Cinsel istismar mağduru olma sebebiyle adli süreçlere dahil olan ve psikiyatrik muayenesi istenen çocuk ve ergenlerin psikiyatrik izlem sonuçları: Retrospektif bir çalışma
Psychiatric monitoring results of children and adolescents whose legal proceedings and psychiatric examinations were requested due to being victims of sexual abuse: A retrospective study
- Tez No: 1011623
- Danışmanlar: PROF. DR. SELMA TURAL HESAPÇIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET CİNSEL İSTİSMAR MAĞDURU OLMA SEBEBİYLE ADLİ SÜREÇLERE DAHİL OLAN VE PSİKİYATRİK MUAYENESİ İSTENEN ÇOCUK VE ERGENLERİN PSİKİYATRİK İZLEM SONUÇLARI: RETROSPEKTİF BİR ÇALIŞMA Amaç: Çocuğun cinsel istismarı maruziyeti şüphesiyle adli sürece dahil olan ve çocuk psikiyatri başvurusu olan çocuk ve ergenlerin sosyodemografik özellikleri, maruz kaldıkları istismarlara ait özellikleri, psikiyatrik tanı ve tedavileri ile klinik gidişlerinin geriye dönük olarak incelemek amaçlanmıştır. Yöntem: Cinsel istismar maruziyeti sebebiyle adli süreçlere dahil olan ve çocuk ve ergen psikiyatri kliniğine başvuran 738 hastanın dosyaları geriye dönük olarak incelenmiştir. Hastaların dosyalarında var olan sosyodemografik ve klinik verileri ve var olan psikometrik ölçekleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm çocukların %82.8'i kız çocuklar, %17.2'si erkek çocuklardır. Olguların %3'ü herhangi bir istismar tariflememişken %13.2'si FZFYM istismar tariflemiştir. FZFYM için olası yordayıcı faktörler kız cinsiyet, zihinsel yetersizlik varlığı, kardeş varlığı ve ilk istismarın herhangi bir penetrasyon içermesi olarak bulunmuştur. Adli süreç sonrası olguların %77.4'üne en az bir tanı konmuş olup %58.5'ine birden fazla psikiyatrik tanı konulmuştur. Adli süreç sonrası en sık konulan tanılar depresif bozukluklar, travmayla ilişkili bozukluklar ve anksiyete bozukluklarıdır. Altmış beş çocuk ve ergenin yataklı servis yatışı olmuştur. Aynı istismarın tekrarlayıcı olması ve zihinsel yetersizlik herhangi bir tanı varlığının; penetrasyon, ensest ve tehdit varlığı TSSB'nin; kız cinsiyet, FZFYM ve aynı istismarın tekrarlayıcı olması depresif bozukluğun; aynı istismarın tekrarlayıcı olması anksiyete bozukluğunun olası yordayıcılarıdır. FZFYM, ailede psikiyatrik hastalık öyküsü, tehdit ve birden fazla yolla istismar yatışın; FZFYM, birden fazla yolla istismar, kız cinsiyet, örgün eğitime devam etmeme ve aile öyküsü kendine zarar verici davranışın; Birden fazla yolla istismar, örgün eğitime devam etmeme ve aile öyküsü intihar girişiminin olası yordayıcılarıdır. Takip sürecinde hastaların ölçek skorlarında düşme gözlenmiştir. Sonuç: FZFYM ilişkili faktörlerin bilinmesi ve tanınması istismara yeniden maruziyetin önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Tanı grupları, yatış, kendine zarar verme ve intihar girişimi davranışlarının olası yordayıcı faktörlerinin belirlenmesi kırılganlık alanlarının tanınması açısından önemlidir ve erken tanı ve müdahalenin önemini göstermektedir. Klinik iyileşmenin görülmesi ve artan yaşla birlikte artan FZFYM, erken adli bildirimin koruyucu rolünü desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT PSYCHIATRIC MONITORING RESULTS OF CHILDREN AND ADOLESCENTS WHOSE LEGAL PROCEEDINGS AND PSYCHIATRIC EXAMINATIONS WERE REQUESTED DUE TO BEING VICTIMS OF SEXUAL ABUSE: A RETROSPECTIVE STUDY Aim: This study aimed to retrospectively evaluate the sociodemographic characteristics, abuse-related features, psychiatric diagnoses and treatments, and clinical course of children and adolescents who were examined in the child and adolescent psychiatry clinic and involved in judicial processes due to suspected exposure to child sexual abuse. Method: The medical records of 738 patients who were involved in judicial processes due to sexual abuse exposure and admitted to a child and adolescent psychiatry clinic were retrospectively reviewed. Sociodemographic and clinical data, as well as available psychometric scales, were evaluated. Results: Of all cases, 82.8% were female and 17.2% were male. While 3% of the cases did not report any abuse, 13.2% reported experiencing abuse involving different perpetrators and time points (revictimization). Female sex, presence of intellectual disability, having siblings, and the presence of penetration in the first abuse were identified as possible predictors of revictimization. Following the judicial process, at least one psychiatric diagnosis was established in 77.4% of cases, and multiple psychiatric diagnoses were present in 58.5%. The most common diagnoses after the judicial process were depressive disorders, trauma-related disorders, and anxiety disorders. Sixty-five children and adolescents had a history of inpatient hospitalization. Repetition of the same abuse and the presence of intellectual disability were identified as possible predictors of any psychiatric diagnosis; penetration, incest, and threat were predictors of PTSD; female sex, revictimization, and repetition of the same abuse were predictors of depressive disorders; and repetition of the same abuse was a predictor of anxiety disorders. Revictimization, family history of psychiatric disorders, threat, and abuse by multiple methods were identified as predictors of hospitalization; revictimization, abuse by multiple methods, female sex, discontinuation of formal education, and family psychiatric history were predictors of self-harm; and abuse by multiple methods, discontinuation of formal education, and family psychiatric history were predictors of suicide attempts. A decrease in psychometric scale scores was observed during follow-up. Conclusion: Identifying and recognizing factors associated with revictimization are essential for its prevention. Determining the predictors of diagnostic categories, hospitalization, self-harm, and suicide attempts is essential for identifying vulnerability areas and highlights the importance of early diagnosis and intervention. The observation of clinical improvement together with the increase in revictimization with age, supports the protective role of early judicial reporting.
Benzer Tezler
- Lohusalıkta anneye verilen sağlık eğitiminin annenin doğum sonrası döneme ilişkin bilgi düzeyine etkisinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HANDAN GÜLER
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
HemşirelikCumhuriyet ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. MELİHA ATALAY
- 1985 yılında acil yardım ve trafik hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi
Başlık çevirisi yok
GÜLAY BALCI
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
UlaşımGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. MEHMET ALİ BUMİN
- Glaphyrinae altfamillyasına bağlı bazı türlerin teşhisinde dış morfolojik karakterlerin kullanılması üzerinde çalışmalar
The Research on the subfamilly of glaphyrinae and the usage of the external morphdosical characteristics for Identifying some of its species
B.VERDA AKA
- Türkiye nabidae (heteroptera) faunası üzerinde sistematik çalışmalar
Contribution to the systematıcal studies of Turkish nabidae (Heteroptera)
HURİYE ERBAY
- H.Ü. Devlet Konservatuvarına devam eden 14-18 yaş grubu öğrencilerinin sosyal uyumları ile ana baba tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYŞEGÜL ŞAKIR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
PsikolojiGazi ÜniversitesiÇocuk Gelişimi ve Eğitimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURGÜN ERSAN