Bordering the colonial legacy: The case of the Durand Line between Afghanistan and British India (1893)
Bir sömürgecilik mirası olarak sınırlar: Afganistan ve Britanya Hindistanı arasındaki Durand Hattı (1893)
- Tez No: 1011006
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MERVE SEREN YEŞİLTAŞ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Eleştirel jeopolitik, Jeopolitik, Sömürgecilik, Sınır antlaşması, Sınır konsepti, Critical geopolitics, Geopolitic, Colonialism, Border treaty, Boundary concept
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Tez, uluslararası ilişkilerde sınır kavramını incelemekte ve eleştirel jeopolitik analitik çerçevesi kapsamında İngiliz sömürgeciliği mirasının sınır oluşumu üzerindeki etkisini analiz etmektedir. Çalışma, İngiliz sınır politikaları ve haritacılık uygulamalarını, 1893'te Durand Hattı ile tesis edilen Afganistan-Pakistan sınırını vaka çalışması kapsamında incelemektedir. Tez, Durand Hattı'nın bir sınır sorununa karşı üretilen nesnel bir teknik çözümden ziyade, İngiliz emperyalist güvenlik ve kontrol vizyonlarını somutlaştıran ve meşrulaştıran mekânsal bir temsil oluşturduğunu savunmaktadır. Sömürgeci haritacılık uygulamaları, etnik ve kabile bağlarıyla birbirine bağlı sınır toplumlarını bölerek ve Afganistan'ın tampon devlet rolünü yerleştirerek, din, kültür, etnik köken ve dil sınırlarıyla örtüşmeyen, belirsiz ve nüfuz edilebilir halde süregelen, yapısal olarak uyumsuz bir sınır ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda, sınırın tarihsel inşası, kalıcı ve çözülmeyen anlaşmazlıklara katkıda bulunan sosyal ve kültürel faktörlerin sürekli olarak ihmal edildiğini vurgulamaktadır. Tez, İngiliz emperyalizminin sömürge topraklarını meşrulaştırmak ve genişletmek için haritacılığı nasıl kullandığına dair anlayıştaki boşluğu ele almaktadır. Çalışma, Durand Hattı'nın İngiliz çıkarlarına hizmet edecek şekilde nasıl kavramsallaştırıldığını, temsil edildiğini ve inşa edildiğini; toplumsal gerçekliklerin ne ölçüde görmezden gelindiğini; ve sınırın süregelen belirsizliğinin ve geçirgenliğinin nasıl devam ettiğini incelemektedir. İngiliz sömürge mirası,“jeo-güç”(geo-power),“yeryüzü-yazımı”(earth-writing),“jeo vücut”(geo-body) kavramları ve ilgili sınır inşası ile haritacılık uygulamaları aracılığıyla kendini göstermiş ve bunların tümü birer söylem biçimi olarak işlev görmüştür. Bu maksatla, haritalar, görseller, illüstrasyonlar ve metinler, sınırları inşa etmek ve meşrulaştırmak için yaygın olarak kullanılmıştır. Tezin temel argümanı, İngiliz sömürgeciliğinin Durand Hattı'nı haritacılık söylemi aracılığıyla temsil ettiği, uyguladığı ve meşrulaştırdığıdır. Günümüzde, Afganistan-Pakistan sınırı, fiziksel bir sınırdan daha fazlası olmakta; bölgesel istikrarı, ticari ve beşeri dinamikleri, terörizmi ve siyasi ittifakları şekillendiren stratejik, etnik, güvenlik ve jeopolitik unsurları barındıran bir gerilim noktası teşkil etmektedir. Özellikle, 19'uncu yüzyılda İngiliz ve Rus İmparatorlukları arasındaki“Büyük Oyun”sırasında, harita yapımı ve sınır belirleme uygulamalarıyla şekillenen sömürge mirasının mevcut sınıra uygulandığı önemli bir bulgu olarak ortaya çıkmaktadır. Afganistan'da süregelen hükümetler, Durand Hattı'nı uluslararası bir sınır olarak tanımayı reddederken, bunu sömürgeci bir dayatma olarak nitelendirmekte; Pakistan ise sürekli olarak meşru bir uluslararası sınır olarak tanımaktadır. Sınırın tartışmalı meşruiyeti ve sınır bölgelerindeki devam eden çatışmalar, Afganistan-Pakistan ilişkilerini şekillendirmeye ve Hindistan, Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve İran'ı içeren daha geniş bölgesel dinamikleri etkilemeye devam edeceği değerlendirilmektedir.
Özet (Çeviri)
This thesis examines the concept of borders in international relations and analyzes the impact of the British colonial legacy on border formation using the analytical framework of critical geopolitics. This study examines British border policies and cartographic practices, using the Afghanistan-Pakistan border established by the Durand Line in 1893 as a case study. It argues that the Durand Line was not an objective technical resolution to a frontier question, but a spatial representation that materialized and legitimized British imperial visions of security and control. Colonial cartographical implementations, by partitioning ethnically and tribally connected frontier societies and embedding Afghanistan's role as a buffer state, produced a structurally misaligned border that has remained ambiguous and permeable across religious, cultural, ethnic, and linguistic lines. In this context, the historical construction of the border highlights the persistent neglect of social and cultural factors that have contributed to lasting and unresolved disputes. This study addresses the gap in understanding how British imperialism employed cartography to legitimize and expand colonial territories. It investigates how the Durand Line was conceptualized, represented, and constructed to serve British interests; the extent to which social realities were disregarded; and how the border's continued ambiguity and permeability have persisted. The British colonial legacy manifested through mapmaking concepts as“geo-power,”“earth-writing,”“geo-body,”and related border-making practices, all functioning as forms of discourse. To this end, maps, images, illustrations, and texts were extensively employed to construct and legitimize border-making practices. The central argument of this thesis is that British colonialism represented, enacted, and legitimized the Durand Line through cartographic discourse. Today, the Afghanistan-Pakistan border functions as more than a physical boundary; it serves as a strategic, ethnic, security, and geopolitical flashpoint that shapes regional stability, commercial and humanitarian dynamics, terrorism, and political alignments. A key finding is that the British colonial legacy, particularly through mapmaking and border-making practices as forms of discourse, was applied to this border during the“Great Game”of the nineteenth century between the British and Russian Empires. Successive Afghan governments have rejected recognizing the Durand Line as an international boundary, framing it as a colonial imposition, whereas Pakistan has consistently recognized it as a legitimate international border. The border's contested legitimacy and ongoing conflicts in the borderlands will continue to shape Afghanistan-Pakistan relations and influence broader regional dynamics involving India, China, the United States, Russia, and Iran.
Benzer Tezler
- Conflict influenced by geography: Analysis of Kenya's geographical position to explain the Somali and North-Eastern Kenya's unrest
Coğrafya'nın çatışmaya etkisi: Somali-Kuzey Doğu Kenya çatışmasını açıklamak için Kenya'nın coğrafi konumunun analizi
FIONA NZINGO ANYANGO ODWAR
Yüksek Lisans
İngilizce
2020
Uluslararası İlişkilerBursa Uludağ ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
Prof. Dr. MUZAFFER ERCAN YILMAZ
- Avrupa Birliği'nin özel statülü bölgeleri: Dikelya ve Ağrotur
Special territories of member states of the European Union: Dhekelia and Akrotiri
CENK ALP
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Uluslararası İlişkilerDokuz Eylül ÜniversitesiAvrupa Birliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BURÇAK MÜGE VURAL
- Özel ve kamusal eşiğindeki ara durumların yeniden üretimi
Reproduction of intermediary circumstances on the threshold of private and public
BURÇE KARADAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SIDIKA ASLIHAN ŞENEL
- Tasvir-i Efkâr Gazetesi üzerine bir inceleme(Yıl: 1920 / Sayı: 2945-3028)
A satudy on Tasvir-i Efkâr Newspaper (Year: 1920/ İssue: 2945-3028)
DUYGU YILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Türk Dili ve EdebiyatıNiğde Ömer Halisdemir ÜniversitesiYeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. RAMİS KARABULUT