Geri Dön

Türkiye'de medya aracılığıyla işçilerin sendikal algısının biçimlenişi: Endüstri ilişkileri sistemine yönelik söylemsel ve bilişsel müdahalenin nörobilimsel çözümlemesi

The formation of workers' perceptions of trade unions through media in Turkey: A neuroscientific analysis of discursive and cognitive interventions in the industrial relations system

  1. Tez No: 1010176
  2. Yazar: EMRULLAH TEKİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SAYIM YORGUN, DR. ÖĞR. ÜYESİ SELAMİ VAROL ÜLKER
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Labour Economics and Industrial Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Türkiye'de gözlenen sendikal gerileme, çoğunlukla üretim rejimindeki dönüşümler, emek piyasalarının esnekleşmesi ve sendikal örgütlenmenin kurumsal kapasitesindeki aşınma üzerinden açıklanmaktadır. Ancak bu yaklaşım, sendikaların işçi öznesinin algı dünyasında nasıl konumlandığı ve sendikal örgütlenmenin hangi anlam kategorileri içinde değerlendirildiği sorusunu büyük ölçüde açıkta bırakmaktadır. Oysa sendikal örgütlenmenin toplumsal meşruiyeti yalnızca kurumsal yapıların gücüyle değil, sendikanın işçiler tarafından hangi çağrışımlar, değerlendirme ölçütleri ve normatif çerçeveler içinde düşünüldüğüyle de yakından ilişkilidir. Bu çalışma, sendikal gerilemenin yalnızca kurumsal dönüşümler üzerinden değil, sendikal algının oluşum süreçleri dikkate alınarak daha bütünlüklü biçimde anlaşılabileceği varsayımından hareket etmektedir. Araştırma, sendikal algının oluşumunu söylem, algısal işleme -dikkat ve duygulanım- ve tutumsal yönelim zinciri içinde ele alan bütüncül bir analitik model üzerine kurulmuştur. Bu model doğrultusunda çalışma, keşfedici sıralı karma yöntem tasarımına dayalı üç aşamalı bir ampirik yapı içermektedir. Birinci aşamada, sendikasız özel sektör işçileriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlar aracılığıyla sendikalara ilişkin algıların hangi bilgi kaynakları ve anlamlandırma süreçleri içinde oluştuğu incelenmiştir. Bulgular, sendikalara ilişkin değerlendirmelerin büyük ölçüde doğrudan örgütsel deneyimlerden değil, medya içerikleri ve dolaylı bilgi akışları aracılığıyla şekillendiğini göstermektedir. Bu bağlamda sendika, birçok işçi için öncelikle kamusal söylem alanında karşılaşılan temsiller üzerinden tanınan bir toplumsal aktör olarak belirmektedir. İkinci aşamada, birinci aşamada belirginleşen medya referansları doğrultusunda seçilen dijital içerikler, eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. Analiz bulguları, sendika ve grev temsillerinin dijital medya ortamında ağırlıklı olarak kamusal hizmet aksaması, kriz, ekonomik maliyet, mağduriyet ve toplumsal gerilim çerçeveleri içinde kurulduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık emek hakları, örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık gibi sendikal eylemin kurucu bağlamları sınırlı bir görünürlük kazanmaktadır. Bu söylemsel yapı, sendikal eylemin kamusal alanda hangi normatif ölçütler içinde değerlendirileceğini belirleyen bir anlam rejimi üretmekte ve sendikal meşruiyetin algısal zemininin bu çerçeveler içinde kurulmasına katkı sağlamaktadır. Üçüncü aşamada ise bu söylemsel temsillerin bireylerin algısal işleme süreçlerinde nasıl karşılık bulduğu, göz izleme (eye-tracking) ve galvanik deri tepkisi (GSR) ölçümleri aracılığıyla incelenmiştir. Elde edilen bulgular, farklı söylem türlerinin katılımcıların dikkat yönelimi ve duygulanımsal uyarılma örüntülerinde sistematik farklılaşmalar ürettiğini göstermektedir. Hegemonik söylem çerçevelerinin daha odaklı ve yoğun dikkat örüntüleriyle ilişkilendiği; alternatif temsil biçimlerinin ise daha parçalı ve içerik özelliklerine duyarlı bir algısal işlemleme yapısı ortaya çıkardığı tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, medya söylemlerinin yalnızca anlam üretmediğini; aynı zamanda algısal öncelikleri ve işlemleme yoğunluğunu yönlendiren bir mekanizma olarak işlediğini ortaya koymaktadır. Araştırmanın üç aşamasından elde edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde, sendikal algının kurumsal deneyimlerden bağımsız biçimde, kamusal söylem alanında üretilen temsiller ile bireylerin algısal işleme süreçleri arasındaki etkileşim içinde şekillendiği görülmektedir. Bu etkileşim, sendikal örgütlenmeye ilişkin değerlendirmelerin çoğu durumda risk ve maliyet algıları üzerinden kurulmasına yol açmakta; sendikaya yönelik temkinli, koşullu ve mesafeli tutumların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Bu çerçevede çalışma, sendikal gerilemenin yalnızca örgütsel bir daralma olmadığını; söylemsel temsiller, algısal işleme süreçleri ve tutumsal yönelimler arasındaki ilişkisel mekanizmalar içinde üretilen bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma, bu analitik çerçeveyi kavramsallaştırmak amacıyla iki temel kavram önermektedir. Algısal-meşruiyetsel aşınma, sendikanın toplumsal aktör olarak taşıdığı anlamın bireylerin algı dünyasında daralmasını ifade etmektedir. Mesafeli rıza ise bu aşınmanın tutumsal düzeydeki karşılığı olarak, sendikal örgütlenmenin ilkesel düzeyde reddedilmediği ancak aktif katılımın sınırlı kaldığı ara bir kabul biçimini tanımlamaktadır. Bu araştırma, endüstri ilişkileri literatürüne sendikal gerilemeyi algısal meşruiyet süreçleri üzerinden yeniden düşünmeyi önererek katkı sunmaktadır. Medya ve temsil çalışmalarına, söylemsel çerçevelerin algısal işleme üzerindeki etkisini ampirik olarak göstererek yeni bir açılım getirmektedir. Davranışsal sosyal bilimler literatürüne ise bilişsel ve duygulanımsal süreçlerin toplumsal söylem bağlamı içinde nasıl yönlendirildiğini ortaya koyarak müdahalede bulunmaktadır. Yöntemsel olarak da nitel veri, söylem analizi ve nörofizyolojik ölçümleri bir araya getiren çok katmanlı tasarımıyla söylem ile algı arasındaki ilişkinin ölçülebilir göstergeler üzerinden analiz edilebileceğini göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, sendikal gerilemenin anlaşılabilmesi için kurumsal dönüşümlerin yanı sıra medya temsilleri, algısal işleme süreçleri ve tutumsal yönelimler arasındaki ilişkisel yapının birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymakta ve sendikal meşruiyet tartışmalarına bütüncül bir analitik perspektif sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

The decline of trade unions in Turkey is commonly explained through transformations in the production regime, increasing labour market flexibilization, and the erosion of the institutional capacity of union organization. While these explanations provide important insights into structural changes within industrial relations systems, they largely overlook how unions are positioned within the perceptual world of workers and how unionization is interpreted within particular meaning frameworks. However, the social legitimacy of trade unions depends not only on institutional structures but also on how unions are perceived, interpreted, and evaluated by workers. From this perspective, the present study argues that union decline cannot be fully understood without considering the processes through which union perceptions are formed. The study develops an analytical model that conceptualizes the formation of union perception through the chain of discourse, perceptual processing -attention and emotional arousal- and attitudinal orientation. Based on this framework, the research employs an exploratory sequential mixed-method design consisting of three empirical stages. In the first stage, semi-structured interviews were conducted with non-unionized private sector workers to explore the sources of information and meaning-making processes shaping their perceptions of trade unions. The findings indicate that workers' evaluations of unions are shaped less by direct organizational experience than by media content and indirect information flows. This suggests that unions are often encountered primarily as mediated representations circulating within public discourse rather than as directly experienced organizational actors. In the second stage, digital media content identified through the first stage was examined using critical discourse analysis. The analysis reveals that representations of trade unions and strikes in digital media are predominantly framed around themes such as public service disruption, crisis, economic cost, victimization, and social conflict. By contrast, the constitutive dimensions of union action, such as labour rights, freedom of association, and collective bargaining, receive significantly less visibility. This discursive structure produces a symbolic interpretive framework that shapes how union actions are normatively evaluated in the public sphere and contributes to the formation of the perceptual basis of union legitimacy. In the third stage, the perceptual effects of these discursive representations were examined through eye-tracking and galvanic skin response (GSR) measurements. The results demonstrate systematic differences in participants' attention allocation and emotional arousal across different discourse types. Hegemonic discursive frames tend to generate more concentrated and stable attention patterns, whereas alternative representations produce more fragmented and stimulus-sensitive perceptual processing. These findings suggest that media discourse does not merely construct meaning; it also organizes perceptual priorities and the intensity of cognitive processing. When the findings from all three stages are considered together, the study shows that union perceptions are shaped through the interaction between mediated representations circulating in public discourse and individuals' perceptual processing mechanisms. This interaction frequently frames unionization in terms of perceived risks and costs, thereby fostering cautious and conditional attitudes toward union participation. From this perspective, union decline appears not only as an organizational contraction but also as a process produced through the relational mechanisms connecting discourse, perception, and attitudinal orientation. To conceptualize this process, the study introduces two analytical concepts. Perceptual-legitimacy erosion refers to the gradual narrowing of the symbolic meaning of unions within individuals' perceptual worlds. Distanced consent describes an intermediate attitudinal position in which unionization is not normatively rejected, yet active participation remains limited due to perceived risks and uncertainties. By integrating industrial relations, media studies, and behavioral social sciences within a single analytical framework, the study contributes to the literature by demonstrating how discursive representations shape perceptual processes and, in turn, influence attitudes toward unionization. Methodologically, the research introduces a multi-layered design that combines qualitative interviews, discourse analysis, and neurophysiological measurements, thereby offering a novel approach to empirically examining the relationship between discourse and perception. Overall, the findings suggest that understanding union decline requires examining not only institutional transformations but also the relational dynamics linking media representations, perceptual processing, and attitudinal orientations toward collective organization.

Benzer Tezler

  1. İşçiler, sendikalar ve iletişim: Metal ve genel işler işkolları örneği

    Workers, unions and communication: Examples of metal and general services sectors in Turkey

    PINAR ABDAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriAnkara Üniversitesi

    Gazetecilik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖKHAN ATILGAN

  2. Türkiye'de Tek Parti'den çok partili hayata geçiş; Bir“söylem”: Türk İşçisi

    Transition to the multi-party system in Turkey; A discourse:“Turkish Workers”

    NİLGÜN KOÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    İletişim BilimleriAkdeniz Üniversitesi

    İletişim Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURDAN AKINER

  3. Türkiye iktisat politikalarının belirlenmesinde iktisadi kurum-kural ve kuruluşların rolleri

    Başlık çevirisi yok

    İBRAHİM GÜRAN YUMUŞAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    DOÇ.DR. YUSUF TUNA

  4. Creative labor in Turkish cultural and creative industries: Istanbul-based visual designers

    Türk kültürel ve yaratıcı endüstrilerinde yaratıcı emek: İstanbul-merkezli görsel tasarımcılar

    YUNUS EMRE ÖZTAŞ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    İletişim BilimleriGalatasaray Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMİNE NAZLI AYTUNA

  5. Politics, media and democracy: The electoral news coverage in the 2010 Kyrgyzstan and 2011 Turkey elections

    Siyaset, medya ve demokrasi: 2010 Kırgızistan ve 2011 Türkiye genel seçimlerinin yazılı basında sunumu

    NADIRABEGIM ESKİÇORAPÇI

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    GazetecilikYeditepe Üniversitesi

    Medya Çalışmaları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SUAT ANAR