Geri Dön

Dijital erişilebilirlik bağlamında kullanıcı memnuniyeti odaklı bir değerlendirme itü kaum internet sayfası örneklemi

A user satisfaction oriented evaluation in the scope of digital accessibility the case of itu kaum website

  1. Tez No: 1015945
  2. Yazar: OYLUM BÜLBÜL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE AYATAÇ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Urban and Regional Planning
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kentsel Tasarım Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kentsel Tasarım Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akıllı kent, erişilebilir internet ve kentsel tasarım arasındaki ilişki, kapsayıcı, verimli ve teknolojik olarak gelişmiş kent mekânlarının kurgulanması konusundaki ortak hedeflerinde yatmaktadır. Akıllı şehirler, kentsel hizmetleri geliştirmek için dijital teknolojileri kullanırken, erişilebilir internet tasarımı, yeti farklılıkları olanlar dahil olmak üzere herkes tarafından dijital içeriğin kullanılabilir olmasını sağlamaktadır. Kentsel tasarım, geleneksel olarak işlevsel, estetik, erişilebilir ve sosyal açıdan kapsayıcı fiziksel alanlar oluşturmaya odaklanmaktadır. Ancak dijital çağda kaçınılmaz biçimde, fiziksel ve dijital erişilebilirliği harmanlayarak sensörler, dijital bilgi panoları, mobil navigasyon sistemleri ve internet yapıları gibi dijital unsurları içeren yeni yaklaşımların geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Uluslararası erişilebilirlik standartları ile yönlendirilen erişilebilir internet tasarımı, kamu internet siteleri, toplu taşıma uygulamaları ve etkileşimli kiosklar gibi dijital platformlar aracılığıyla sunulan akıllı şehir hizmetleri için hayati önem taşımaktadır. Akıllı şehirlerdeki kentsel tasarım, dijital teknolojilerin entegrasyonunu, erişilebilir ulaşımın sağlanmasını, akıllı trafik sistemlerini ve kapsayıcı kamusal alanları içermektedir. Şehir planlamanın tüm bu bileşenleri ele alındığında hem fiziksel hem de dijital ortamları kapsayan kapsamlı erişilebilirlik yönergeleri ve politikaları geliştirilmeli, çeşitli paydaşlar dahil edilerek, evrensel tasarım ilkeleri uygulanmalı ve geri bildirim ve teknolojiye dayalı yenilikçi özellikler sürekli olarak güncellenmelidir. Yasal çerçeveler hem fiziksel hem de dijital alanlara eşit erişimi zorunlu kılmakta, teknolojik engellerin kaldırılmasıyla birlikte hem fiziksel hem dijital erişilebilirliğin, planlamanın erken aşamalarından itibaren alana dahil edilmesini vurgulamaktadır. Kentsel tasarım, kültürel, sosyal ve teknolojik çeşitliliğe uyum sağlamalı, yeti farklılıkları ve dijital kapsayıcılık konusundaki yerel deneyimleri yansıtmalıdır. Genel olarak, çağdaş kentsel tasarım, uluslararası insan hakları yasaları ve gelişen standartlar doğrultusunda, tüm vatandaşlara hizmet eden kapsayıcı, engelsiz kentsel alanlar yaratmak için fiziksel ve dijital erişilebilirliği bütünsel olarak entegre etmelidir. Bu çalışma, akıllı şehir stratejilerinin ve kentsel yapıların temel bir bileşeni olarak dijital erişilebilirliğe odaklanan bir araştırmayı sunmaktadır. Çeşitli demografik grupları orantısız bir şekilde etkileyen küresel dijital uçurumun altını çizerek, eğitim, sağlık, finansal hizmetler ve sivil katılım gibi temel kamu hizmetlerine kapsayıcı dijital erişilebilirliğin olmazsa olmaz ihtiyacını vurgulamaktadır. Araştırma, özellikle üniversite internet sitelerinin erişilebilirliğine odaklanmakta ve kadın araştırma merkezlerinin internet sayfalarını inceleyerek, bu dijital platformların kapsayıcı tasarım ilkelerine ne kadar etkili bir şekilde uyduğunu ve dijital erişimdeki eşitsizlikleri nasıl yansıttığını değerlendirmektedir. Kavramsal çerçevede, akıllı kent ve bileşenleri ele alınmıştır. Ardından dijital erişilebilirlik kavramı kullanıcı deneyimi ve kullanıcı memnuniyeti ekseninde değerlendirilmiş; Türkiye'de dijital erişilebilirlik politikalarının gelişimi ve üniversite internet sitelerine yansımaları incelenmiştir. Erişilebilir dijital tasarım alanındaki küresel eğilimler ve Türkiye'nin konumu, tasarım öğeleri ve internet sitelerinde erişilebilirlik ve kalite çerçevesinde araştırılmıştır. Üniversite internet siteleri kullanılabilirlik, kalite performansı ve okunabilirlik açısından değerlendirilmiştir. Dijital erişilebilirlik ve kentsel tasarım ilişkisi, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları açısından ayrıca ele alınmıştır. Erişilebilirlik kapsamındaki yasal altyapı ulusal ve uluslararası mevzuat açısından incelenmiştir. Dünyada, geleneksel öğrenme ortamlarının ötesine geçen kadın araştırma merkezleri, araştırma yöntemlerini somutlaştıran, toplumsal eyleme geçişi ve liderliği teşvik eden hizmet ve programlar sunmakta, bilginin ortaklaşa inşa edildiği bir akademik öğrenme ortamı oluşturarak hem bilim dünyasını hem de öğrencilerin ve araştırmacıların entelektüel gelişimini güçlendirmektedir. Bu bağlamda, araştırma hipotezlerini tartışma hedefiyle, kamu dijital ağ sayfalarına bir örnek teşkil etmek üzere İTÜ Bilim, Mühendislik ve Teknolojide Kadın Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi- İTÜ BMT KAUM UYG-AR Merkezi internet sayfası kullanıcı memnuniyeti ekseninde incelenmiştir. Bu analiz yoluyla internet sitesi kullanıcı deneyiminin bir unsuru olan kullanıcı memnuniyetini değerlendirmek amaçlanmış, bu alandaki farklı yöntemlerden elde edilen sorular yoluyla kullanıcıların internet sayfasıyla etkileşimlerinden doğan algıları, memnuniyetleri ve kullanılabilirlik değerlendirmeleri ölçülmüştür. Araştırmanın analiz safhasında, dijital erişilebilirlik alanında kullanılacak ölçüm yöntemlerini ele alan literatür taraması yapılmış, araştırma alanı ve ölçme yöntemiyle ilgili uzman görüşlerine başvurulmuş ve İTÜ BMT KAUM internet sayfası katılımcılarının demografi, farkındalık, kullanılabilirlik, estetik, işlevsellik, mobil uyum ve erişilebilirlikle ilgili ana başlıklarla gruplandırılan soruları istatistiki ölçek ile değerlendirilmiştir. Bu amaçla hazırlanan bazı nitel sorular yoluyla da kullanıcı memnuniyetinin farklı yönlerinin ayrıntılı olarak incelenmesi hedeflenmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye'deki devlet ve vakıf üniversitelerine bağlı Kadın Araştırma ve Uygulama Merkezlerinin (KASAUM) internet sayfaları, Web Content Accessibility Guidelines-Web İçeriği Erişilebilirlik Yönergeleri-WCAG kriterleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında 78 devlet ve 33 vakıf üniversitesine ait olmak üzere toplam 111 KAUM internet sayfası yapay zekâ araçları ve otomatik erişilebilirlik kontrollerini çalıştıran yazılımlar yoluyla analiz edilmiştir. Bu karşılaştırmalı analize göre en dikkat çekici sonuç, kritik ihlallerin büyük çoğunluğunun“Algılanabilirlik”ilkesine ait olmasıdır. Bu durum, erişilebilirlik sorunlarının teknik karmaşıklıktan ziyade içerik üretim süreçlerinden kaynaklandığını düşündürmektedir. Alternatif metin eksikliği gibi temel erişilebilirlik gereksinimlerinin yaygın biçimde ihlal edilmesi, içerik yönetim sistemlerinde erişilebilirliğin sistematik olarak zorunlu kılınmadığının göstergesidir. Yapılan analizlere göre, internet sitelerinin netlik ve işlevsellik gibi güçlü yönlerinin yanı sıra estetik, mobil kullanılabilirlik ve sosyal medya entegrasyonu gibi önemli iyileştirme alanları belirlenmiş, gelecekteki internet sayfası geliştirmeleri için kullanıcı ihtiyaçları ve bazı dijital erişilebilirlik standartlarının oluşturulması yönünde temel sağlayan bir değerlendirme sunulmuştur. Günümüzde web teknolojilerinin gelişimi, internetin yapısal ve işlevsel dönüşümünü yansıtan dört temel aşamada incelenmektedir. Web 1.0, kullanıcıların yalnızca bilgi tükettiği statik ve tek yönlü bir yapı sunarken Web 2.0 ile birlikte kullanıcılar içerik üreticisi haline gelmiş ve etkileşimli, katılımcı bir dijital ortam ortaya çıkmıştır. Web 3.0 ise yapay zekâ ve semantik teknolojiler sayesinde verilerin anlamlandırıldığı, kişiselleştirilmiş ve kısmen merkeziyetsiz bir web deneyimi sunmayı hedeflemektedir. Web 4.0 insan-makine etkileşiminin ileri seviyeye ulaştığı, nesnelerin interneti (IoT) ile entegre bir“her yerde web”vizyonuna işaret etmektedir. Web 2.0 ve sonrası dönemde artan içerik çeşitliliği ve karmaşıklık, erişilebilirlik standartlarının (WCAG) önemini artırmıştır. Bu süreçle birlikte önem kazanan dijital erişilebilirlik, tüm kullanıcıların, özellikle yeti farklılığı olan/engelli bireylerin web içeriklerine eşit erişimini sağlamayı amaçlamaktadır. Artan teknolojik karmaşıklık, erişilebilirlik standartlarının gerekliliğini artırırken yeni teknolojiler hem fırsatlar hem de riskler barındırmaktadır. Dijital erişilebilirlik alanında yapılan neredeyse tüm araştırmalarda, söz konusu teknik veri altyapısının gerekliliği vurgulanırken erişilebilirliğin insan odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının kaçınılmaz olduğu sonucuna varılmaktadır. Araştırmanın, çıktıları itibariyle bu alandaki ulusal literatüre katkı sunması beklenmektedir. Gelecekte web teknolojilerinin daha kapsayıcı ve kullanıcı odaklı bir yapıya evrilmesi beklenmekte, dijital erişilebilirlik ise bu dönüşümün temel unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır.

Özet (Çeviri)

The relationship between smart cities, accessible Internet, and urban design lies in their shared goal of creating inclusive, efficient, and technologically advanced urban spaces. Smart cities utilize digital technologies to improve urban services, and accessible Internet design ensures that digital content is accessible to all, including people with disabilities. Traditionally, urban design has focused on creating functional, aesthetic, accessible, and socially inclusive spaces. However, in the digital age, there is an inevitable need to develop new approaches that blend physical and digital accessibility by incorporating digital elements, such as sensors, digital information boards, mobile navigation systems, and Internet infrastructure. Guided by international accessibility standards, accessible Internet design is vital for smart city services delivered through digital platforms, such as public websites, public transport applications, and interactive kiosks. Urban design in smart cities includes the integration of digital technologies, provision of accessible transportation, smart traffic systems, and inclusive public spaces. Considering all these components of urban planning, comprehensive accessibility guidelines and policies encompassing both physical and digital environments should be developed, universal design principles applied, and feedback and technology-based innovative features should be continuously updated. Legal frameworks mandate equal access to both physical and digital spaces, emphasizing the inclusion of both physical and digital accessibility from the early stages of planning and the removal of technological barriers to access. Urban design should accommodate cultural, social, and technological diversity and reflect local experiences of disparities in skills and digital inclusion. In general, contemporary urban design should holistically integrate physical and digital accessibility to create inclusive barrier-free urban spaces that serve all citizens in line with international human rights laws and evolving standards. This study focuses on digital accessibility as a fundamental component of smart-city strategies and urban structures. Underlining the global digital divide that disproportionately affects various demographic groups, it emphasizes the indispensable need for inclusive digital accessibility to essential public services such as education, healthcare, financial services, and civic engagement. This study focuses specifically on the accessibility of university websites, examining the websites of women's research centers to assess how effectively these digital platforms adhere to inclusive design principles and how they reflect inequalities in digital access. The conceptual framework addresses smart cities and their components, including digital accessibility, which is evaluated in terms of the user experience and satisfaction. This study examines the development of digital accessibility policies in Turkey and their reflection on the websites of universities. Global trends in accessible digital design and Turkey's position are investigated within the framework of design elements, accessibility, and website quality. University websites were evaluated in terms of usability, quality, performance, and readability. The relationship between digital accessibility and urban design has also been addressed in terms of the Sustainable Development Goals. The legal framework within the scope of accessibility is investigated in terms of national and international legislation. Digital accessibility is examined in the context of quality assessment of university websites. Worldwide, women's research centers that go beyond traditional learning environments offer services and programs that embody research methods, encourage social action and leadership, and strengthen the intellectual development of both the scientific community and students and researchers by creating an academic learning environment in which knowledge is collaboratively constructed. In this context, to discuss the research hypotheses, the website of the ITU Women in Science, Engineering, and Technology Research and Application Center (ITU BMT KAUM UYG-AR Center) was examined from the perspective of user satisfaction, serving as an example of a public digital network page. This analysis aimed to evaluate user satisfaction, an element of website user experience, by measuring users' perceptions, satisfaction, and usability assessments arising from their interactions with the website through questions derived from various methods in this field. In the analysis phase of the research, a literature review was conducted on measurement methods to be used in the field of digital accessibility, expert opinions were sought regarding the research area and measurement method, and the questions of the ITU BMT KAUM website participants, grouped under main headings related to demographics, awareness, usability, aesthetics, functionality, mobile compatibility, and accessibility, were evaluated using a Likert scale. Therefore, the aim was to examine different aspects of user satisfaction in detail through qualitative questions. In addition, the websites of Women's Research and Application Centers (KAUMs) affiliated with state and foundation universities in Turkey were comparatively examined in terms of accessibility according to the Web Content Accessibility Guidelines (WCAG) 2.2 criteria. A total of 111 KAUM websites, belonging to 78 state and 33 foundation universities, were analyzed using artificial intelligence tools and software that runs automated accessibility checks in this study. The most striking result of this comparative analysis is that the vast majority of critical violations are related to the principle of perceivability. This suggests that accessibility problems stem from content production processes rather than technical complexity. The widespread violation of basic accessibility requirements, such as the lack of alternative texts, indicates that accessibility is not systematically mandated in content management systems. According to the analysis, in addition to the website's strengths, such as clarity and functionality, important areas for improvement, such as aesthetics, mobile usability, and social media integration, were identified. An evaluation was presented that provides a basis for future website improvements, user needs, and the establishment of digital-accessibility standards. This research is expected to contribute to both the ITU BMT KAUM website and the national literature in this field. The evolution of web technologies is not merely a technical transformation; it is a holistic sociotechnical process signifying a radical change in the ways information is produced, shared, and accessed. In this context, the concepts of Web 1.0, Web 2.0, Web 3.0, and the increasingly debated Web 4.0 represent different historical stages of the Internet, while“digital accessibility”is included in this transformation with its inclusive dimension. Web 1.0 is generally described as the“read-only”web. During this period, users were passive consumers of information, and content production was limited and one-way. Information was presented through static web pages, and interaction was minimal. This structure supported the centralized production of information while limiting user participation. With Web 2.0, the Internet transformed into a“read-write”structure, and users became content producers through social media, blogs, and digital systems. This period paved the way for a participatory culture and collective knowledge production, causing a paradigmatic shift in digital communication. Web 3.0 is often associated with the concepts of“semantic web”and“smart web.”At this stage, thanks to artificial intelligence, big data, and semantic technologies, content is not only presented but also given meaning and personalized. Furthermore, the principle of decentralization aims to increase user control over data. Web 4.0, discussed as a continuation of Web 3.0, points to a“web everywhere”vision in which human-machine interaction is taken to a more advanced level, and the Internet of Things (IoT) and autonomous systems are integrated. Parallel to this technological evolution, the concept of digital accessibility aims to ensure that all individuals, especially users with disabilities, can access web content equally and effectively. Accessibility is not limited to technical standards but is also considered an ethical and social responsibility. The increasing variety and complexity of content in Web 2.0 and subsequent periods has increased the importance of accessibility standards (WCAG). In particular, AI-powered Web 3.0 applications present both opportunities (automatic subtitles, voice interfaces) and risks (algorithmic bias) in terms of accessibility. Almost all research in the field of digital accessibility emphasizes the necessity of this technical data infrastructure and concludes that accessibility must be addressed with a human-centered approach. In the future, web technologies are expected to evolve into a more inclusive, personalized, and decentralized structure. In this process, digital accessibility will be positioned not only as a design principle but also as a fundamental element of digital citizenship and the right to equal access to information. Consequently, the relationship between the evolution of the web and accessibility remains a critical research area for understanding the societal impacts of technological progress.

Benzer Tezler

  1. Investigating the super app usage as a digital family current condition and user experience

    Dijital bir aile olarak süper uygulama kullanımının güncel durumu ve kullanıcı deneyimi araştırılması

    BURÇİN TUTU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    Endüstri Ürünleri Tasarımıİstanbul Teknik Üniversitesi

    Endüstriyel Tasarım Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EKREM CEM ALPPAY

  2. Üniversite kütüphanelerinde mekânsal memnuniyetin kullanıcılar üzerinden incelenmesi

    Examination of spatial satisfaction in university libraries through user evaluations

    İREM SEDEF CEBECİOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç Mimari ve Dekorasyonİstanbul Üniversitesi

    İç Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE UMUT TUĞLU KARSLI

  3. Devrelerin büyük işaret cevaplarının bilgisayar yardımıyla bulunması

    Başlık çevirisi yok

    NÜKHET GÜNEYİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERGÜR TÜTÜNCÜOĞLU

  4. Osilaskoplar için dijital hafıza ünitesi sentezi

    Başlık çevirisi yok

    ZİHNİ LİMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Elektronik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERGÜR TÜTÜNCÜOĞLU

  5. Analog dijital çeviricilerin analiz ve sentezi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ ÇAPRAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERGÜR TÜTÜNCÜOĞLU