Yenidoğan tarama testi ile kistik fibrozis tanısı alan hastalarda IRT (immünreaktif tripsinojen) düzeyleri ile klinik parametreler arası ilişki
Relationship between immunoreactive trypsinogen (IRT) levels and clinical parameters in patients diagnosed with cystic fibrosis through newborn screening
- Tez No: 1008465
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KÖSE
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Kistik fibrozis, Yenidoğan taraması, İmmünreaktif Tripsinojen, IRT-1, IRT-2, Cystic fibrosis, Newborn screening, Immunoreactive Trypsinogen, IRT-1, IRT-2
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Kistik fibrozis (KF) yenidoğan taraması ile erken tanı alan, multisistemik seyirli bir hastalıktır. Tarama testinin temel biyobelirteci olan immünreaktif tripsinojen (IRT) düzeylerinin yalnızca tarama pozitifliğini değil, hastalık fenotipi ve izlemdeki klinik yükü de yansıtıp yansıtmadığı net değildir. Bu çalışmada yenidoğan taraması ile KF tanısı alan hastalarda yenidoğan döneminde ölçülen IRT-1 ve mevcut olgularda IRT-2 düzeyleri ile demografik, klinik, laboratuvar, radyolojik ve genetik/izlem parametreleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Polikliniği'nde, Ocak 2015'te başlatılan yenidoğan tarama programı kapsamında değerlendirilmiş ve izlemde KF tanısı almış olguların dosya/kayıt verileri incelendi. Ortalama izlem süresi 72,30±38,51 ay idi. IRT-1 ve mevcut olgularda IRT-2 düzeyleri kaydedildi; klinik komplikasyonlar (psödo-Bartter sendromu ve atak sayısı, mekonyum ileusu, Distal intestinal obstrüksiyon sendromu (DİOS), pankreatit, diyabet, böbrek taşı), alevlenme nedeniyle yatış, büyüme-beslenme göstergeleri (kilo/boy/VKİ, persentil ve SDS; malnütrisyon, enteral ürün kullanımı), laboratuvar parametreleri (Hemoglobin, AST/ALT, protein/albumin, vitamin A-D-E), ter testi, gaitada yağ varlığı, akciğer grafisi ve balgam kültürü ile karaciğer ultrasonografi (USG) bulguları değerlendirildi. ROC analizi ile IRT'nin ayırt ediciliği incelendi; IRT-1 için en uygun eşik değeri belirlenerek IRT-2 için de aynı eşik değer kullanıldı. İstatistiksel analizler SPSS 22.0 ile yapıldı; anlamlılık p<0,05 kabul edildi. Bulgular: ROC analizinde IRT-1'in ayırt ediciliği orta düzeyde bulundu (AUC=0,648); IRT-2'nin ayırt ediciliği daha yüksek saptandı (AUC=0,737). Klinik standardizasyon amacıyla cut-off değeri ≥170 ng/mL olarak kullanıldı. IRT-1 düzeyleri, IRT-2'ye kıyasla klinik seyri yansıtan birçok parametre ile daha güçlü ilişki gösterdi. Yüksek IRT-1 (≥170 ng/mL) olan olgularda psödo-Bartter sendromu atak sıklığı, balgam kültüründe üreme, karaciğer ultrason bulguları ile ilişki, büyüme ve beslenme göstergelerinde olumsuzluk (daha düşük kilo/VKİ SDS ve daha yüksek malnütrisyon oranı), gaitada yağ pozitifliği, daha yüksek ter testi değerleri, ALT yüksekliği ve bazı yağda çözünen vitamin düzeylerindeki farklılıklar dikkati çekti. Yüksek IRT-1 grubunda akut alevlenme nedeniyle hastane yatışı daha sık izlendi. IRT-2 düzeyleri birçok klinik/biyokimyasal parametre ile daha zayıf ve tutarsız ilişkiler gösterirken, akciğer grafisinde patolojik bulguların IRT-2 ≥170 grubunda daha sık olduğu gözlendi. Çalışmada psödo-Bartter sendromu en sık klinik bulgu olarak saptandı (%55,8). Tedavi dağılımında pankreatik enzim replasman tedavisi (PERT) en sık kullanılan tedaviydi (%95,5). Sonuç: Yenidoğan taraması ile tanı alan KF'li hastalarda IRT-1 düzeyi, IRT-2'ye kıyasla hastalık yükü ve klinik seyirle daha güçlü ilişkiler göstermektedir. IRT-1 ≥170 ng/mL eşiği, özellikle pankreatik tutulum/malabsorpsiyon, beslenme-büyüme sorunları, hepatobiliyer etkilenim ve klinik komplikasyonlar açısından erken risk sınıflamasına katkı sağlayabilir. IRT-2'nin prognostik değeri daha sınırlı görünmekte olup, IRT düzeylerinin klinik pratiğe entegrasyonu için daha geniş örneklemli, çok merkezli ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Cystic fibrosis (CF) is a multisystem disease that can be diagnosed early through newborn screening. It remains unclear whether immunoreactive trypsinogen (IRT) levels—the primary biomarker used in screening—not only reflect screening positivity but also correlate with disease phenotype and clinical burden during follow-up. This study aimed to evaluate the relationship between neonatal IRT-1 levels and, when available, IRT-2 levels, and demographic, clinical, laboratory, radiological, and genetic/follow-up parameters in patients diagnosed with CF through newborn screening. Materials and Methods: Medical records of patients evaluated within the newborn screening program initiated in January 2015 and subsequently diagnosed with CF at the Erciyes University Faculty of Medicine, Pediatric Pulmonology Outpatient Clinic were reviewed. The mean follow-up duration was 72.30 ± 38.51 months. IRT-1 and, when available, IRT-2 levels were recorded. Clinical complications (pseudo-Bartter syndrome and number of attacks, meconium ileus, distal intestinal obstruction syndrome (DIOS), pancreatitis, diabetes, nephrolithiasis), hospitalizations due to acute exacerbations, growth and nutritional indicators (weight/height/BMI percentiles and SDS values, malnutrition, enteral nutritional product use), laboratory parameters (hemoglobin, AST/ALT, total protein/albumin, vitamins A, D, and E), sweat chloride test results, fecal fat positivity, chest radiography and sputum culture findings, and liver ultrasonography (USG) results were evaluated. The discriminatory performance of IRT was assessed using ROC analysis; the optimal cut-off value was determined for IRT-1 and the same threshold was applied to IRT-2. Statistical analyses were performed using SPSS version 22.0, and p < 0.05 was considered statistically significant. Results: ROC analysis demonstrated a moderate discriminatory performance for IRT-1 (AUC = 0.648), while IRT-2 showed a higher discriminatory performance (AUC = 0.737). For clinical standardization, a cut-off value of ≥170 ng/mL was used. Compared with IRT-2, IRT-1 levels showed stronger associations with multiple parameters reflecting clinical course. Higher IRT-1 levels (≥170 ng/mL) were associated with the frequency of pseudo-Bartter syndrome attacks, growth in sputum culture, liver ultrasound findings, adverse growth and nutritional outcomes (lower weight and BMI SDS values and higher rates of malnutrition), fecal fat positivity, higher sweat chloride levels, elevated ALT levels, and differences in certain fat-soluble vitamin levels. Hospitalization due to acute exacerbations was more frequent in the high IRT-1 group. In contrast, IRT-2 levels showed weaker and less consistent associations with most clinical and biochemical parameters, although pathological findings on chest radiography were more frequently observed in the IRT-2 ≥170 ng/mLgroup. Pseudo-Bartter syndrome was the most common clinical finding in the study population (55.8%). Regarding treatment distribution, pancreatic enzyme replacement therapy (PERT) was the most frequently used treatment (95.5%). Conclusion: In patients with CF diagnosed through newborn screening, IRT-1 levels show stronger associations with disease burden and clinical course compared with IRT-2 levels. An IRT-1 threshold of ≥170 ng/mL may contribute to early risk stratification, particularly in terms of pancreatic involvement/malabsorption, growth and nutritional impairment, hepatobiliary involvement, and clinical complications. The prognostic value of IRT-2 appears more limited, and larger, multicenter, prospective studies are required to clarify the integration of IRT levels into routine clinical practice.
Benzer Tezler
- Kistik fibrozis taraması pozitif gelen yenidoğanlarda elektrolit bozukluğunun ter testi üzerine etkisinin araştırılması
Investigation of impact of electrolyte disorder on the sweat test of newborns with positive resulting of cystic fibrosis screening
ESRA ERDİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Aile HekimliğiNecmettin Erbakan ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZAN KARAOĞLU
- Yenidoğan taraması ile tanı alan ve almayan kistik fibrozis hastalarının klinik mikrobiyolojik ve ebeveynlerinin psikolojik durumunun karşılaştırılması
Comparison of clinical, microbiologic and psychological status of their parents of cystic fibrosis patients diagnosed and not diagnosed by newborn screening
HANİFE BUŞRA KÜÇÜK BİLİCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERKAN ÇAKIR
- Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kistik Fibrozis Merkezinde yenidoğan tarama programı ile tanı alan kistik fibrozis hastalarının değerlendirilmesi
Evaluationof cystic fibrosis patients diagnosed by neonatal screening program at the cystic fibrosis of Dicle University Medical Faculty
RIDVAN DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VELAT ŞEN
DR. ÖĞR. ÜYESİ KAMİL YILMAZ
- Kistik fibrozisli hastaların uzun dönem takibi, tek merkez deneyimi
Long-term follow-up of patients with cystic fibrosis, a single center experience
ONUR KAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıNecmettin Erbakan ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVGİ PEKCAN
- Kistik fibrozis yenı̇doğan taraması ile kistik fibrozis ilişkili metabolik sendrom / kistik fibrozis kesin olmayan tanı ve kistik fibrozis tanısı alan hastaların klinik özelliklerinin karşılaştırılması
Evaluation of clinical features of children with cystic fibrosis and cystic fibrosis screen positive inconclusive diagnosis in newborn screening program with newborn screening
NURSİMA KUNT BAYKAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TUĞBA ŞİŞMANLAR EYÜBOĞLU