Sosyoekonomik yönden dezavantajlı okullarda görevli öğretmen ve yöneticilerin iş yeri arkadaşlığı olgusuna ilişkin görüşleri
The views of teachers and administrators working in socioeconomically disadvantaged schools on the phenomenon of workplace friendship
- Tez No: 1011198
- Danışmanlar: PROF. DR. FERUDUN SEZGİN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Eğitim ve Öğretim, Education and Training
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Eğitim Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu araştırmanın amacı, sosyoekonomik yönden dezavantajlı okullarda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin iş yeri arkadaşlığı olgusuna ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu amaç çerçevesinde araştırmada, nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenoloji deseni benimsenmiştir. Katılımcıların yaşantılarına ve bu yaşantılara yükledikleri anlamlara odaklanan fenomenoloji deseni doğrultusunda kurgulanan araştırmada katılımcıların olguya ilişkin deneyim, tutum ve anlamlarının ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu kapsamda veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik ve ölçüt örnekleme yöntemlerine göre seçilen okul yöneticileri ve öğretmenler ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Buna göre Ankara'da dezavantajlı bölgelerde bulunan devlet okullarında görev yapan 14 öğretmen ve 8 okul yöneticisinden oluşan toplam 22 katılımcıyla görüşülmüştür. Görüşmeler, katılımcılar ile yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın geçerli ve güvenilir sonuçlara ulaşabilmesi için inandırıcılık, aktarılabilirlik, tutarlılık ve teyit edilebilirlik kapsamında çeşitli stratejiler kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğretmen ve yöneticilerin dezavantajlı okul bağlamında yoğun iş yükü, yetersiz fiziksel imkânlar, öğrencilerin düşük motivasyonu ve ailelerin eğitime sınırlı katılımı gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir. Bununla birlikte iş yeri arkadaşlığını yalnızca sosyal bir yakınlık biçimi olarak değil; motivasyonu arttıran, aidiyet duygusunu güçlendiren, psikolojik iyi oluşu destekleyen ve okulun örgütsel iklimini doğrudan etkileyen çok boyutlu bir olgu olarak ele alındığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, iş yeri arkadaşlığının özellikle“yalnız hissetmeme”,“motivasyon kaynağı”,“anlaşılma”ve“duygusal rahatlama”gibi ihtiyaçlara karşılık geldiğini ve bu yönüyle öğretmen ve yöneticilerin günlük duygusal yükünü hafifleten önemli bir destek mekanizması işlevi gördüğünü de göstermektedir. Ayrıca arkadaşlık ilişkilerinin yalnızca bireysel düzeyde kalmadığı; motivasyon, dersin niteliği, mesleki paylaşım ve sınıf içi etkileşimler üzerinden eğitim süreçlerine yansıdığı anlaşılmaktadır. Özellikle dezavantajlı koşullarda, iş yeri arkadaşlığının öğretmenlerin tükenmişlik duygularıyla başa çıkmalarına ve okula yönelik bağlılıklarını sürdürmelerine katkı sağladığı belirlenmiştir. Öte yandan zümre dayanışması ve mesleki paylaşımın, arkadaşlığın en işlevsel boyutları arasında öne çıktığı; öğretmenler odası ve yönetim arasında gelişen birlik duygusunun ise okulun dış paydaşlarla kurduğu ilişkilerde kurumsal duruşu güçlendirdiği görülmüştür. Bununla birlikte, arkadaşlık ilişkilerinin olumsuzlaştığında dedikodu, kıskançlık, rekabet ve stres gibi dinamiklerle duygusal yıpranmayı artırabildiği ve kurumdan uzaklaşma eğilimlerini tetikleyebildiği de görülmüştür. Araştırma bulguları, katılımcıların sağlıklı bir iş yeri arkadaşlığı için profesyonel sınırların korunmasının gerekli olduğunu düşündüklerini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak araştırmadan elde edilen bulgular, iş yeri arkadaşlığı katılımcılar tarafından okul ortamında hem bireysel iyi oluşu hem de kurumsal iklimi etkileyen; uygun biçimde yönetildiğinde motivasyon ve verimliliği artıran, yönetilmediğinde ise risk üretebilen kritik bir sosyal dinamik olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Bu bağlamda araştırmanın sonucunda, iş yeri arkadaşlığının güçlendirilmesine yönelik olarak okul yönetimlerinin iletişim ve iş birliğini artırıcı uygulamalar geliştirmesi, profesyonel sınırların korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarının yapılması ve dezavantajlı okullarda görevli öğretmen ve yöneticilere yönelik mesleki ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi önerilmektedir. Ayrıca, farklı değişkenlerle ilişkilerin incelendiği nicel ve karşılaştırmalı çalışmaların yapılması, alana katkı sağlayabilir. Araştırma sonuçlarının, dezavantajlı okullarda öğretmenlerin çalışma ortamlarını güçlendirmeye yönelik politikalara ve okul iklimini destekleyici uygulamalara ışık tutması beklenmektedir.
Özet (Çeviri)
The aim of this study is to examine the views of teachers and administrators working in socioeconomically disadvantaged schools regarding the phenomenon of workplace friendship. Within the scope of this purpose, the study adopted the phenomenological design, one of the qualitative research approaches. In line with the phenomenological design, which focuses on participants' lived experiences and the meanings they attribute to these experiences, the study aimed to reveal participants' experiences, attitudes, and interpretations concerning the phenomenon in question. In this context, a semi-structured interview form was used as the data collection tool. Interviews were conducted with teachers and school administrators selected through maximum variation sampling and criterion sampling, which are among purposive sampling methods. Accordingly, a total of 22 participants, consisting of 14 teachers and 8 school administrators working in public schools located in disadvantaged areas of Ankara, participated in the study. The interviews were conducted face-to-face with the participants. The data obtained from the interviews were analyzed using content analysis. In order to ensure the validity and reliability of the study, various strategies were employed within the framework of credibility, transferability, dependability, and confirmability. The findings of the study indicate that teachers and administrators in disadvantaged school contexts encounter various challenges, including heavy workloads, inadequate physical facilities, low student motivation, and limited parental involvement in education. Nevertheless, workplace friendship was found to be perceived not merely as a form of social closeness, but as a multidimensional phenomenon that enhances motivation, strengthens the sense of belonging, supports psychological well-being, and directly affects the organizational climate of the school. The findings further demonstrate that workplace friendship fulfills needs such as“not feeling alone,”“source of motivation,”“being understood,”and“emotional relief,”thereby functioning as an important support mechanism that alleviates the daily emotional burden of teachers and school administrators. In addition, it was understood that friendship relations do not remain solely at the individual level; rather, they are reflected in educational processes through motivation, instructional quality, professional sharing, and classroom interactions. Particularly under disadvantaged conditions, workplace friendship was found to contribute to teachers' ability to cope with feelings of burnout and to maintain their commitment to the school. Moreover, collegial solidarity and professional sharing emerged as the most functional dimensions of workplace friendship, while the sense of unity developed in teachers' rooms and between teachers and administrators strengthened the institutional stance of schools in their relationships with external stakeholders. On the other hand, the findings also revealed that when friendship relations become negative, dynamics such as gossip, jealousy, competition, and stress may increase emotional exhaustion and trigger tendencies toward withdrawal from the institution. The results further indicate that participants believe maintaining professional boundaries is essential for healthy workplace friendships. In conclusion, the findings suggest that workplace friendship is regarded by participants as a critical social dynamic that affects both individual well-being and the institutional climate within the school environment; when managed appropriately, it increases motivation and productivity, whereas when poorly managed, it may generate risks. In this regard, the study recommends that school administrations develop practices that enhance communication and collaboration, conduct awareness-raising activities aimed at maintaining professional boundaries, and strengthen professional and psychological support mechanisms for teachers and school administrators working in disadvantaged schools. Furthermore, quantitative and comparative studies examining relationships with different variables may contribute to the field. It is expected that the findings of this study will provide insights for policies aimed at improving teachers' working environments in disadvantaged schools and for practices supporting positive school climate.
Benzer Tezler
- Sosyo-ekonomik ve kültürel yönden avantajlı ve dezavantajlı ilkokul son sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi bilişsel hedeflerine ulaşma düzeyi
The Level of reaching of socio-economically and culturally advantageous and disadvantageous pupil groups to the cognitive objectives of Turkish course
HACI ÖMER BEYDOĞAN
- Ortaokullarda öğretim zamanının etkililiğinin yönetici ve öğretmen görüşlerine değerlendirilmesi
The evaluation of instructional time effectiveness in lower secondary schools according to the views of school principals and teachers
MİRGUL ENTERİEVA
Doktora
Türkçe
2020
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiEğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FERUDUN SEZGİN
- Dezavantajlı okullarda öğretmen liderliğinin incelenmesi
Investigating teacher leadership in disadvantaged schools
IŞIL GÜREZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Eğitim ve ÖğretimZonguldak Bülent Ecevit ÜniversitesiEğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SELÇUK TURAN
- Bolu ili merkez ilçesinde sosyoekonomik yönden farklı düzeylerde bulunan 8.sınıf öğrencilerinin dil becerilerini kazanma düzeyi
Language acquisition level of 8th grade students differing from eachother to their socioeconomic levels in the city of Bolu
ÇİĞDEM TOPALOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2006
DilbilimAbant İzzet Baysal ÜniversitesiTürkçe Eğitimi Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. HAYATİ YAVUZER
- Potentialities for and limits to inclusion by education: The case of Syrian children's education in Turkey and child labour
Eğitim tarafından içermede potansiyeller ve limitler: Türkiye'deki Suriyeli çocukların eğitimi ve çocuk işçiliği
YASEMİN KIZILOĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
2021
Sosyal HizmetOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSosyal Politika Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET OKYAYUZ