Panik bozuklukta nokturnal panik atakların disosiyatif yaşantılar ve belirsizliğe tahammülsüzlükle ilişkisi
The relationship of nocturnal panic attacks with dissociative experiences and intolerance of uncertainty in panic disorder
- Tez No: 1007345
- Danışmanlar: PROF. DR. GÖKHAN SARISOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Panik bozukluk, gece panik atakları, belirsizliğe tahammülsüzlük, disosiyatif yaşantılar, Panic disorder, nocturnal panic attacks, intolerance of uncertainty, dissociative experiences
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışma panik bozuklukta (PB) görülen gece panik ataklarının disosiyatif yaşantılar ve belirsizliğe tahammülsüzlük (BT) düzeyi ile ilişkisini incelenmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 130 PB tanılı hasta ve 130 sağlıklı kontrolden oluşan kesitsel bir araştırmadır. Hasta grubuna; Sosyodemografik Veri Formu, Panik Bozukluk Şiddet Ölçeği (PBŞÖ), Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği-Kısa Form (BTÖ), Disosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DYÖ); sağlıklı kontrol grubuna ise Sosyodemografik Veri Formu, BTÖ, DYÖ uygulanmıştır. Craske ve Tsao tarafından geliştirilen“Nocturnal Panic Screen”, araştırmacı tarafından Türkçe'ye çevrilmiş ve bu çeviriye dayalı test maddeleri katılımcılara yöneltilerek gece panik atakları yaşayan hasta grubu oluşturulmuştur. Bulgular: Araştırmamızda PB hastalarının hem BTÖ hem de DYÖ puanları kontrol grubuna göre anlamlı biçimde daha yüksek bulunmuştur. Panik bozukluk hastalarında BTÖ ile DYÖ arasında pozitif korelasyon olduğu saptanmıştır. Ayrıca BTÖ'nün engelleyici alt boyutu ve DYÖ ile PBŞÖ toplam puanı arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. Panik bozukluk grubunun %55,4'ünde gece panik atakları tespit edilmiştir. Gece panik atakları yaşayan hastaların PBŞÖ'nün sıklık, agorafobi, kaçınma, toplumsal işlevsellik alt maddelerinde ve toplam puanında gece panik atakları yaşamayan gruba göre daha yüksek skorlar elde ettiği görülmüştür. Gece panik atakları yaşayan hastaların BTÖ'nün engelleyici alt boyutu ve DYÖ toplam puanının gece panik atakları yaşamayan gruba göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Gece panik atakları yaşayan hasta grubunda BT ile disosiyasyon arasında bir ilişki bulunamamıştır. Yaş arttıkça gece panik atakları görülme olasılığının azaldığı saptanmıştır. Tartışma ve Sonuç: Bu çalışmada PB grubunda belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinin daha yüksek saptanmış olması literatürle uyumludur. Panik atakların beklenmedik ve öngörülemez biçimde ortaya çıkması belirsizliğe tahammülsüzlüğü yüksek bireylerde tehdit edici algılanabilir, güvenlik arama ve kaçınma davranışlarını pekiştirir. Bedensel belirtilerin sonucunun ne olacağı ile ilgili belirsizlik bedensel duyumlara dikkati arttırıp kısır döngüyü güçlendirebilir. Panik bozukluk grubunda disosiyatif yaşantı puanları daha yüksek olup panik bozukluk bağlamında disosiyasyonun yalnızca depersonalizasyon ve derealizasyonla sınırlı olmadığı görülmektedir. Disosiyatif yaşantıların atakların oluşması sırasında ortaya çıkan katastrofik düzeyde anksiyete ile baş etme mekanizması olarak ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. Gece panik atakları olan grupta atak sıklığı, agorafobi/kaçınma ve toplumsal işlevsellikte bozulma ile PBŞÖ toplam şiddet puanının daha yüksek olması, daha ağır bir klinik tabloyla ilişkili görünmektedir. Gece panik ataklarının uyku durumundaki fizyolojik değişikliklere artmış duyarlılıkla ilişkili olabileceği, bunun atak sıklığını ve kaçınma davranışlarını artırabileceği ve tekrarlayan gece panik ataklarında uyku sorununun kronikleşerek işlevselliği etkileyebileceği düşünülmektedir. Gece panik atakları yaşayan hastalarda BT'nin engelleyici alt boyutunun daha yüksek bulunması belirsiz durumlar karşısında kaçınma eğiliminin daha yüksek olduğu şeklinde yorumlanabilir ve uykunun kontrol edilemeyen/öngörülemez bir süreç olarak algılanması gece boyunca hipervijilansı artırarak atakları tetikleyebilir. Yaşın gece panik atakları için bağımsız ve ters yönlü bir yordayıcı olduğu saptanmış olup, yaş artışıyla derin uykunun azalması ve belirsizliğe tahammülsüzlük ile disosiyasyonun azalması gibi etkenlerin gece panik ataklarının yaşla birlikte daha az görülmesinde rol oynayabileceği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aimed to examine the relationship between nocturnal panic attacks and levels of dissociative experiences and intolerance of uncertainty (IU) in patients with panic disorder (PD). Materials and Methods: This cross-sectional study included 130 patients diagnosed with PD and 130 healthy controls. The patient group completed the Sociodemographic Data Form, Panic Disorder Severity Scale (PDSS), Intolerance of Uncertainty Scale–Short Form (IUS-12), and Dissociative Experiences Scale (DES); the healthy control group completed the Sociodemographic Data Form, IUS-12, and DES. The Nocturnal Panic Screen developed by Craske and Tsao was translated into Turkish by the investigator, and test items based on this translation were administered to identify the subgroup of patients experiencing nocturnal panic attacks. Results: PD patients had significantly higher IUS-12 and DES scores than the control group. A positive correlation was found between IUS-12 and DES scores in the PD group. In addition, the inhibitory subscale of the IUS-12 and DES scores were positively correlated with the PDSS total score. Nocturnal panic attacks were detected in 55.4% of the PD group. Patients with nocturnal panic attacks obtained higher scores on the frequency, agoraphobia, avoidance, and social impairment items and on the total score of the PDSS compared with those without nocturnal attacks. Patients with nocturnal panic attacks also had higher scores on the inhibitory subscale of the IUS-12 and on the DES total score than those without nocturnal attacks. In the subgroup of patients with nocturnal panic attacks, no relationship was found between IU and dissociation. Increasing age was associated with a decreased likelihood of experiencing nocturnal panic attacks. Discussion and Conclusion: In this study, the finding that intolerance of uncertainty levels were higher in the panic disorder group is consistent with the literature. The unexpected and unpredictable nature of panic attacks may be perceived as threatening in individuals with high intolerance of uncertainty, thereby reinforcing safety-seeking and avoidance behaviors. Uncertainty regarding the outcome of bodily sensations may increase attentional focus on bodily cues and strengthen the vicious cycle. Dissociative experience scores were higher in the panic disorder group, indicating that dissociation in the context of panic disorder is not limited to depersonalization and derealization. Dissociative experiences may emerge as a coping mechanism in response to catastrophic levels of anxiety during the occurrence of panic attacks. The higher levels of attack frequency, agoraphobia/avoidance, impairment in social functioning, and total PDSS scores observed in the group with nocturnal panic attacks appear to be associated with a more severe clinical presentation. It is thought that nocturnal panic attacks may be related to increased sensitivity to physiological changes during sleep, which may increase attack frequency and avoidance behaviors, and that recurrent nocturnal panic attacks may lead to chronic sleep problems that impair functioning. The finding that the inhibitory subdimension of intolerance of uncertainty was higher in patients with nocturnal panic attacks may be interpreted as reflecting a greater tendency toward avoidance in the face of uncertain situations, and perceiving sleep as an uncontrollable and unpredictable process may increase nocturnal hypervigilance and trigger panic attacks. Age was identified as an independent and inverse predictor of nocturnal panic attacks, and it is thought that factors such as age-related reductions in deep sleep and decreases in intolerance of uncertainty and dissociation may contribute to the lower prevalence of nocturnal panic attacks with increasing age.
Benzer Tezler
- Nokturnal ve solunumsal alt tip panik bozukluk hastalarında süperoksit dismutaz, glutatyon peroksidaz ve adenozin deaminaz düzeylerinin karşılaştırılması
Comparison of superoxide dismutase, glutathione peroxidase and adenosine deaminase activities between respiratory and nocturnal subtypes of patients with panic disorder
OSMAN ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
PsikiyatriYüzüncü Yıl ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YAVUZ SELVİ
- Panik bozukluk tanılı bireylerde Leptin (LEP) 2548G/A (rs7799039) ve Leptin Reseptör (LEPR) 668 A/G (rs1137101) gen polimorfizmlerinin klinik parametreler ve hastalık alt tipleri ile ilişkisinin incelenmesi
Investigation of the association of Leptin (LEP) −2548G/A (rs7799039) and Leptin Receptor (LEPR) 668A/G (rs1137101) gene polymorphisms with clinical parameters and disorder subtypes in individuals with panic disorder
NİSA NUR YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN MERVAN AYTAÇ
- Panik bozuklukta semptom dağılımı ve sosyodemografik faktörlerle ilişkisi
Başlık çevirisi yok
DERYA TONGUÇ
- Panik bozuklukta klomipramin ve fluvoksamin kullanımının lipid değerlerine etkisi
Başlık çevirisi yok
GÜLAY ÖZDEMİR