Geri Dön

Kuvvetler ayrılığı bağlamında Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin egemenlik kullanımı

The exercise of sovereign authority by the Turkish Constitutional Court in Türkiye within the context of the separation of powers

  1. Tez No: 1015393
  2. Yazar: MUHAMMED FURKAN DUMANLIDAĞ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ YAKUP LEVENT KORKUT
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medipol Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kamu Hukuku Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Modern devletlerde egemenlik anlayışı; küresel etkileşimler, çok katmanlı yönetişim ve temel hakların uluslararası güvencesi gibi dinamiklerle dönüşüm geçirmektedir. Bu süreç kuvvetler ayrılığı doktrinini yeniden şekillendirerek anayasa yargısının devletin işleyişindeki merkezi rolünü daha görünür kılmıştır. Anayasa mahkemeleri yalnızca norm denetimi yapan yargı organları olmaktan çıkarak anayasal demokrasinin sürekliliğini, demokratik meşruiyeti ve temel hakların etkin korunmasını sağlayan stratejik aktörler hâline gelmiştir. Bu çalışma Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) anayasal düzen içindeki konumunu yeniden tanımlayarak ulusal ve uluslararası işlevini güçlendirmeyi amaçlayan bütünleşik bir kurumsal model önermektedir. Tezde üç temel yapı taşına dayalı bir“meta-model”geliştirilmiştir: egemenliğin çok katmanlı ilişkiler içinde yeniden konumlandırılması, AYM'nin anayasal kaynaktan türeyen egemenlik yetkisiyle demokratik sistemin hak temelli ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda işlemesini sağlayan, diğer anayasal organlarla diyalog içinde kurumsal dengeyi gözeten özel konumlu bir anayasal yargı organı olarak sisteme entegrasyonu ve mahkemenin karar süreçlerinde yargısal kendini sınırlayıcılık (self-restraint) ilkesinin içselleştirilmesi. Egemenlik boyutunda AYM'nin yasama-yürütme-yargı arasındaki yatay ilişkilerde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile kurduğu dikey ilişkilerde dengeleyici ve düzenleyici rol üstlenmesi gerektiği savunulmaktadır. Kuvvetler ayrılığı perspektifinde mahkeme kurumsal gerilimleri diyalog yoluyla yönetebilen anayasal bir makam olarak konumlandırılmaktadır. Yargısal kendini sınırlayıcılık ilkesinin benimsenmesi ise yargısal aktivizm ile yargısal pasifizm arasında denge kurarak mahkemenin meşruiyetini ve hak odaklı işlevini korumayı amaçlamaktadır. Bu model, temel hak ve özgürlüklerin korunması, hukuk devleti ve anayasacılık ideallerinin güçlendirilmesi için teorik olarak temellendirilmiş bir yol haritası sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

The concept of sovereignty in modern states is being transformed by global interactions, multilevel governance, and the international protection of fundamental rights. This process has reshaped the doctrine of the separation of powers and enhanced the visibility of constitutional adjudication within the state. Constitutional courts have evolved beyond their traditional role of norm review and emerged as strategic actors safeguarding constitutional democracy, democratic legitimacy, and fundamental rights. This dissertation proposes an integrated institutional model that redefines the position of the Turkish Constitutional Court (TCC) within the constitutional order and strengthens its national and international functions. It develops a“meta-model”based on three interrelated pillars: the reconceptualization of sovereignty within multilevel relations; the integration of the TCC into the constitutional system as a distinct institution exercising constitutionally derived authority, preserving institutional equilibrium through dialogue with other constitutional actors while ensuring the operation of the democratic system in accordance with rights-based constitutionalism and the rule of law; and the internalization of judicial self-restraint in the Court's decision-making processes. From the perspective of sovereignty, the dissertation argues that the TCC should assume a balancing and coordinating role in horizontal interbranch relations and in its vertical relationship with the European Court of Human Rights. Within the framework of the separation of powers, the Court is conceptualized as an institution capable of managing constitutional tensions through dialogue. The adoption of judicial self-restraint seeks to balance judicial activism and judicial passivism, thereby preserving the Court's legitimacy and rights-oriented function. The proposed model offers a theoretically grounded roadmap for strengthening fundamental rights, the rule of law and constitutionalism.

Benzer Tezler

  1. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  2. Özel düzenlenmiş plyometrik antrenmanların genç basketbolcuların anaerobik güç performansına etkisi

    Effects of regular specific plyometric training on anaerobic power of young basketball players

    YÜKSEL SAVUCU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    SporFırat Üniversitesi

    Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MEHMET KUTLU

  3. Gazi tipi eksternal fiksatörlerle yapılan uygulamalarda kırık hattındaki kompresyonun biyomekanik olarak“strain gage”lerle tayini

    Başlık çevirisi yok

    HÜSEYİN ŞENGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU

  4. Banach limitleri ve kuvvetli regüler matrisler hakkında

    Başlık çevirisi yok

    A. REFİK BAHADIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Matematikİnönü Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. İHSAN SOLAK