Geri Dön

1570 Kıbrıs Seferi öncesi Osmanlı-Venedik diplomatik ilişkileri (15 numaralı Mühimme Zeyli örneği)

Ottoman-Venetian diplomatic relations prior to the 1570 Expedition (an example of the number 15 Mühimme Zeyli registration)

  1. Tez No: 1012045
  2. Yazar: BÜŞRANUR GÜNDÜZ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ DİLEK SENİHA CENEZ ÜLKER
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Aydın Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tarih Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Osmanlı Beyliği bir kara beyliği olarak ortaya çıkmış, kıyılara ulaşmasının ardından denizlerin stratejik önemini fark edip denizlerde hakimiyet kurmak için faaliyetlere başlamıştır. Osmanlı Devleti için denizler, sadece askeri bir hakimiyet alanı değil, aynı zamanda imparatorluğun ekonomik sürdürülebilirliği ve ticaret yollarının güvenliği açısından hayati bir öneme sahip olmuştur. Dönemin en büyük gelir kaynağı olan ticaret için gerekli ham maddenin sağlanması ve malların yabancı ülkeler arasında güvenle taşınabilmesi adına deniz gücünü artırmak bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu doğrultuda devlet, stratejik limanları kontrol altında tutarak denizlerdeki varlığını hem ticari hem de idari açıdan tahkim etmeye odaklanmıştır. Sultan I. Selim döneminde Doğu ve Güneydoğu seferlerine ağırlık verilmesiyle Osmanlı Devleti'nin denizcilikte güçlendiği bir dönemin temelini atmıştır. I. Süleyman döneminde ise denizcilik faaliyetleri zirveye ulaşmıştır. Barbaros Hayreddin Paşa'nın Osmanlı hizmetine girmiş ve deniz yönetiminde merkeziyetçi bir yapı kurulmuştur. 1538'de Preveze Deniz Zaferi ile Akdeniz'de kesin bir Türk hakimiyeti kurulmuştur. Osmanlı ve Venedik arasındaki ilişkilere bakıldığında ise, 14. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar bu iki devlet arasında hem savaşlarla hem de ticaretle şekillenen çıkar odaklı bir ilişki kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin 1326'da denizle tanışması ve ardından Gelibolu ile İstanbul Boğazı'na yerleşmesi, dönemin en büyük deniz gücü olan Venedik için ciddi bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. II. Mehmed döneminde İstanbul'un fethi ve Eğriboz gibi stratejik adaların alınması, Venedik'in Ege'deki üstünlüğüne büyük darbe vurmuş ve Akdeniz'de Osmanlı hakimiyetini başlatmıştır. Osmanlı, bu süreçte Venedik'e karşı Ceneviz ve Floransa gibi rakip İtalyan devletlerini destekleyerek Avrupa'daki güç dengelerini kendi lehine çevirmiştir. Savaşlara rağmen iki devlet arasındaki ticari bağlar hiçbir zaman kopmamıştır. Osmanlı padişahları, Venedikli tüccarlara ahidnâmeler göndererek özel haklar tanımıştır. Bu belgeler sayesinde Venedikliler, Osmanlı topraklarında can ve mal güvenliği içinde ticaret yapabilmiş, gümrük kolaylıklarından ve hukuki korumalardan yararlanmışlardır. Venedik, denizlerdeki askeri gücünü kaybettikçe bu ticari ayrıcalıklara daha çok sarılmış; Osmanlı ise Akdeniz limanlarını canlı tutmak ve Doğu'dan gelen ticaret yollarının sürekliliğini sağlamak için bu imtiyazları devam ettirmiştir. 16.yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı-Venedik ilişkileri, 1570 Kıbrıs Seferi ile en kritik aşamasına ulaşmıştır. Bu çalışmada 1570 Kıbrıs Seferi'ne kadar Osmanlı-Venedik ilişkileri 15 Numaralı Mühimme Zeyli özelinde ele alınmıştır.

Özet (Çeviri)

The Ottoman Principality emerged as a land-based power; however, upon reaching the coasts, it recognized the strategic significance of the seas and initiated efforts to establish maritime hegemony. For the Ottoman State, the seas were not merely a domain of military dominance but also held vital importance for the Empire's economic sustainability and the security of trade routes. Enhancing naval power became an absolute necessity to ensure the supply of raw materials required for trade—the primary source of revenue at the time—and to facilitate the secure transport of goods between foreign nations. In this direction, the state focused on consolidating its presence in the seas, both commercially and administratively, by maintaining control over strategic ports. The foundations of a period in which the Ottoman State rose to prominence in seafaring were laid during the reign of Sultan Selim I, with a heavy emphasis on Eastern and Southeastern expeditions. Maritime activities reached their zenith during the reign of Suleiman I. The entry of Barbaros Hayreddin Pasha into Ottoman service facilitated the establishment of a centralized structure in maritime administration. Consequently, the definitive Turkish hegemony in the Mediterranean was established with the Naval Victory of Preveze in 1538. When examining the relations between the Ottomans and Venice, an interest-oriented relationship, shaped by both warfare and trade, was established between the 14th and 16th centuries. The Ottomans' initial encounter with the sea in 1326, followed by their settlement in Gallipoli and the Bosphorus, became a significant security concern for Venice, the preeminent naval power of the era. During the reign of Mehmed II, the conquest of Istanbul and the acquisition of strategic islands such as Negroponte (Euboea) dealt a severe blow to Venetian superiority in the Aegean and initiated Ottoman dominance in the Mediterranean. Throughout this process, the Ottoman Empire shifted the European balance of power in its favor by supporting rival Italian states, such as Genoa and Florence, against Venice. Despite the occurrence of wars, commercial ties between the two states were never severed. Ottoman Sultans granted exclusive rights to Venetian merchants by issuing ahidnâmes (capitulations). Through these documents, Venetians were able to conduct trade within Ottoman territories under the guarantee of life and property security, benefiting from customs facilities and legal protections. As Venice lost its military naval strength, it clung more firmly to these commercial privileges; meanwhile, the Ottomans maintained these concessions to keep Mediterranean ports vibrant and to ensure the continuity of trade routes originating from the East. In the second half of the 16th century, Ottoman-Venetian relations reached their most critical stage with the 1570 Cyprus Expedition. This study examines Ottoman-Venetian relations until the 1570 Cyprus Expedition, specifically through the lens of Mühimme Zeyli No. 15.

Benzer Tezler

  1. Kıbrıs'ın fethi (1571)

    Conquest of Cyprus (1571)

    ABDULLAH TANRIVERMİŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    TarihMarmara Üniversitesi

    Türk Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RECEP AHISHALI

  2. Girit savaşları sırasında lojistik ve iaşe

    Logistics and subsistence during the Cretan Wars

    AHMET KÜRŞAT ÖZATALAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    TarihDokuz Eylül Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NURİ ADIYEKE

  3. 11 numaralı Mühimme Defteri'nin (H.978-986/1570-1578) transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

    The transcription and evaluation of Muhimme Register No 11(H.978-986/1570-1578)

    KENAN KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    TarihBahçeşehir Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİKRET YILMAZ

  4. Osmanlı idaresi altında Kıbrıs'ın siyasi, sosyal ve iktisadi tarihi: 1571 - 1878

    Başlık çevirisi yok

    NURİ ÇEVİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    TarihHacettepe Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET ÖZ

  5. 8 numaralı Mühimme Defteri'nin (977-978/ 1569-1570) transkripsiyon ve değerlendirilmesi

    Transcription and assessment of the Muhimme Register number 8 (977-978/ 1569-1570)

    SEBAHAT ALAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    TarihMardin Artuklu Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM ÖZCOŞAR