Geri Dön

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tanısı olan hastaların ilaç tedavisine uyumunun uyku kalitesi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 1014019
  2. Yazar: FATİH DURMUŞ MURAT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MAHCUBE ÇUBUKÇU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), İlaç Uyumu, Uyku Kalitesi, Chronic Obstructive Pulmonary Disease (COPD), Medication Adherence, Sleep Quality
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Samsun Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), geri dönüşsüz seyri nedeniyle bireylerin yaşam kalitesini ciddi biçimde olumsuz etkileyen önemli bir kronik hastalıktır. Hastalığın kontrol altında tutulması, komplikasyonların önlenmesi ve bireylerin daha sağlıklı bir yaşam sürdürebilmesi için ilaç tedavisine uyum büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olan uyku ise KOAH hastalarında çoğu zaman bozulmakta ve bu durum yaşam kalitesini daha da düşürmektedir. Bu çalışma, KOAH hastalarında ilaç tedavisine uyum ile uyku kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesini ve elde edilen bulgular doğrultusunda hastalık yönetiminde ilaç uyumu ve uyku sağlığına yönelik farkındalığın artırılmasını amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı, kesitsel çalışmamızın evreni, Samsun Üniversitesi Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniği'nde muayene olup KOAH tanısı (ICD J44.0–J44.9) alan 264 kişidir. Veriler, yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanan anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Anket formunda sosyodemografik özellikler, hastalıkla ilgili klinik verilerin yanı sıra ilaç tedavisine uyumu değerlendirmek amacıyla Morisky İlaç Uyum Ölçeği (MMAS-8) ve uyku kalitesini ölçmek için Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI) yer almıştır. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiş; tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra değişkenler arası ilişkiler için korelasyon analizleri, grup karşılaştırmaları için parametrik ve parametrik olmayan testler kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 264 KOAH hastasının yaş ortalaması 67,5 ± 8,0 yıl idi (min:45, maks: 98). Katılımcıların %89,8'i erkek, %69,3'ü evliydi; %72,3'ü kentsel bölgelerde yaşamaktaydı. %77,3'ü yalnızca ilkokul mezunuydu. Ortalama VKİ 26,7 ± 2,7 olup, katılımcıların %10,2'si obezdi. Katılımcıların %98,1'inde en az bir ek kronik hastalık mevcuttu; hipertansiyon (%82,2) ve diyabet (%54,2) en sık görülenlerdi. Katılımcıların %26,5'i halen sigara içmekteydi ve paket-yıl ortalaması 47,3 ± 18,1 idi. Katılımcıların %97,7'si üç ve daha fazla ilaç, %59,1'i ikili kombine, %27,7'si üçlü kombine ve %14,0'ı monoterapi tedavi almaktaydı. Ortalama inhaler kullanım süresi 108,1 ± 86,3 ay olup, katılımcıların %81,4'ü 36 ay ve üzerinde inhaler kullanıyordu. Katılımcıların %25,8'i tedaviye bağlı yan etki yaşadığını bildirdi. En sık (%18,9) görülen yan etki ağız içi lezyonlar idi. İlaç tedavisine uyum ile uyku kalitesi arasında orta düzeyde, negatif yönde anlamlı bir ilişki bulundu (r = –0,425; p <0,001); uyum arttıkça uyku kalitesi iyileşmekteydi. Yaş (p = 0,015), eğitim durumu (p <0,001), yaşanılan yer (p = 0,049), hastalık süresi (p <0,001), ilaç vi kullanım süresi (p = 0,013), tedavi tipi (p <0,001) ve yan etki varlığı (p <0,001) ile uyku kalitesi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulundu. Yan etki tipleri arasında uykusuzluk (p = 0,002) ve ağız içi yara (p <0,001) yaşayanlarda istatiksel olarak anlamlı fark saptandı. İlaç uyumu açısından; sigara kullanım durumu (p <0,001), hastalık süresi (p = 0,019), ilaç kullanım süresi (p = 0,013) ve tedavi tipi (p = 0,007) ile istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. Sigarayı bırakmış olanlarda ilaç uyumu, halen içenlere göre daha yüksekti (p <0,001). On yıl ve üzeri KOAH öyküsü olanlarda uyum, 1–3 yıl hastalığı olanlara göre daha yüksekti (p = 0,025). 36 ay ve üzeri ilaç kullananlarda uyum, 12–36 ay kullananlara kıyasla daha yüksekti (p = 0,023). Üçlü tedavi alanlarda uyum, monoterapi (p = 0,043) ve ikili tedavi alanlara (p = 0,010) göre daha yüksekti. Sonuç: Çalışmamız, KOAH hastalarında ilaç tedavisine uyum ile uyku kalitesi arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Düzenli ilaç kullanan bireylerde uyku kalitesinin daha yüksek bulunması, tedaviye uyumun yalnızca hastalığın kontrolünde değil aynı zamanda uyku sağlığının korunmasında da kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Bulgular; yaş, kırsal yaşam, eğitim düzeyi ve sigara kullanımı gibi faktörlerin bu ilişki üzerinde etkili olabileceğini ortaya koyarken ayrıca katılımcıların önemli bir kısmında ilaç uyumunda sorunlar ve düşük uyku kalitesi olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak KOAH yönetiminde ilaç tedavisine uyum ve uyku kalitesi birbirini tamamlayan iki temel unsur olup klinik değerlendirmelerde birlikte ele alınmaları gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Chronic obstructive pulmonary disease (COPD) is a major chronic condition that significantly impairs patients' quality of life due to its irreversible course. Adherence to pharmacological treatment plays a critical role in maintaining disease control, preventing complications, and enabling individuals to lead healthier lives. Sleep, one of the fundamental components of well-being, is frequently disrupted in patients with COPD, further diminishing their quality of life. This study aims to examine the relationship between medication adherence and sleep quality in individuals with COPD, and to raise awareness regarding the importance of treatment adherence and sleep health in the comprehensive management of the disease. Materials and methods: This descriptive, cross-sectional study was conducted with 264 individuals diagnosed with chronic obstructive pulmonary disease (COPD, ICD J44.0 J44.9) who were examined at the Chest Diseases Outpatient Clinic of Samsun University Training and Research Hospital. Data were collected through face-to-face interviews using a structured questionnaire. The questionnaire included sociodemographic characteristics, clinical information related to the disease, the Morisky Medication Adherence Scale (MMAS-8) to assess medication adherence, and the Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI) to evaluate sleep quality. The collected data were analyzed using appropriate statistical methods. In addition to descriptive statistics, correlation analyses were performed to assess relationships between variables, while parametric and non-parametric tests were applied for group comparisons. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the 264 COPD patients included in the study was 67.5 ± 8.0 years (range: 45–98). The majority of participants were male (89.8%) and married (69.3%); 72.3% resided in urban areas. Most (77.3%) had only completed primary school. The mean BMI was 26.7 ± 2.7, with 10.2% classified as obese. At least one additional chronic disease was present in 98.1% of participants, most commonly hypertension (82.2%) and diabetes mellitus (54.2%). A total of 26.5% of the participants were current smokers, with a mean pack-year history of 47.3 ± 18.1. Polypharmacy was prevalent, with 97.7% of patients using three or more medications. Regarding treatment regimens, 59.1% were receiving dual therapy, 27.7% triple therapy, and 14.0% monotherapy. The mean duration of inhaler use was 108.1 ± 86.3 months, and 81.4% had been using inhalers for at least 36 months. Adverse drug effects were reported by 25.8% of participants, with oral lesions being the most common (18.9%). viii A moderate, negative, and statistically significant correlation was found between medication adherence and sleep quality (r = –0.425, p <0.001), indicating that higher adherence was associated with better sleep quality. Significant differences in sleep quality were observed with respect to age (p = 0.015), education level (p <0.001), place of residence (p = 0.049), disease duration (p <0.001), duration of medication use (p = 0.013), treatment regimen (p <0.001), and presence of side effects (p <0.001). Among types of adverse effects, insomnia (p = 0.002) and oral ulcers (p <0.001) were significantly associated with impaired sleep quality. With respect to medication adherence, statistically significant differences were observed in relation to smoking status (p <0.001), disease duration (p = 0.019), medication use duration (p = 0.013), and treatment regimen (p = 0.007). Patients who had quit smoking demonstrated higher adherence compared to current smokers (p <0.001). Those with a COPD history of 10 years or more exhibited better adherence compared to patients with a disease duration of 1–3 years (p = 0.025). Similarly, adherence was higher among patients who had been on treatment for ≥36 months compared to those treated for 12–36 months (p = 0.023). Patients receiving triple therapy showed greater adherence than those on monotherapy (p = 0.043) and dual therapy (p = 0.010). Conclusion: Our study demonstrated a significant relationship between medication adherence and sleep quality in patients with chronic obstructive pulmonary disease (COPD). Higher sleep quality was observed among individuals with regular medication use, highlighting that adherence plays a critical role not only in disease control but also in maintaining sleep health. The findings suggest that factors such as age, rural residence, educational level, and smoking status may influence this relationship. Furthermore, a substantial proportion of participants experienced problems with medication adherence and poor sleep quality. In conclusion, medication adherence and sleep quality represent two complementary components of COPD management and should be considered together in clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Samsun İli ilkadım ilçesi'nde görev yapan aile hekimlerinin esansiyel hipertansiyon hakkında bilgi, algı ve tutumları

    Knowledge, perception and attitudes of familyphysicians working in Samsun province i̇lkadimdistrict about essential hypertension

    EMİN ÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDİNÇ YAVUZ

  2. Kronik obstrüktif akciğer hastalığında yaşam kalitesi ve ilaç uyumunu değerlendirilmesi

    Evaluation of quality of life and medication compliance in chronic obstructive pulmonary disease

    AHMET SERDAR ATÇI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Aile HekimliğiHarran Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DURSUN BARUT

  3. Montelukast sodyum içeren preparatlarda hasta uyuncunun ölçülmesi

    Evaluation of patient compliance in montelukast sodiumcontained preparations

    İLKER OZAN KARABAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eczacılık ve Farmakolojiİstanbul Medipol Üniversitesi

    Klinik Eczacılık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEREF DEMİRAYAK

  4. Obstrüktif akciğer hastalığı olan bireylerde geleneksel ve tamamlayıcı tedavi kullanımı

    Traditional and complementary therapy use in i̇ndividuals with obstructive pulmonary disease

    ESRA DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CENK AYPAK

  5. Ağır KOAH akut alevlenmelerinde kısa ve uzun dönem mortalitenin belirlenmesinde skorlama sistemleri

    Scoring systems in determining short and long-term mortality in acute exacerbations of COPD

    AHMED YOUSIF AZEEZ AZEEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF ŞEN