespit edilmiştir. Geleneksel yapıda birincil başvuru kaynağı olan bu yöntemlerin; modernleşme süreciyle birlikte yaşanan bilimsel ve teknik ilerlemelere bağlı paradigma değişimi ve inanç sistemlerinin kurumsal yapısındaki dönüşüm gibi nedenlerle, geleneksel dönemdeki merkezi etkinliğini güncel durumda koruyamadığı görülmüştür. Günümüzde bu yöntemlerin, modern paradigmanın teknik çözümlerle dolduramadığı aksiyolojik boşluklarda bireye bir anlam dünyası ve ontolojik güvenlik sunması bakımından ikincil (alternatif) bir başvuru kaynağına dönüştüğü saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

In this study, various traditional methods of belief (in the context of actors, places, and objects) used to solve problems encountered in the traditional social structure (health, economic, social, etc.) are examined from a sociological perspective, specifically focusing on the Kiğı district of Bingöl province. Geographically, the study is limited to the district center of Kiğı and its affiliated villages. In terms of content, it covers different belief-based solution methods applied to address various issues faced by individuals in the traditional structure (health, social, psychological, security, etc.). In this context, the study is based on appeals to religious/spiritual actors, sacred spaces, and belief-oriented objects. The study focuses on determining the place of these belief-based problem-solving methods within the traditional structure and their roles in maintaining social order through a Structural-Functionalist perspective. Accordingly, it aims to identify how belief-based solution methods—such as consulting actors, visiting sacred sites, or utilizing symbolic objects—function in preserving social equilibrium through the“seeker”(the applicant) and the“practitioner”(the applied) subjects. To present the subject holistically in its natural environment, a qualitative research method and an ethnographic design were preferred. The subjects of the study were categorized as“seekers”(those who apply to these methods) and“practitioners”(those who perform these methods or transmit the knowledge), identified via the snowball sampling technique. Within this scope, semi-structured interviews were conducted with 28 individuals (13 seekers and 15 practitioners) in the Kiğı district. The data obtained from the interviews were analyzed using content analysis and selective coding methods under the main themes of belief-based actors, places, and objects from a structural-functionalist viewpoint. The results of the study indicate that the recourse to belief-based problem-solving methods in Kiğı is not coincidental; on the contrary, it is established upon a triple epistemological line of trust shaped by the spiritual source of knowledge. It was observed that the permeability of belief boundaries regarding problem-solving allows different religious groups to resort to each other's methods, turning spiritual actors and spaces into supra-denominational common spiritual sanctuaries. It was determined that during times of crisis, the solution methods offered by these belief systems function as tension management, thereby preventing social anomie and strengthening social integration. It was further observed that these methods, which were primary sources of recourse in the traditional structure, have lost their central influence in the modern era due to reasons such as the paradigm shift resulting from scientific and technical progress and the transformation in the institutional structure of belief systems. Today, it has been concluded that these methods have transformed into a secondary (alternative) source of recourse, providing the individual with a world of meaning and ontological security in the axiological gaps that the modern paradigm's technical solutions cannot fill.

Benzer Tezler

  1. Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK

  2. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun kültür ve eğitim kavramı üzerine bir inceleme

    An Examination of the concepts of culture and education of Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu

    ABDULLAH DİKİCİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Eğitim ve ÖğretimUludağ Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SUAT ANAR

  3. Geleneksel Sivrihisar evleri

    Traditional houses of Sivrihisar

    FİSUN ÖZŞUÇA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ORHAN CEZMİ TUNCER

  4. Geleneksel konutlarda ahşap yapı konstrüksiyonları Ankara Erzurum Mahallesi örneği

    Başlık çevirisi yok

    MUALLA KALFAGİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. REŞAT ÖNGEN