Multipl sklerozlu hastalarda yorgunluk ile ilişkili kinezyofobi ve etkileyen faktörler
Kinesiophobia related to fatigue and associated factors in patients with multiple sclerosis
- Tez No: 1009757
- Danışmanlar: PROF. DR. ÇİĞDEM BİRCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
- Anahtar Kelimeler: Hareket korkusu, Multipl skleroz, Yorgunluk, Kinesiophobia, Multiple sclerosis, Fatigue
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Multipl skleroz (MS), nörolojik engelliliğin önemli nedenlerinden biridir. Kinezyofobi, yeni bir yaralanmaya karşı savunmasızlık hissi nedeniyle fiziksel bir hareket yapmaktan aşırı, mantıksız ve güçten düşürücü bir korkudur. Kinezyofobi yorgunluk ve ağrıdan kaynaklanabilir. Bu çalışmada MS'li hastalarda yorgunlukla ilişkili kinezyofobinin varlığı ve bununla ilişkili klinik, fonksiyonel ve psikolojik faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 352 MS hastası alınmıştır. Demografik ve klinik veriler kaydedilmiş; özürlülük düzeyi Genişletilmiş Engellilik Durum Ölçeği (EDSS) ile, ambulasyon düzeyi Fonksiyonel Ambulasyon Skalası (FAS) ile, yürüme performansı Zamanlı 25-Feet Yürüme Testi ile değerlendirilmiştir. Ağrı düzeyi ve uyku kalitesi Vizüel Analog Skala (VAS), fiziksel aktivite düzeyi Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Form ile, anksiyete ve depresyon düzeyleri Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği ile ölçülmüştür. Kinezyofobi Tampa Kinezyofobi–Yorgunluk Ölçeği ile değerlendirilmiş, hastalar kesme değerine göre kinezyofobi varlığı açısından sınıflandırılmış ve gruplar arası karşılaştırmalar yapılmıştır. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 46,47 ± 10,74 yıldı. Tampa kinezyofobi skoru ortalaması 39,40 ± 7,67 olarak bulundu. Değerlendirmeye göre kinezyofobi sıklığı %35,8 olarak saptandı. Kinezyofobi olan ve olmayan gruplar arasında demografik değişkenler açısından eğitim durumu dışında anlamlı fark saptanmadı. Kinezyofobisi olanlarda VAS-ağrı, VAS-uyku , anksiyete, depresyon skorları ve yürüme süresi daha yüksek, FAS evresi ve fiziksel aktivite düzeyi daha düşüktü (p<0,001). EDSS (r=0,480; p<0,001), yürüme süresi (r=0,372; p<0,001), VAS-ağrı (r=0,392; p<0,001), VAS-uyku (r=0,208; p<0,001), anksiyete (r=0,474; p<0,001) ve depresyon skorları (r=0,470; p<0,001) ile kinezyofobi arasında pozitif; FAS (r=−0,336; p<0,001) ve fiziksel aktivite skoru (r=−0,270; p<0,001) ile negatif korelasyon saptandı. Lojistik regresyon analizinde EDSS (p=0,002), yürüme süresi (p=0,028), ağrı (p=0,031) ve anksiyetenin (p<0,001) kinezyofobi ile bağımsız ilişkili olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmada kinezyofobinin MS'li bireylerde dikkate değer bir sıklıkta görüldüğü ve özellikle hastalık yükü ile fonksiyonel kısıtlılık arttıkça daha belirgin hale geldiği saptanmıştır. Kinezyofobi varlığının; özürlülük düzeyi, yürüme performansı ve ağrı gibi fiziksel bileşenlerle birlikte, anksiyete gibi psikolojik değişkenlerle de yakından ilişkili olması, hareketten kaçınma davranışının MS'te çok boyutlu bir klinik çerçevede ele alınması gerektiğini düşündürmektedir. Kinezyofobinin klinik değerlendirme ve rehabilitasyon planlaması sürecinde göz ardı edilmemesi, bireye özgü, bütüncül ve multidisipliner yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Aim: Multiple sclerosis (MS) is one of the leading causes of neurological disability. Kinesiophobia is defined as an excessive, irrational, and debilitating fear of physical movement due to a perceived vulnerability to new injury. Kinesiophobia may arise from fatigue and pain. This study aimed to investigate the presence of fatigue-related kinesiophobia in patients with MS and to examine the associated clinical, functional, and psychological factors. Materials and Methods: A total of 352 patients with MS who met the inclusion criteria were enrolled in the study. Demographic and clinical data were recorded; disability level was assessed using the Expanded Disability Status Scale (EDSS), functional ambulation with the Functional Ambulation Scale (FAS), and walking performance with the Timed 25-Feet Walk Test. Pain and sleep levels were evaluated using the Visual Analog Scale (VAS), physical activity level with the International Physical Activity Questionnaire-Short Form, and anxiety and depression levels with the Hospital Anxiety and Depression Scale. Kinesiophobia was assessed using the Tampa Scale for Kinesiophobia–Fatigue, and patients were classified according to the cut-off value in terms of the presence of kinesiophobia, followed by between-group comparisons. Results: The mean age of the patients was 46.47 ± 10.74 years. The mean Tampa kinesiophobia score was 39.40 ± 7.67. The prevalence of kinesiophobia was found to be 35.8%. No significant differences were observed between patients with and without kinesiophobia in terms of demographic variables, except for educational status. Patients with kinesiophobia had higher VAS-pain, VAS-sleep, anxiety, depression scores, and walking time, and lower FAS stage and physical activity levels (p<0.001). Kinesiophobia showed positive correlations with EDSS (r=0.480; p<0.001), walking time (r=0.372; p<0.001), VAS-pain (r=0.392; p<0.001), VAS-sleep (r=0.208; p<0.001), anxiety (r=0.474; p<0.001), and depression scores (r=0.470; p<0.001), and negative correlations with FAS (r=−0.336; p<0.001) and physical activity score (r=−0.270; p<0.001). In the logistic regression analysis, EDSS (p=0.002), walking time (p=0.028), pain (p=0.031), and anxiety (p<0.001) were found to be independently associated with kinesiophobia. Conclusion: In this study, kinesiophobia was found to be present at a considerable frequency in individuals with MS and to become more pronounced particularly as disease burden and functional limitations increase. The close association of kinesiophobia with physical components such as disability level, walking performance, and pain, as well as psychological variables such as anxiety, suggests that movement avoidance behavior in MS should be addressed within a multidimensional clinical framework. Taking kinesiophobia into consideration during the clinical assessment and rehabilitation planning process may contribute to the development of individualized, holistic, and multidisciplinary approaches.
Benzer Tezler
- Çoklu amaçların çözümlemesinde amaç programlaması ile genelleştirilmiş ters yaklaşımı ve yem sanayiinde bir uygulama
Goal programming and generalieed inverse approaches in the multi-objective analysis and application in feed industry
HASAN BAL
- Bölünüme bağlı olmayan varyans çözümlemesi çoklu karşılaştırmalar ve tarımda uygulamaları
Distiribution-free analyis of variance multiple comparisons and applications in agriculture
HAMZA GAMGAM
- Boğazdan izole edilen coliform bakterilerin B- laktamaz enzim aktivitelerinin tesbit edilmesi ve B-laktamaz pozitif coliformların penisilinetkisinin inaktivasyonunun in vitro deneylerle gösterilmesi
The Detection of beta-lactamasa activity of coliform bacteria isolated from th roat cultures and slovving the inactivation of penicilin by this beta lactamase produced by this caliform organisms
GÜVEN URAZ
Doktora
Türkçe
1986
MikrobiyolojiGazi ÜniversitesiGenel Biyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN BERKMAN
- Regresyon analizi ve Türkiye üzerine bir deneme buğday üretiminin tahmini
Başlık çevirisi yok
MACİT MESUT ÖZMEN
- İhracatın sektörel analizine ilişkin fonksiyonel bir araştırma
Functional research on analysis of sectoral export
AYŞENUR TOPÇUOĞLU