Füzyon prostat biyopsisinde upgrade ve lateralite oranlarının değerlendirilmesi
Evaluation of upgrade and laterality rates in fusion prostate biopsy
- Tez No: 1008893
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÖKHAN SÖNMEZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Prostat kanseri, Füzyon biyopsi, MRG hedefli biyopsi, Kombine biyopsi, Radikal prostatektomi, Gleason skoru, Lateralite, Prostate cancer, Fusion biopsy, MRI-targeted biopsy, Combined biopsy, Radical prostatectomy, Gleason score, Laterality
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Prostat kanseri tanısında kullanılan biyopsi yöntemleri günümüzde standart, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) hedefli ve her iki yöntemin birlikte uygulandığı kombine (MRG hedefli + standart) yaklaşımlar şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. Tümörün histopatolojik özelliklerinin ve lateralitesinin doğru belirlenmesi, tedavi planının oluşturulmasında ve uygun cerrahi yöntemin seçilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. MRG hedefli biyopsilerin bu açıdan daha yüksek tanısal doğruluk sağladığı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, kliniğimizde kombine füzyon prostat biyopsisi (FPB) uygulanarak prostat kanseri tanısı konulan ve sonrasında radikal prostatektomi yapılan hastalarda, biyopsi ile cerrahi spesimen histopatolojileri arasındaki gleason skoru değişimi (upgrade) ve tümör lateralitesi açısından olası farkların değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya, Ocak 2017 – Mayıs 2025 tarihleri arasında Erciyes Üniversitesi Üroloji Kliniğinde kombine füzyon prostat biyopsisi sonucunda prostat kanseri tanısı konulan ve radikal prostatektomi uygulanan 201 hasta dâhil edilmiştir. Dış merkezde biyopsi yapılanlar, yalnızca standart biyopsi uygulananlar ve biyopsi ile cerrahi arasında altı aydan uzun süre bulunan hastalar çalışmadan dışlanmıştır. Tüm hastalarda multiparametrik manyetik rezonans görüntüleme (mpMRG) Siemens 1.5T veya 3T cihazlarıyla yapılmış, lezyonlar PI-RADS v2.1 kriterlerine göre sınıflandırılmıştır. Füzyon biyopsiler, rijit kayıt sistemli ultrason eşliğinde (GE Logiq E9) gerçekleştirilmiş; standart 12 kor biyopsiye ek olarak, mpMRG'de şüpheli görülen lezyonlardan hedefe yönelik örnekler alınmıştır. Biyopsi örnekleri ve radikal prostatektomi spesimenleri, 2019 ISUP Gleason Derecelendirme Konsensusu kriterlerine göre deneyimli üropatologlarca değerlendirilmiştir. P<0.05 değeri istatistiksel anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 201 hastanın ortalama yaşı 63.2 ± 6.8 yıl, ortanca prostat spesifik antijen (PSA) değeri 7.8 ng/mL (5.8–9.3) ve ortalama vücut kitle indeksi 27.4 ± 3.7 kg/m² olarak saptandı. Hastaların %11,9'unda ailede prostat kanseri öyküsü mevcuttu. Histopatolojik değerlendirmede, standart biyopsi örneklerinde elde edilen ISUP Grade ile cerrahi spesimen sonuçları arasında anlamlı fark saptandı (p<0.001); benzer şekilde hedefli ve kombine füzyon biyopsi sonuçlarında da cerrahi histopatolojiye göre anlamlı upgrade izlendi (p<0.001). ISUP skoru açısından upgrade oranı standart biyopside %61,7, hedefli biyopside %31,3, kombine biyopside ise %35,3 olarak bulundu (p<0.001). Lateralite açısından değerlendirildiğinde, upgrade oranı hedefli biyopside %43,8, standart biyopside %59,2, kombine biyopside ise %38,8 olup fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.001). Prostat kanseri saptama oranı standart biyopsilerde %80,1, hedefli biyopsilerde ise %71,6 idi (p<0.001). Sonuç: Bu çalışma, FPB prostat kanseri tanısında histopatolojik doğruluk üzerindeki etkisini ve biyopsi yöntemlerinin cerrahi patolojiyle olan uyumunu değerlendirmiştir. Bulgular, standart biyopsinin genel kanser tespitinde yüksek duyarlılığa sahip olmasına rağmen, tümör derecelendirmesi ve lateralite belirlemede yetersiz kaldığını göstermiştir. Kombine biyopsi (hedefli + sistematik) yöntemi, hem kanser tespit oranını hem de histopatolojik uyumu en yüksek düzeyde sağlamış; upgrade oranlarını azaltarak tümörün gerçek yerleşimini ve lateralitesini en doğru biçimde ortaya koymuştur. Sonuç olarak, multiparametrik MRG eşliğinde uygulanan kombine biyopsi, prostat kanseri tanısında hem duyarlılığı hem özgüllüğü dengeleyen en güvenilir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: Biopsy methods used in the diagnosis of prostate cancer can currently be performed as standard, magnetic resonance imaging (MRI)-targeted, or combined (MRI-targeted + standard) approaches. Accurate determination of the tumor's histopathological characteristics and laterality plays an important role in treatment planning and in selecting the most appropriate surgical method. MRI-targeted biopsies are thought to provide higher diagnostic accuracy in this regard. The aim of this study is to evaluate possible differences between biopsy and surgical specimen histopathology in terms of Gleason score changes (upgrade) and tumor laterality in patients who were diagnosed with prostate cancer through combined fusion prostate biopsy (FPB) in our clinic and subsequently underwent radical prostatectomy. Materials and Methods: This retrospective study included 201 patients who were diagnosed with prostate cancer by combined fusion prostate biopsy at the Urology Department of Erciyes University between January 2017 and May 2025 and who subsequently underwent radical prostatectomy. Patients who had undergone biopsy in external centers, those who had only standard biopsy, and those with more than six months between biopsy and surgery were excluded. All patients underwent multiparametric magnetic resonance imaging (mpMRI) using Siemens 1.5T or 3T scanners, and lesions were classified according to the PI-RADS v2.1 criteria. Fusion biopsies were performed under ultrasound guidance (GE Logiq E9) using a rigid registration system; in addition to the standard 12-core biopsy, targeted samples were obtained from lesions that appeared suspicious on mpMRI. Biopsy specimens and radical prostatectomy samples were evaluated by experienced uropathologists according to the 2019 ISUP Gleason Grading Consensus criteria. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the 201 patients included in the study was 63.2 ± 6.8 years, the median prostate-specific antigen (PSA) level was 7.8 ng/mL (5.8–9.3), and the mean body mass index was 27.4 ± 3.7 kg/m². A family history of prostate cancer was present in 11.9% of the patients. Histopathological evaluation revealed a significant difference between ISUP Grades obtained from standard biopsy samples and those from surgical specimens (p<0.001); similarly, significant upgrades were observed in targeted and combined fusion biopsy results compared to surgical histopathology (p<0.001). The upgrade rate for ISUP scores was 61.7% in standard biopsy, 31.3% in targeted biopsy, and 35.3% in combined biopsy (p<0.001). In terms of laterality, upgrade rates were 43.8% in targeted biopsy, 59.2% in standard biopsy, and 38.8% in combined biopsy, with statistically significant differences (p<0.001). The prostate cancer detection rate was 80.1% in standard biopsies and 71.6% in targeted biopsies (p<0.001). Conclusion: This study evaluated the impact of fusion prostate biopsy (FPB) on histopathological accuracy in prostate cancer diagnosis and the concordance between biopsy methods and surgical pathology. The findings indicate that although standard biopsy has high sensitivity for general cancer detection, it is insufficient in tumor grading and laterality determination. The combined biopsy (targeted + systematic) approach provided the highest rates of cancer detection and histopathological concordance, reducing upgrade rates and accurately revealing the true location and laterality of the tumor. Consequently, combined biopsy performed under multiparametric MRI guidance stands out as the most reliable method balancing both sensitivity and specificity in the diagnosis of prostate cancer.
Benzer Tezler
- Anizometrop ve monoküler afak olgularda binoküler tek görme
Başlık çevirisi yok
ZELAL ÖKTEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1986
Göz HastalıklarıTrakya ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SAİT ERDA
- Akut miyokard infarktüsünde intravenöz heparin tedavisi ile alınan sonuçlar (karşılaştırmalı bir çalışma)
Başlık çevirisi yok
MEHMET ALİ ÇOBANOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. REMZİ ÖZCAN
- Bölgesel myokard iskemisi sonrası oluşan reperfüzyon aritmilerinin önlenmesinde Prenilamin'in rolü
Başlık çevirisi yok
MEHMET ALİ BEDİRHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı