Geri Dön

Türkiye Cumhuriyeti'nde orman köylüsü-devlet ilişkileri (1937-1956)

Forest village-state relations in the Republic of Türkiye (1937-1956)

  1. Tez No: 1013751
  2. Yazar: MEHMET BENLİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA GÖLEÇ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hukuk, Sosyoloji, Tarih, Law, Sociology, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tarih Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tezimizde, 1937-1956 yılları arasındaki orman köylüsü-devlet ilişkileri incelenecektir. Ülkemizde resmi tarih yazımında orman köylüleri genellikle pasif bir öğe olarak değerlendirilmiştir. Geleneksel tarihçilerin göz ardı ettiği orman köylülerinin tarihi, Annales ekolü mensuplarınca tarihin konusu haline getirilmiştir. Orman köyleri, yalnızca coğrafi özellikleri ve yerleşim biçimleri bakımından değil; aynı zamanda sosyo-ekonomik ve kültürel yapıları açısından da diğer köy yerleşimlerinden farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar dikkate alınmadan yapılan değerlendirmeler, bilimsellikten ve gerçeklikten uzak kalacaktır. Tezimizde, köy idari sisteminin oluşumu ile orman köyü kavramının ortaya çıkışı, modernleşme başlığı altında ele alınmıştır. Ülkemiz ormanlarının yönetiminde ve devlet– orman köylüsü ilişkilerinde belirleyici olan 1870 tarihli Orman Nizamnamesi, 1937 yılına kadar uygulanmıştır. 1920 yılında BMM Hükümeti, halkın Millî Mücadele'yi desteklemesini sağlamak amacıyla ormanların köylüler tarafından araziye dönüştürülmesini kolaylaştırmıştır. 1924 yılında, ormanların köylüler tarafından mülk edinilmesini sonlandıran Cumhuriyet Hükümeti ise bu tarihten sonra ormanları, yeni devletin finansal ve siyasi hedeflerini gerçekleştirmek için kullanmıştır. Bu amaçla kabul edilen 504 sayılı yasa ile ormanların, yerli–yabancı ortaklı uluslararası şirketler ve müteahhitlere ihale edilerek işletilmesine izin verilmiştir. Hükümetin bu uygulaması, ülkede ciddi ölçüde ormansızlaşmayı da beraberinde getirmiştir. Tek parti yönetiminin temel hedeflerinden biri olan“devletçilik”ilkesi, 1937 yılından itibaren orman politikalarında uygulanmaya başlanmıştır. Devletçilik ilkesinin anayasal metne girdiği 1937 yılı, aynı zamanda Kemalist ilkeler doğrultusunda ülke ormanlarının yönetimini amaçlayan 3116 sayılı Orman Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihtir. Söz konusu kanunda, ülkedeki ormansızlaşmanın başlıca sorumlusu olarak orman köylüleri ve onların hayvanlarının gösterilmesi, tek parti yönetiminin ülke sorunlarına vi yaklaşımındaki seçkinci ve halktan kopuk bakış açısını ortaya koymaktadır. Kemalist seçkinler tarafından hazırlanan 3116 sayılı Orman Kanunu'nun gerekçesinde, orman köylülerinin ormanların azalmasının başlıca nedeni olduğu belirtilmiştir. Söz konusu yasanın gerekçesinde orman köylülerine ilişkin yapılan değerlendirmeler, daha sonra literatürde“Resmî Ormancılık Söylemi”olarak yerleşmiştir. Bu literatür tezimizde ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Tek parti dönemi hükümetlerinin orman köylüleriyle ilişkilerinde bu bakış açısının yansıması olarak, Orman Koruma Komutanlığı ve Orman Umum Müdürlüğü gibi kurumların köylülerle olan ilişkileri ortaya konmuştur. Bu dönemde söz konusu kurumlara ek olarak, jandarma ve tahsildar gibi kamu görevlilerinin köylülerle temasları da devlet– orman köylüsü ilişkileri bağlamında ele alınmıştır. 3116 sayılı Orman Kanunu, ülkemizde hem tek parti hem de çok partili demokratik rejim sürecinde uygulanmıştır. Türkiye'de 1945 yılında siyasal alanda köklü bir değişim yaşanmış ve tek parti rejimi terk edilmiştir. Tezimizde, ülke yönetiminde yaşanan bu değişimde orman köylülerinin etkisi ile çok partili siyasal yapı içerisinde orman köylülerinin iktidar üzerindeki gücü ele alınmıştır. Orman köylülerinin 1950 yılında iktidarın değişmesine yol açan demokratik tercihleri, Türkiye'de demokratik siyasetin şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, iktidarını orman köylülerine borçlu olduğunu unutmamış ve köylülerin gönlünü kazanmak amacıyla birçok düzenlemeye gitmiştir. Bu bağlamda, 3116 sayılı Orman Kanunu'nu değiştirmek amacıyla 1953 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan yeni orman yasası, 1956 yılında ancak yasalaşmıştır. 6831 sayılı yasa ile“orman köyleri”kavramı, hukuk literatürümüze ilk kez girmiştir. 1950 yılı, yalnızca tek parti iktidarının fiilen sona erdiği bir yıl değil; aynı zamanda köylülerin ülke içinde ve yurt dışına yönelik yoğun göç hareketlerine başladığı tarihsel bir dönüm noktasıdır. Tezimizde, orman köylerinden gerçekleşen göçler ve bunların sonuçları üzerinde de durulacaktır.

Özet (Çeviri)

I will examine, the state-forest villager relations between 1937 and 1956. In official historiography in our country, forest villagers have generally been treated as a passive element. The history of forest villagers, which was largely overlooked by traditional historians, was brought into the scope of historical inquiry by members of the Annales School. Forest villages differ from other rural settlements not only in terms of their geographical characteristics and settlement patterns, but also in terms of their socio-economic and cultural structures. Evaluations that fail to take these differences into account would lack both scientific rigor and realism. In this thesis, the formation of the village administrative system and the emergence of the concept of the forest village are examined under the framework of modernization. The Forest Regulation of 1870, which played a decisive role in the management of our country's forests and in state–forest villager relations, remained in force until 1937. In 1920, the Grand National Assembly Government facilitated the conversion of forests into agricultural land by villagers in order to secure public support for the War of Independence. In 1924, however, the Republican Government ended the acquisition of forest lands by villagers and subsequently used forest resources to achieve the financial and political objectives of the new state. To this end, Law No. 504 was enacted, allowing forests to be leased to international companies and contractors with domestic–foreign partnerships for commercial exploitation. This policy led to significant deforestation across the country. The principle of“statism,”one of the fundamental goals of the single-party regime, began to be implemented in forest policies after 1937. The year 1937, when viii statism was incorporated into the constitutional framework, also marked the enactment of Forest Law No. 3116, which aimed to regulate the management of the country's forests in line with Kemalist principles. In this law, forest villagers and their livestock were identified as the primary agents responsible for deforestation, revealing the elitist and socially detached perspective of the single-party regime in addressing national problems. The justification of Forest Law No. 3116, prepared by Kemalist elites, explicitly presented forest villagers as the main cause of forest depletion. These evaluations later became institutionalized in the literature as the“Official Forestry Discourse,”which is examined in detail in this thesis. Reflecting this perspective in the single-party governments' relations with forest villagers, the interactions between villagers and institutions such as the Forest Protection Command and the General Directorate of Forestry are analyzed. In addition to these institutions, the contacts of public officials such as gendarmes and tax collectors with villagers are also examined within the framework of state–forest villager relations. Forest Law No. 3116 remained in force during both the single-party period and the subsequent multi-party democratic era. In 1945, Turkey underwent a fundamental political transformation with the abandonment of the single-party regime. This thesis examines the role of forest villagers in this transition and their influence on political power within the emerging multi-party system. The democratic choices of forest villagers, which contributed to the change of government in 1950, played a significant role in shaping democratic politics in Turkey. The Democrat Party, which came to power in 1950, did not forget that it owed its electoral success in part to forest villagers and introduced several reforms aimed at securing their support. In this context, a new forest law submitted to the Turkish Grand National Assembly in 1953 to replace Forest Law No. 3116 was finally enacted in 1956. With Law No. 6831, the concept of“forest villages”entered the legal literature for the first time. The year 1950 represents not only the effective end of single-party rule but also a historical turning point marked by the beginning of large-scale internal and international migration by rural populations. This thesis also examines migration from forest villages and its consequences.

Benzer Tezler

  1. 1981 Türkiye tarımsal yapısının önemli bileşenleri ve tarımsal bölgelerin elde edilmesi

    Principle components of Turkey's agricultural structure and to determine agricultural rigions in 1981

    İHSAN KARABULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    İstatistikGazi Üniversitesi

    İstatistik Ana Bilim Dalı

    DR. MÜSLİM EKNİ

  2. 1983 yılı trafik kaza istatistikleri değerlendirmesi

    Başlık çevirisi yok

    ŞÜKRÜ ÖZER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. RIDVAN EGE

  3. İş kazalarının Türk ekonomisi üzerine etkileri ve kömür madenciliği üzerine bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    MESUT ÖRMECİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. NACİ KINACIOĞLU

  4. Türkiye'de ihracatın finansmanı

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET BAHA KARAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Muhasebe ve Finansman Ana Bilim Dalı

  5. Akaryakıtla çalışan endüstriyel tav fırınlarında yanma, sıcaklık ve basıncın optimum kontrolu

    Optimum control of combustion temperature and pressure in industrial tempering furnaces working with fuel-oil

    MEHMET EROĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Makine MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜCEL ERCAN