Geri Dön

Hemiplejik hastalarda sarkopeni sıklığı ve sarkopeninin yorgunluk, kinezyofobi, günlük yaşam aktiviteleri ve rehabilitasyon sonuçlarına etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1015486
  2. Yazar: BEYZA DOĞRU DÖNMEZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MELİHA KASAPOĞLU AKSOY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
  6. Anahtar Kelimeler: Hemipleji, Sarkopeni, Kinezyofobi, Konvansiyonel Tedavi, Yorgunluk, Hemiplegia, Sarcopenia, Kinesiophobia, Conventional Treatment, Fatigue
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Sarkopeni, inme sonrası hareketsizlik, inflamasyon ve katabolik süreçler nedeniyle hem akut hem de kronik dönemde yüksek sıklıkta görülen bir durumdur. Hemiplejik hastalarda sarkopeni, etkilenmiş tarafta daha belirgin olmakla birlikte, genel sistemik zayıflığa yol açarak düşme riskini, yürüme yeteneğini ve genel yaşam kalitesini olumsuz şekilde etkiler. Bu çalışmadaki amaç, hemiplejik hastalarda sarkopeni etkisini belirlemek, sarkopeninin konvansiyonel rehabilitasyon sürecine ve sonuçlarına etkisini ortaya koymak, kinezyofobi, yorgunluk, günlük yaşam aktiviteleri gibi konularda süreç içindeki değişime etkisini tespit etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 20.11.2025 ve 20.05.2026 tarihleri arasında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniğinde ayaktan ve yatarak rehabilitasyon alan hastalara yer verilmiştir. 18 yaş ve üzeri hemipleji tanısı almış 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara ait demografik ve klinik bilgiler kayıt edildi. Hastalara aynı değerlendirici tarafından konvansiyonel fizik tedavi programının başında ve sonunda ölçümler ve anketler yapıldı. Hastaların kas ve vücut kompozisyonu meta-analizlerce sensitivite ve spesifiteleri belirlenmiş ölçümlerden quadriceps kas kalınlığı ve rectus femoris kası kesit alanı, skinfold yöntemi ile cilt altı yağ doku kalınlığını, el dinamometresi ile el kavrama gücü ölçüldü, hastalar bağımsız ambule olabilen ve olamayan ve Barthel indeksinde grup değişimi olan ve olmayan olarak sınıflandırıldı. Standart 30 seanslık rehabilitasyonun başında ve sonunda yorgunluk ölçeği, Barthel indeksi, Beck depresyon ölçeği, Tampa kinezyofobi ölçeği dolduruldu, hastanın kas gücü, Brunnstrom evrelemesi, eklem hareket açıklığı, Modifiye Ashwoth skalasına göre tonusu değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 53 hemiplejik inme hastası rehabilitasyonu tamamlamış olup hastaların %58,5'i erkek, yaş ortalaması 61,3 yıl, %88,7'si iskemik inme tanılıdır. Otuz seanslık konvansiyonel rehabilitasyon sonrasında Brunnstrom motor evreleme, FAS, Barthel İndeksi, Beck Depresyon, Tampa Kinezyofobi, Yorgunluk Şiddeti ve SARC-F skorlarının tamamında anlamlı iyileşme saptanmıştır (p<0,001; yorgunluk için p=0,037). Başlangıçta non-ambulatuar olan 19 hastanın %78,9'u ambule hâle gelmiş, toplamda hastaların %64,2'si bağımsız ambulasyon sağlamıştır. Dizabilitede iyileşme de %75,4 oranında viii gözlenmiştir. Dizabilitede iyileşme gösteren grupta RF + VI kalınlığı, RF-CSA ve RF-CSA/ağırlık anlamlı olarak daha yüksek; Beck depresyon skoru ve tedavi sonrası SARC-F daha düşük bulunmuştur. Bağımsız ambule olan grupta ise Brunnstrom evreleri, Barthel skorları, el kavrama gücü ve RF + VI kalınlığı daha yüksek; alt ekstremite spastisitesi, komplikasyon varlığı, Beck depresyon ve SARC-F skorları daha yüksek saptanmıştır. Kinezyofobi ve yorgunluk her iki sonuç için anlamlı fark göstermemiştir. Lojistik regresyonda dizabilite iyileşmesinin bağımsız öngördürücüsü RF + VI kalınlığı (OR=1,189) ve RF-CSA (OR=2,313; OR=1,651) olarak; bağımsız ambulasyonun öngördürücüsü ise Beck depresyon skoru (OR=0,844), depresyon dışarıda bırakıldığında el kavrama gücü (OR=1,138) ve RF + VI kalınlığı (OR=1,133) olarak belirlenmiştir. ROC analizinde dizabilite iyileşmesi için en güçlü parametre RF + VI kalınlığı (AUC=0,809; eşik 22,5 mm), bağımsız ambulasyon için ise el kavrama gücü (AUC=0,711; eşik 20,5 kg) ve RF + VI kalınlığı (AUC=0,731; eşik 22,5 mm) olara saptanmıştır. Sonuç: Akut-subakut hemiplejik inme hastalarında standart rehabilitasyon tüm fonksiyonel ve psikolojik parametrelerde anlamlı iyileşme sağlamıştır. Ultrasonla ölçülen kuadriseps kas kütlesi (RF + VI kalınlığı ve RF-CSA) hem dizabilite iyileşmesinin hem de bağımsız ambulasyonun güçlü ve bağımsız öngördürücüsüdür. Depresyon ambulasyon kazanımını olumsuz etkileyen bağımsız bir faktör olarak öne çıkarken, kinezyofobi ve yorgunluğun belirleyici etkisi saptanmamıştır. Belirlenen eşik değerlerden RF + VI kalınlığı ≥22,5 mm en dengeli öngörü aracı, RF-CSA ≥3,70 cm² yüksek doğruluklu doğrulama aracı, RF-CSA/ağırlık ≥4,79 mm²/kg ise yüksek duyarlılıklı tarama aracı olarak kullanılabilir. Kas ultrasonografisi yatak başında, radyasyonsuz ve pratik bir yöntem olarak rehabilitasyon başlangıcında risk altındaki hastaların erken belirlenmesine olanak tanıyabilir; bu hastaların dirençli egzersiz, beslenme desteği ve depresyon tedavisiyle desteklenmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Sarcopenia is a highly prevalent condition in both the acute and chronic phases following stroke, driven by immobility, inflammation, and catabolic processes. In hemiplegic patients, sarcopenia—although more pronounced on the affected side— leads to generalized systemic weakness, adversely affecting fall risk, walking ability, and overall quality of life. The aim of this study was to determine the impact of sarcopenia in hemiplegic patients, to investigate its effect on the conventional rehabilitation process and outcomes, and to identify its influence on changes in kinesiophobia, fatigue, and activities of daily living throughout the rehabilitation course. Materials and Methods: The study included patients receiving inpatient and outpatient rehabilitation at the Physical Medicine and Rehabilitation clinic of Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital between November 20, 2025 and May 20, 2026. Sixty patients aged 18 years and older with a diagnosis of hemiplegia were enrolled. Demographic and clinical data were obtained. Measurements and questionnaires were administered at the beginning and end of the conventional physical therapy program. Muscle and body composition were assessed using quadriceps muscle thickness and rectus femoris cross-sectional area—measures whose sensitivity and specificity have been established through meta-analyses—along with subcutaneous fat tissue thickness via the skinfold method and grip strength via hand dynamometry. Patients were classified as independently ambulatory or nonambulatory, and as having or not having a category change in the Barthel Index. At the beginning and end of the standard 30-session rehabilitation program, the Fatigue Severity Scale, Barthel Index, Beck Depression Inventory, and Tampa Scale of Kinesiophobia were administered; muscle strength, Brunnstrom staging, range of motion, and muscle tone according to the Modified Ashworth Scale were evaluated; and factors affecting improvement in independent ambulation and disability scales were identified. Results: Fifty-three hemiplegic stroke patients were included; 58.5% were male, the mean age was 61.3 years, and 88.7% had ischemic stroke. Following 30 sessions of conventional rehabilitation, significant improvement was observed in all parameters including Brunnstrom motor staging, FAS, Barthel Index, Beck Depression, Tampa Kinesiophobia, Fatigue Severity, and SARC-F scores (p<0.001; p=0.037 for fatigue). x Of the 19 initially non-ambulatory patients, 78.9% became ambulatory, and overall 64.2% of patients achieved independent ambulation. Disability improvement was also observed in 64.2% of patients. In the group showing disability improvement, RF + VI thickness, RF-CSA, and RFCSA/weight were significantly higher, while Beck depression scores and post-treatment SARC-F were lower. In the independently ambulatory group, Brunnstrom stages, Barthel scores, grip strength, and RF + VI thickness were higher, while lower extremity spasticity, presence of complications, Beck depression, and SARC-F scores were higher in the nonambulatory group. Kinesiophobia and fatigue showed no significant difference for either outcome. In logistic regression, independent predictors of disability improvement were RF + VI thickness (OR=1.189) and RF-CSA (OR=2.313; OR=1.651); independent predictors of ambulation were Beck depression score (OR=0.844), and when depression was excluded, grip strength (OR=1.138) and RF + VI thickness (OR=1.133). In ROC analysis, the strongest parameter for disability improvement was RF + VI thickness (AUC=0.809; cutoff 22.5 mm), and for independent ambulation, grip strength (AUC=0.711; cutoff 20.5 kg) and RF + VI thickness (AUC=0.731; cutoff 22.5 mm). Conclusion: Standard rehabilitation provided significant improvement across all functional and psychological parameters in acute-subacute hemiplegic stroke patients. Ultrasound-measured quadriceps muscle mass (RF + VI thickness and RF-CSA) was a strong and independent predictor of both disability improvement and independent ambulation. Depression emerged as an independent negative predictor of ambulation recovery, whereas kinesiophobia and fatigue had no significant predictive effect. Among the identified cutoff values, RF + VI thickness ≥22.5 mm serves as the most balanced predictive tool, RF-CSA ≥3.70 cm² as a high-accuracy confirmatory tool, and RFCSA/weight ≥4.79 mm²/kg as a high-sensitivity screening tool. Muscle ultrasonography, as a bedside, radiation-free, and practical method, may enable early identification of at-risk patients at the onset of rehabilitation; supporting these patients with resistance exercise, nutritional supplementation, and depression treatment is recommended.

Benzer Tezler

  1. İnme sonrası sarkopeni prevalansı ve ilişkili faktörler: Sağlıklı gönüllülerle karşılaştırma

    Prevalence of post-stroke sarcopenia and related factors: Comparison with healthy individuals

    BİHTER SEMİHA ALTUNAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLDAL FUNDA YÜZER

  2. 65 yaş ve üstü ambulasyonu olan inme hastalarında sarkopeni görülme sıklığı ve robotik rehabilitasyonun sarkopeni şiddeti üzerine etkisi

    Prevalence of sarcopenia in ambulated stroke patients aged 65 and over and the effect of robotic rehabilitation on severity of sarcopenia

    SÜMEYYE ELİF HASANOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul Aydın Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEMET TEKDÖŞ DEMİRCİOĞLU

  3. İnmeli hastalarda sarkopeninin denge ve fonksiyonel durumla ilişkisi

    The relationship of sarcopenia with balance and functional status in stroke patients

    MUHAMMED KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEYNEP AYDAN KURTARAN

  4. Hemiplejik hastalarda el bileği ve parmak spastisitesinin tedavisinde elektrik stimülasyonu ve soğuk uygulamasının karşılaştırılması

    Comparison of exercise applications after the electrical stimulation and cold application to the wrist and finger spasticity treatment of hemiplegic patients

    MİNE ÖZCİHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonAnkara Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MESUT B. ATAY

  5. Hemiplejik hastalarda peroneal fonksiyonel elektriksel stimülasyonun ambulasyon üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    Ü.NESRİN BÖLÜKBAŞI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonGazi Üniversitesi

    DOÇ.DR. MEHMET BEYAZOVA