Bizans imparatoru II. Basileios ve dönemi (976-1025)
Byzantine emperor Basil II and his era (976-1025)
- Tez No: 1011399
- Danışmanlar: PROF. DR. BİRSEL KÜÇÜKSİPAHİOĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Doğu Roma veya Bizans İmparatorluğu, X. yüzyılın ikinci yarısında, özellikle asker kökenli imparatorlar II. Nikephoros Phokas ve I. Ioannes Tzimiskes dönemlerinde kazandığı askerî başarılarla ön plana çıkmış; imparatorluk toprakları hem doğuda hem de batıda kayda değer ölçüde genişlemiştir. Bu ilerleyiş, II. Basileios'un (976–1025) uzun süren hükümdarlığı döneminde de devam etmiş ve Bizans tarihinin en görkemli evrelerinden biri yaşanmıştır. Bu çalışma, Doğu Roma İmparatorluğu'nun II. Basileios dönemindeki siyasi, askerî ve politik yapısını ele almaktadır. Bu bağlamda, imparatorluk yönetimini zorlayan iç isyanlar ve aristokratik güç odakları öne çıkmaktadır. İmparator, iktidarının ilk yıllarında çeşitli iç isyanlarla mücadele etmek zorunda kalmış, bunun yanı sıra devletin sosyal, siyasi ve askerî yapısında etkin bir konuma sahip olan aristokrasiye karşı ciddi bir uğraş vermiştir. Devletin bu iç dengelerini sağlamlaştırdıktan sonra dış politikaya ağırlık veren II. Basileios Bulgarlarla mücadele ederek önemli başarılar elde etmiş ve V. yüzyıldan itibaren imparatorluk için büyük sorun olan Bulgar meselesini kesin çözüme kavuşturmuştur. Bu süreçte, doğu sınırlarında görev yapan komutanları aracılığıyla Fâtımîlerle de mücadele etmiş; gerektiğinde bizzat bölgeye giderek doğrudan müdahalede bulunmuştur. Bunun yanı sıra kuzeydeki Ruslarla ve doğudaki Ermeni ve Gürcü siyasi yapılarıyla da diplomatik ve askerî ilişkiler gerçekleştirmiştir. II. Basileios döneminde yaşanan gelişmeler yalnızca Doğu Roma tarihi açısından değil aynı zamanda Türk ve dünya tarihi açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur. Zira XI. yüzyılın başlarından itibaren Türkistan coğrafyasındaki Selçuklular, bölgedeki siyasi koşulların etkisiyle batıya yönelmiş; yurt edinme arayışı doğrultusunda Çağrı Bey komutasındaki Selçuklu birliği Azerbaycan üzerinden Anadolu'ya girerek bir keşif akını gerçekleştirmiştir. Bu ilk seferi takip eden diğer keşif hareketleriyle birlikte Anadolu topraklarına yönelik artan sayıda ve dalga dalga gelen göçler neticesinde Selçuklular Anadolu'ya yerleşmeye başlamıştır. Bu gelişmenin ardından 26 Ağustos 1071 tarihinde gerçekleşen Malazgirt Savaşı'nın da etkisiyle Türkler Anadolu'yu yurt edinmeye başlamış ve zamanla Türkiye Selçuklu Devleti'ni kurmuşlardır. Öyle ki XII. yüzyıl Batı kaynaklarında Anadolu için artık“Turchia”ifadesinin kullanılması bu sürecin ne ölçüde köklü bir dönüşüm yarattığını göstermektedir. Bu yurt edinme sürecini anlamlandırabilmek için Selçuklu Türklerinin Anadolu'ya geldiği dönemde bölgenin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısının incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma hazırlanırken döneme ilişkin başta Grekçe, Latince ve Arapça kronikler olmak üzere aziz biyografileri, strateji el kitapları, döneme ait şiirler gibi birincil kaynaklardan ve konu ile ilgili modern araştırmalardan yararlanılmış ayrıca döneme ait minyatürler, sikkeler, kurşun mühürler ve günümüze ulaşan mimari eserlerin görselleri de araştırmaya dâhil edilmiştir.
Özet (Çeviri)
In the second half of the Xth century, the Eastern Roman (Byzantine) Empire outshined through significant military successes, particularly during the reigns of the emperors of military origin Nikephoros II Phokas and John I Tzimiskes. During this period, the empire's frontiers expanded considerably both to the east and the west. This expansion continued under Emperor Basil II (976–1025), and the empire experienced one of the most glorious periods in its history. This study focuses on the political and military structure of the Byzantine Empire during the reign of Emperor Basil II. In this regard especially rebellions and ongoing power elites stand out. In the early years of his rule, Basil II had to contend with a series of internal revolts. Simultaneously, he waged a persistent struggle against the aristocracy, which had established a dominant presence in the empire's social, political, and military spheres. After consolidating internal stability, he turned his attention to what would become the most pressing issue of his reign—the protracted conflict with the Bulgarians—which ultimately culminated in the incorporation of their territories into the empire since the fifth century. During this period, Basil II also continued the empire's struggle against the Fatimids through his commanders in the East, and on occasion, he personally campaigned to oversee military affairs. Additionally, he maintained relations with the Russians in the north as well as with the Armenians and Georgians along the eastern frontier. Considering subsequent political developments, it becomes clear that this era is of vital importance not only for Byzantine history but also for the history of the Turks and of the broader world. At the beginning of the XIth century, the Seljuks, originating from the Turkic regions of Central Asia, began migrating westward in response to changing political conditions. Under the leadership of Chaghri Beg, a Seljuk contingent crossed into Anatolia via Azerbaijan, conducting a reconnaissance expedition. Following this initial incursion, successive waves of exploratory and increasingly large-scale migrations brought the Seljuks into Anatolian territory. These movements ultimately culminated in the Battle of Manzikert on August 26, 1071, which marked a decisive turning point, enabling the Turks to establish the Sultanate of Rum. Indeed, by the 12th century, Western sources had begun referring to Anatolia as“Turchia”underscoring the transformative impact of this period. To fully comprehend this process of territorial settlement, it is essential to examine the political, social, and economic conditions of Anatolia at the time of the Seljuk arrival. In preparing this study, particular attention has been paid to primary sources written in Greek, Latin, and Arabic from the period, including chronicles, hagiographies, military manuals, and contemporary poetry. Additionally, visual materials such as miniatures, coins, lead seals, and photographs of surviving architectural structures have been utilized to enrich the analysis.
Benzer Tezler
- Balkanlar'da Bizans-Türk ilişkileri (IV-X. yüzyıllar)
The Byzantine and Turkish relations in the Balkans ( IV-X. centuries)
FATMA ÇAPAN
- Bizans'a giden yolda Varegler (11. yüzyıl)
Varangians on the road to Byzantium (11. century)
SENA ÖZBAY
- Bizans kaynakları ve batılı araştırmacıların gözüyle Malazgirt Savaşı ve Bizans Ordusu
The war of Malazgirt and The Byzantine Army from the perspective of Byzantine sources and works of western researchers
KAAN ÇETİN
- I. Basileios dönemi Güney İtalya Yahudileri; Toplumsal, kültürel ve dini izler
The Jews of Southern Italy in the reign of Basil I: Social, cultural and religious aspects
NURDAN KORKMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
TarihBursa Uludağ ÜniversitesiTarih Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN BASRİ ÖCALAN
- Patara sikke basımları ve Patara kazılarından (1989-2001) ele geçen sikkeler
The City coins of Patara and the coins were found during the exavations (1989-2001) at Patara
ŞÜKRÜ ÖZÜDOĞRU
Yüksek Lisans
Türkçe
2002
ArkeolojiAkdeniz ÜniversitesiArkeoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. HAVVA İŞKAN IŞIK