Özel gereksinimli bireylerin birincil bakım verenlerine uygulanan kraniosakral terapinin ağrı, vücut farkındalığı, depresyon ve yaşam kaliteleri üzerine etkisi
The effects of craniosacral therapy applied to primary caregivers of individuals with special needs on pain, body awareness, depression, and quality of life
- Tez No: 1013001
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖZDEN BASKAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Physiotherapy and Rehabilitation
- Anahtar Kelimeler: Kraniosakral Terapi, Birincil Bakım Veren, Ağrı, Vücut Farkındalığı, Depresyon, Yaşam Kalitesi ClinicalTrials.gov Kayıt Numarası: NCT07443527, Bakım verenler, Fizyoterapi, Rehabilitasyon, Tamamlayıcı tedaviler, Craniosacral Therapy, Primary Caregiver, Pain, Body Awareness, Depression, Quality of Life ClinicalTrials.gov Identifier: NCT07443527, Caregivers, Physiotherapy, Rehabilitation, Complementary therapies
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Rumeli Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERİN BİRİNCİL BAKIM VERENLERİNE UYGULANAN KRANİOSAKRAL TERAPİNİN AĞRI, VÜCUT FARKINDALIĞI, DEPRESYON VE YAŞAM KALİTELERİ ÜZERİNE ETKİSİ Elifcan DOĞAN İstanbul Rumeli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Özden BASKAN 23/02/2026, CXLVII Bu çalışmanın amacı, özel gereksinimli bireylerin birincil bakım verenlerine uygulanan kraniosakral terapinin (KT) ağrı, vücut farkındalığı, depresyon ve yaşam kalitesi ile otonom fizyolojik göstergeler üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Uzun süreli ve yoğun bakım sorumluluğunun bakım verenlerde fiziksel, psikolojik ve fizyolojik yük oluşturduğu dikkate alınarak, kraniosakral terapi uygulamasına eşlik eden değişimlerin bütüncül biçimde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, kontrollü, paralel gruplu, ilk test–son test tasarımlı deneysel bir çalışma olarak yürütülmüştür. Çalışmaya, özel gereksinimli bireylere birincil bakım veren toplam 30 kadın katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcılar Kraniosakral Terapi (KT) grubu (n=15) ve kontrol grubu (n=15) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. KT grubuna dört hafta boyunca haftada bir seans kraniosakral terapi uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir terapatik müdahale uygulanmamıştır. Her iki grupta da değerlendirmeler müdahale öncesinde ve dört haftalık sürecin sonunda gerçekleştirilmiştir. Ağrı düzeyi McGill–Melzack Ağrı Ölçeği Kısa Formu, vücut farkındalığı Vücut Farkındalığı Anketi, depresyon düzeyi Beck Depresyon Anketi ve yaşam kalitesi Yetişkin Bakıcıların Yaşam Kalitesi Anketi kullanılarak değerlendirilmiştir. Otonom fizyolojik yanıtların izlenmesi amacıyla sistolik ve diyastolik kan basıncı ile kalp atım hızı ölçümleri her iki grupta da alınmıştır. KT grubunda sistolik ve diyastolik kan basıncı ile kalp atım hızı ölçümleri her kraniosakral terapi seansı öncesinde ve seans sonrasında alınmıştır. Kontrol grubunda ise herhangi bir terapatik müdahale uygulanmamış; fizyolojik ölçümler çalışma başlangıcında ve dört haftalık sürecin sonunda olmak üzere iki değerlendirme zamanında yapılmış ve her değerlendirmede ölçümler yaklaşık bir saat arayla iki kez gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonuçlarında, KT grubunda müdahale sonrasında ağrı ve depresyon düzeylerinde anlamlı azalma; vücut farkındalığı ve yaşam kalitesi düzeylerinde ise anlamlı artış saptanmıştır (p<0,05). Ayrıca KT grubunda sistolik ve diyastolik kan basıncı ile kalp atım hızı değerlerinde uygulama süreci boyunca anlamlı düşüşler gözlenmiştir. Kontrol grubunda ise değerlendirilen psikolojik, algısal ve fizyolojik değişkenlerde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim bulunmamıştır. Sonuç olarak, kraniosakral terapi uygulamasına eşlik eden süreçte, özel gereksinimli bireylerin birincil bakım verenlerinde psikolojik, algısal ve fizyolojik değişkenlerde eş zamanlı ve olumlu değişimler gözlenmiştir. Bu bulgular, kraniosakral terapinin bakım verenlerde biyopsikososyal yükü bütüncül bir çerçevede ele alan destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
THE EFFECTS OF CRANIOSACRAL THERAPY APPLIED TO PRIMARY CAREGIVERS OF INDIVIDUALS WITH SPECIAL NEEDS ON PAIN, BODY AWARENESS, DEPRESSION, AND QUALITY OF LIFE Elifcan DOĞAN Istanbul Rumeli University Graduate Education Institute Master of Science Thesis in Physiotherapy and Rehabilitation Advisor: Assist. Prof. Özden BASKAN 23/02/2026, CXLVII The aim of this study was to evaluate the effects of craniosacral therapy (CST) applied to primary caregivers of individuals with special needs on pain, body awareness, depression, quality of life, and autonomic physiological indicators. Considering that long-term and intensive caregiving responsibilities impose physical, psychological, and physiological burden on caregivers, changes associated with the craniosacral therapy process were examined within a holistic framework. This study was conducted using a controlled, parallel-group, pretest–posttest experimental design. A total of 30 female participants who were primary caregivers of individuals with special needs were included. Participants were allocated to an intervention group (n = 15) and a control group (n = 15). The intervention group received craniosacral therapy once weekly for four weeks, whereas no therapeutic intervention was applied to the control group. Assessments were performed in both groups at baseline and at the end of the four-week period. Pain intensity was assessed using the Short-Form McGill Pain Questionnaire, body awareness was evaluated with the Body Awareness Questionnaire, depression level was measured using the Beck Depression Inventory, and quality of life was assessed using the Adult Carer Quality of Life Questionnaire. To monitor autonomic physiological responses, systolic and diastolic blood pressure and heart rate measurements were obtained in both groups. In the intervention group, physiological measurements were recorded before and after each craniosacral therapy session. In the control group, no therapeutic intervention was administered; physiological measurements were performed at two assessment time points—baseline and post-intervention—and at each time point, measurements were taken twice with approximately one-hour intervals. The results indicated a significant reduction in pain and depression levels and a significant increase in body awareness and quality of life in the intervention group following the intervention (p < 0.05). In addition, significant decreases in systolic and diastolic blood pressure and heart rate values were observed throughout the intervention period in the intervention group. No statistically significant changes were identified in psychological, perceptual, or physiological variables in the control group. In conclusion, concurrent positive changes in psychological, perceptual, and physiological variables were observed among primary caregivers of individuals with special needs during the craniosacral therapy process. These findings suggest that craniosacral therapy may be considered a supportive approach that addresses the biopsychosocial burden experienced by caregivers within a holistic framework.
Benzer Tezler
- Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi
Başlık çevirisi yok
MERİH BAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- Bazı sert çekirdekli meyve türlerinde döllenme biyolojisi üzerinde yöntem çalışmaları
Başlık çevirisi yok
ATBİMOĞLU ADALET