Geri Dön

Pathology Registry of Malignant Tumors of the larynxFrom 2001-2005 at Ain - Shams University Hospitals

2001-2005 yılları arasında Ain-Shams Üniversitesi Hastanelerinde Gartlak Malignite Tümörleri Patoloji Kayıt Çalışması

  1. Tez No: 1006625
  2. Yazar: ZEHRA AFFAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MAİSSA NOUR EL DİN EL MARAGHY
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2008
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Aın Shams Unıversıty
  10. Enstitü: Yurtdışı Enstitü
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Gırtlak kanseri, erkeklerde tüm kanserlerin %2,2'sini ve kadınlarda %0,4'ünü oluşturur. Hastaların çoğu yaşamlarının beşinci on yılında veya daha ilerisi yaşlardadır, ancak çok daha genç hastalarda görülen vakalar da kaydedilmiştir (Rosai; 2004). Erkek/kadın oranı (yaklaşık 7:1), diğer herhangi bir bölgedeki kanserden daha yüksektir, bu da kadınlarda gırtlak kanserinin nadir olduğunu vurgular (Parkin vd.; 1999). Amerika Birleşik Devletlerinde tahmini yeni kanser vakalarının 100.000'de 11.300'ünü ve 2007'deki toplam kanser ölümlerinin 100.000'de 3.660'ını oluşturmaktadır (Jemal vd.; 2007). Mısır ulusal kanser enstitüsü, gırtlak kanserinin %1,77'sini oluşturduğunu ve uluslararası olarak tanımlanan en önemli 16 tümör arasında 10. sırada yer aldığını belirtmiştir (Mokhtar vd.; 2007). Larenks karsinomlarının %90'ından fazlası skuamöz hücreli tipte görülür. Diğer nad arasında verrüköz karsinom, bazaloid skuamöz karsinom, sarkomatoid ka lenfoepitelyoma benzeri karsinom ve adenokarsinom bulunur. Gırtlak kanserinin er tükürük bezi tipi tümörü adenoid kistik karsinomdur. Kondrosarkom, larenksin er malignite mezenkimal neoplazmıdır (Rosai; 2004). Gırtlak skuamöz hücreli karsinomu, çevresel ve yaşamla ilgili faktörlerden etkile faktörlü bir hastalık olarak önümüze çıkmaktadır (Wünsch; 2004). Tütün kullanımı tüketimi, gırtlak kanseri için bilinen en başlıca risk faktörlerinder sayılıkr. Asbest kalmak ve bir dizi mesleki tehlike, gırtlak kanseri riskini artırır (Raitiola vd.; 1999 ve vd.; 2001). Ayrıca, bazı epidemiyolojik çalışmalara göre, düşük eğitim seviyesi, papilloma virüsü enfeksiyonu ve gastroözofageal reflü bu kanser için ortak faktörler olarak öne sürülmüştür. Ayrıca, meyve ve sebze açısından zengin bir diyetin gırtlak kanserine karşı koruyucu bir etkisi olduğu bilinmektedir (Wünsch; 2004). Çevresel risk faktörlerine ve kanserojenlere genetik yatkınlık olduğu kabul edilmektedir (Licitra vd.; 2003). Gırtlak üç anatomik kısma ayrılır: supraglottik, glottik (ses telleri) ve subglottik gırtlak. Subglottik bölgedeki kanser nispeten nadir olarak görülür. Supraglottik bölgedeki kanserler, orofarenkste ortaya çıkan kanserlerle ortak olarak, genellikle lokal lenf düğümü metastazlarıyla kendini gösterir. Glottik tümörlerin prognozu, supraglottik ve subglottik tümörlere göre daha olumludur (Browne & Bernard; 2000). Glottis tümörlerinde daha yüksek kontrol oranının iki nedeni vardır. Birincisi, gerçek ses tellerinin kanserleri ses kalitesinde kalıcı ve erken değişikliklere neden olur, bundan dolayı semptom erken teşhisi iyileştirir. İkincisi, ses teli karsinomları metastaz açısından verimsiz olma eğilimindedir, çünkü ses teli damarlar (hem lenfatik hem de kan damarları) bakımından çok fakirdir, bu da metastaz oranının düşük olmasına ve bu tür vakaların %6'sından daha azında görülmesine sebebiyet verir. (Sasaki & Jassin; 2001). Laringeal karsinomun prognozunu etkileyen ana faktör servikal lenf düğümü metastazıdır (Bofetta vd.; 1997). Öte yandan tümör sınırları, perinöral ve vasküler invazyon, tümörün derinliği ve tümörle ilişkili doku eozinofilisi de prognozu etkileyebilir (Sarac ve ark.; 1998) Çalışmanın Amacı : Çalışmanın Amacı; Ain Shams Üniversitesi Hastanesi ve Ain Shams Uzman Hastanesi Patoloji Laboratuvarı'na 5 yıllık (2001-2005) dönemde gelen farklı tipteki laringeal malignite tümörlerin kayıt altına alınması ve dosyalardaki kliniko-patolojik verilerin tam ve eksiksiz olarak kaydedilmesidir. Malzeme ve Yöntemler: 1. Ain Shams Üniversitesi Hastanesi ve Ain Shams Uzman Hastanesi Patoloji Laboratuvarı'nın 5 yıllık (2001-2005) yılları arasındaki dönemde dosyaları retrospektif olarak incelenerek bu dönemde gelen tüm laringeal malignite tümör vakaları çıkarılacaktır. 2. Bu çalışmalarda Yaş, cinsiyet, lenf nodu durumu, histolojik tip ve dereceye ilişkin kliniko-patolojik veriler dikkate alınacaktır. 3. Teşhisi doğrulamak için H&E boyalı slaytlar, mevcut özel boyalı slaytlar ve immünohisto-kimyasal slaytlar incelenecektir. 4. Kaydedilen verilerin istatistiksel analizi yapılacaktır.

Özet (Çeviri)

Carcinoma of the larynx accounts for 2.2% of all cancers in men & 0.4% in women. Most of patients are in their fifth decade of life or beyond, but cases occurring in much younger patients are on record (Rosai; 2004).The male/female ratio (almost 7:1) is higher than for cancer at any other site, thus emphasizing the rarity of laryngeal cancer among females (Parkin et al; 1999). It accounts for 11,300 per 100,000 of the estimated new cancer cases in USA, and 3,660 per 100,000 of the total cancer deaths in 2007 (Jemal et al; 2007). In Egypt the national cancer institute stated that cancer larynx constituted 1.77% and ranking as the 10th of the 16 most important tumors internationally identified (Mokhtar et al; 2007). Over 90% of laryngeal carcinomas are of the squamous cell type. Other rare types are verrucous carcinoma, basaloid squamous carcinoma, sarcomatoid carcinoma, lymphoepithelioma-like carcinoma & adenocarcinoma. The most common form of salivary gland-type tumor of the larynx is adenoid cystic carcinoma. Chondrosarcoma is the most common malignant mesenchymal neoplasm of the larynx (Rosai; 2004). Squamous cell carcinoma of the larynx is a multifactorial disease influenced by environmental and life-related factors (Wűnsch; 2004). Tobacco smoking & alcohol consumption are the major established risk factors for laryngeal cancer. Exposure to asbestos & a number of occupational hazards increase the risk of laryngeal cancer (Raitiola et al; 1999 & Rafferty et al; 2001) In addition, low educational levels, papilloma virus infection and gastroesophageal reflux have been suggested as cofactors for this cancer, according to some epidemiological studies. On the other hand, a diet rich in fruits and vegetables seems to have a protective effect against laryngeal cancer (Wűnsch; 2004). A genetic susceptibility to environmental risk factors & carcinogens is recognized (Licitra et al; 2003). The larynx is divided into three anatomical regions: supraglottic, glottic (vocal cords) and subglottic larynx. Cancer in the subglottic region is relatively rare. Cancers at the supraglottic site, in common with cancers arising in the oropharynx, usually present with local node metastases. Glottic tumors have a more favorable prognosis than for supraglottic and subglottic tumors (Browne & Bernard; 2000). Two reasons are indicated for the higher rate of control for glottis tumors. First, since cancers of the true vocal cords produce persistent and early change in voice quality, this symptom improves early diagnosis. Second, vocal cord carcinomas tend to be metastatically inefficient, since the vocal cord is very poor in vessels (both lymphatic and blood vessels), thus resulting in a low rate of metastatic spread, occurring in less than 6% of such cases (Sasaki & Jassin; 2001). The main factor affecting the prognosis of laryngeal carcinoma is cervical lymph node metastasis (Bofetta et al; 1997). Also tumor margins, perineural and vascular invasion, depth of tumor and tumor-associated tissue eosinophilia can affect the prognosis (Sarac et al; 1998). Aim of the work: Registry of different types of malignant tumors of the larynx received at the Pathology Lab of Ain Shams University Hospital and Ain Shams Specialized Hospital during the period of 5 years (2001-2005) with full registration of the clinico-pathological data from the files. Material and Methods: 1. A retrospective study of the files, of the Pathology Lab at Ain Shams University Hospital and Ain Shams Specialized Hospital in a period of 5 years (2001-2005), will be done to extract all cases of malignant tumors of the larynx received during this period. 2. Clinico-pathological data regarding age, sex, lymph node status, histological type & grade will be considered. 3. Revision of H&E stained slides, available special stained slides & immunohistochemical slides to confirm the diagnosis. 4. Statistical analysis of the registered data will be done.

Benzer Tezler

  1. Apandiste parazitlerin dağılımı

    Distribution of parasites in the appendix

    NURCAN YÜCEL TEMİZKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MikrobiyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. GÜLENDAME SAYGI

  2. Derinin primer habis melanomları kürsümüz materyalinde saptanan özellikler

    Başlık çevirisi yok

    EROL RÜŞTÜ BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1982

    Patolojiİstanbul Üniversitesi

    Anatomi Ana Bilim Dalı

  3. Bazı antagonistik bakteriyel izolatların besi ortamına bağlık İn-vitro gelişme düzeyleri ve saksı denemelerinde bazı patojenlere etkilerinin araştırılması

    The Investigations on the growht levels of some antagonistic bacterial isolates dependon the media and the effects against some pathogen in pot experiment

    DEVRİM BURÇAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatEge Üniversitesi

    Fitopatoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. TANJU NEMLİ

  4. Çeşitli tiroid lezyonlarında ince iğne aspirasyon biopsisi ile sitolojik bulgular

    Başlık çevirisi yok

    HAYATİ HELVACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    PatolojiTrakya Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı