Farklı nanopartiküller ilave edilen yumuşak astar materyalinin fiziksel, kimyasal ve adeziv yönden değerlendirilmesi
Evaluation of the physical, chemical and adhesive properties of soft liner materials modified with different nanoparticles
- Tez No: 1015719
- Danışmanlar: PROF. DR. CEM ŞAHİN
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Yumuşak astar materyali, nanopartikül, boron nitrit, titanyum dioksit, samaryum oksit, artık monomer analizi, Soft liner material, nanoparticle, boron nitride, titanium dioxide, samarium oxide, residual monomer analysis
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Gülhane Diş Hekimliği Fakültesi (ankara)
- Ana Bilim Dalı: Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Protetik Diş Tedavisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, akrilik esaslı yumuşak astar materyallerinde uzun süreli kullanımda görülen artık monomer salınımı ve yüzey özelliklerindeki değişimlere bağlı olumsuzlukların giderilmesidir. Bu doğrultuda, akrilik esaslı yumuşak astar materyaline farklı oranlarda boron nitrit (BN), titanyum dioksit (TiO₂) ve samaryum oksit (Sm₂O₃) nanopartikül ilavesinin; artık monomer salınımı, yüzey pürüzlülüğü ve ıslanabilirlik üzerindeki etkileri değerlendirilmiş, ayrıca bu süreçte akrilik kaide ile olan sıyrılma bağ dayanımının korunup korunmadığı incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmada kontrol grubu ile BN, TiO₂ ve Sm₂O₃ nanopartiküllerinin %1, %2 ve %5 oranlarında ilave edildiği toplam 10 grup oluşturuldu (Kontrol, BN1, BN2, BN5, T1, T2, T5, S1, S2 ve S5). Yüzey pürüzlülüğü ve temas açısı analizleri için 10×3 mm boyutlarında disk örnekler hazırlandı (n=10). Artık monomer salınımının belirlenmesi amacıyla hazırlanan disk örnekler (n=10) 12., 24. ve 72. saatlerde yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) ile 205 nm dalga boyunda analiz edildi. Akrilik kaide ile bağlanma dayanımı testi için ASTM D903-98 standardına göre 75×10×3 mm boyutlarında örnekler hazırlandı (n=8). Yüzey pürüzlülüğü konfokal lazer taramalı mikroskop, temas açısı optik tensiyometre ile ölçüldü; bağlanma dayanımı Universal test cihazında 180° sıyrılma testi ile değerlendirildi. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics programında gerçekleştirildi. Normal dağılım Shapiro–Wilk testi ile doğrulandı. Yüzey pürüzlülüğü, temas açısı ve bağlanma dayanımı için tek yönlü ANOVA ve Tukey HSD post-hoc testi; formülasyon ve zaman faktörlerinin birlikte değerlendirildiği artık monomer verileri için iki yönlü ANOVA ve Tukey HSD testi uygulandı. Bulgular: Artık monomer analizi sonuçlarına göre tüm nanopartikül gruplarında, tüm zaman noktalarında (12., 24. ve 72. saat), kontrol grubuna kıyasla MMA salınımında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalma saptandı (p<0,05). En düşük artık monomer salınımı Sm₂O₃ gruplarında, özellikle S2 grubunda gözlendi; TiO₂ gruplarında da belirgin bir azalma kaydedildi. Yüzey pürüzlülüğü sonuçlarına göre S1, S2 ve S5 gruplarında kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalma gözlenirken, BN ve TiO₂ içeren gruplarda anlamlı bir fark saptanmamıştır. Temas açısı bulguları incelendiğinde BN1, T2, T5, S1, S2 ve S5 gruplarında kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde artış belirlendi. Sıyrılma bağ dayanımı açısından en yüksek değer S5 grubunda elde edilmiş olup bu grubun kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Kopma tipi analizi sonuçlarına göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmedi. Sonuç: Nanopartikül ilavesinin yumuşak astar materyalinin fiziksel, kimyasal ve adeziv özellikleri üzerinde nanopartikül türü ve konsantrasyonuna bağlı değişken etkiler oluşturduğu belirlenmiştir. Sm₂O₃ nanopartikülleri, artık monomer salınımını belirgin düzeyde azaltması, yüzey pürüzlülüğünü düşürmesi ve yüksek konsantrasyonda bağlanma dayanımını artırma potansiyeli ile öne çıkmaktadır. Bu bulgular, Sm₂O₃'ün akrilik esaslı yumuşak astar materyallerinin fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirirken adeziv özelliklerini olumsuz etkilemeden katkı maddesi olarak kullanılabileceğini desteklemektedir; ancak klinik uygulamaya yönelik daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study is to eliminate the adverse effects associated with residual monomer release and changes in surface properties observed during long-term use of acrylic-based soft lining materials. Accordingly, the effects of incorporating different concentrations of boron nitride (BN), titanium dioxide (TiO₂), and samarium oxide (Sm₂O₃) nanoparticles into an acrylic-based soft liner were evaluated in terms of residual monomer accumulation, surface roughness, and wettability. Additionally, it was investigated whether the peel bond strength to the acrylic denture base was maintained throughout this process. Materials and Methods: A total of 10 experimental groups were established: a control group and groups incorporating BN, TiO₂, and Sm₂O₃ nanoparticles at concentrations of 1%, 2%, and 5% by weight (Control, BN1, BN2, BN5, T1, T2, T5, S1, S2, and S5). Disk-shaped specimens measuring 10×3 mm were fabricated for surface roughness and contact angle analyses (n=10). For residual monomer analysis, disk specimens (n=10) were analyzed at 12, 24, and 72 hours using high-performance liquid chromatography (HPLC) at a wavelength of 205 nm. Peel bond strength specimens were prepared in accordance with ASTM D903-98 standard, with dimensions of 75×10×3 mm (n=8). Surface roughness was assessed using confocal laser scanning microscopy, contact angle was measured with an optical tensiometer, and bond strength was evaluated by 180° peel testing using a universal testing machine. Statistical analyses were performed using IBM SPSS Statistics software. Normal distribution was confirmed with the Shapiro–Wilk test. One-way ANOVA followed by Tukey HSD post-hoc test was applied for surface roughness, contact angle, and bond strength data, while two-way ANOVA with Tukey HSD post-hoc test was used for residual monomer data to assess the combined effects of formulation and time. Results: Residual monomer analysis revealed a statistically significant reduction in MMA release across all nanoparticle groups at all time points (12, 24, and 72 hours) compared to the control group (p<0,05). The lowest residual monomer accumulation was observed in the Sm₂O₃ groups, most notably in the S2 group, while TiO₂ groups also demonstrated a marked reduction. Regarding surface roughness, groups S1, S2, and S5 showed statistically significant decreases compared to the control, whereas no significant differences were detected in BN- or TiO₂-containing groups. Contact angle analysis revealed significantly higher values in groups BN1, T2, T5, S1, S2, and S5 relative to the control. In terms of peel bond strength, the highest values were recorded in the S5 group, which demonstrated a statistically significant increase compared to the control (p<0,05). Failure mode analysis revealed no statistically significant differences among the groups. Conclusion: Nanoparticle incorporation produced variable effects on the physical, chemical, and adhesive properties of the soft liner material, depending on nanoparticle type and concentration. Sm₂O₃ nanoparticles demonstrated the most promising overall profile, exhibiting notable reductions in residual monomer accumulation and surface roughness, along with an enhanced peel bond strength at higher concentrations. These findings suggest that Sm₂O₃ may serve as a beneficial additive for acrylic-based soft liner materials, improving their physicochemical properties without compromising adhesive performance. Nevertheless, further research is warranted before clinical application can be recommended.
Benzer Tezler
- Polypyrrole/poly(acrylonitrile-co-methylacrylate) nanocomposites, nanofibers and their characterizations
Polipirol/poli(akrilonitril-ko-metilakrilat) nano kompozitleri, nanofiberleri ve karakterizasyonları
YASEMİN YERLİKAYA
Yüksek Lisans
İngilizce
2012
Polimer Bilim ve Teknolojisiİstanbul Teknik ÜniversitesiNanobilim ve Nanomühendislik Ana Bilim Dalı
PROF. A. SEZAİ SARAÇ
- Processing of polylactide nanofibrous and film structures: Effects of polymer blending and bio-additives on structure-property relationships
Polilaktit nanolif ve film yapılarının işlenmesi: Polimer karışımı ve biyo-katkıların yapı-özellik ilişkileri üzerine etkisi
HANDAN PALAK
Doktora
İngilizce
2025
Polimer Bilim ve Teknolojisiİstanbul Teknik ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BURÇAK KARAGÜZEL KAYAOĞLU
- Cellulose nanocrystals: Extraction from wood waste and their thermo-responsive composites with block copolymer vesicles
Selüloz nanokristallerinin odun atıklarından eldesi ve blok kopolimer vezikülleri ile sıcaklık duyarlı kompozitleri
İLAYDA TARHANLI BOSTAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Kimya MühendisliğiKoç ÜniversitesiKimya ve Biyoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ERKAN ŞENSES
- Atık alüminyum matrisli ve nano partikül takviyeli kompozit malzemelerin mekanik özelliklerinin incelenmesi
Investigation of mechanical properties of waste aluminum matrix and nanoparticle reinforced composite materials
MUHAMMED GÖKSOY
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Makine MühendisliğiHarran ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET DİRİLMİŞ
- Nanoparçacık yüklü hidrojeller
Nanaoparticle loaded hydrogels
HÜSNA KILIÇ
Doktora
Türkçe
2023
BiyoteknolojiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiBiyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. DENİZ CEYLAN TUNCABOYLU