Tokat – Yeşilyurt 60.11.002 nolu Aile Hekimliği birimine başvuran orta yaş grubu hastalarda dislipidemi araştırması
Tokat – investigation of dyslipidemia in middle-aged patients applying to Yeşilyurt Family medicine unit no. 60.11.002
- Tez No: 1005223
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NAGİHAN YILDIZ ÇELTEK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Dislipidemi, Aile Hekimliği, Kardiyovasküler Risk, Obezite, Metabolik Sendrom, Dyslipidemia, Family Medicine, Cardiovascular Risk, Obesity, Metabolic Syndrome
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Dislipidemi, kardiyovasküler hastalıkların gelişiminde önemli bir risk faktörü olup, erken tanı ve uygun tedavi ile bu hastalıkların önlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Toplum sağlığını tehdit eden bu durumun, özellikle yaşam tarzı değişikliklerinin, beslenme alışkanlıklarının ve fiziksel aktivite düzeylerinin farklılık gösterdiği orta yaş grubunda görülme sıklığı giderek artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, aile hekimliği birimine başvuran orta yaş grubu bireylerde dislipidemi sıklığını belirlemek, dislipidemi ile ilişkili sosyodemografik özellikleri, yaşam tarzı faktörlerini ve eşlik eden kronik hastalıkları değerlendirmektir. Ayrıca, elde edilen veriler doğrultusunda dislipideminin erken tanı ve yönetiminde aile hekimliğinin rolünü vurgulamak, toplum temelli koruyucu sağlık hizmetlerine katkı sağlamak ve literatüre katkı sunmak amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızın evrenini Temmuz-Ekim 2025 tarihleri aralığında Tokat Yeşilyurt 2 nolu Aile Sağlığı Birimine başvuruda bulunmuş ve birime kayıtlı 40-65 yaş arasındaki bireyler oluşturmaktadır. Kişilere çalışma hakkında bilgi verilip yazılı onamları alınmış ve 17 sorudan oluşan anket doldurulmuş, andropemetik ve kan basıncı ölçümleri yapılmıştır. Başvuru sırasında hastaların e-Nabız sistemindeki en son laboratuvar verilerini alarak çalışma oluşturulmuştur. Katılımcıların verileri IBM-SPSS 22 programı ile incelenmiş ve istatiksel hesaplamalar bu program aracılığı ile yapılmıştır. Verilerin analizinde, değişkenlerin çoğunun normal dağılım göstermemesi nedeniyle non-parametrik testler (Mann-Whitney U, Ki-kare) kullanılmıştır. Dislipidemi varlığını öngören risk faktörlerini belirlemek amacıyla lojistik regresyon analizi; antropometrik ölçümlerin ayırt edici performansını değerlendirmek amacıyla ise ROC analizi uygulanmıştır. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan 40-65 yaş aralığındaki 368 katılımcının yaş ortalaması 52,92 yıldır. Katılımcıların cinsiyetleri arasında yaş dağılımı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken (p>0,05); eğitim durumu, meslek, çalışma durumu ve sigara kullanımı açısından cinsiyetler arasında anlamlı farklılıklar saptanmıştır (p<0,001). Antropometrik ölçümler incelendiğinde; kadınların Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ve Bel/Boy Oranı (WHtR) ortalamalarının erkeklere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür (p<0,001). Laboratuvar parametrelerinde total kolesterol düzeyi kadınlarda, ALT ve AST düzeyleri ise erkeklerde anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Dislipidemi varlığı ile WHtR sınıfları, VKİ grupları ve sigara kullanımı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Vücut kitle indeksi yükseldikçe (fazla kilolu ve obez gruplarda) dislipidemi görülme sıklığı artmaktadır. Ancak WHtR oranı, riski tahmin etmede VKİ'den daha güvenilir bir ölçüttür. Buna karşın yaş, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite düzeyi ve diğer kronik hastalıkların varlığı ile dislipidemi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Uygulanan lojistik regresyon analizi sonucunda, WHtR'nın dislipidemi varlığını yordamada VKİ'ye kıyasla daha güçlü ve bağımsız bir gösterge olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı WHtR oranına sahip bireylerde dislipidemi görülme olasılığının, yüksek risk grubuna kıyasla anlamlı düzeyde daha düşük olduğu saptanmıştır (OR=0,197; p=0,001). Sonuç: Bu çalışma, Tokat Yeşilyurt kırsalında yaşayan orta yaş popülasyonun ciddi bir kardiyometabolik risk yükü taşıdığını ortaya koymuştur. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası artan abdominal obezite ve erkeklerdeki aterojenik lipit profili ile birleşen yüksek sigara kullanımı en dikkat çekici risk faktörleridir. Eğitim ve gelir düzeyinin düşüklüğü ile karakterize olan sosyodemografik yapı, sedanter yaşam tarzı ve geleneksel yüksek doymuş yağ içeren beslenme alışkanlıklarıyla birleşerek dislipidemi prevalansını tetiklemektedir. Popülasyonda Diyabet ve Hipertansiyon oranlarının yüksekliğine karşın lipit düşürücü tedavi (statin/fibrat) kullanımının düşük olması, klinik pratikte“tedavi boşluğu”(treatment gap) olduğuna işaret etmektedir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde, dislipidemi riskinin öngörülmesinde Bel/Boy Oranının (WHtR), Vücut Kitle İndeksine (VKİ) kıyasla istatistiksel olarak daha güçlü, tutarlı ve bağımsız bir yordayıcı olduğunu ortaya koymuştur. Hesaplanması kolay ve ayırt edici gücü yüksek bir parametre olan Bel/Boy oranının rutin bir gösterge olarak kullanılması önerilmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Dyslipidemia is a primary risk factor for the development of cardiovascular diseases and plays a pivotal role in the prevention of these conditions through early diagnosis and appropriate therapeutic intervention. The prevalence of this public health threat has been steadily increasing, particularly among the middle-aged population where lifestyle shifts, dietary habits, and physical activity levels vary significantly. This study aimed to determine the prevalence of dyslipidemia among middle-aged individuals presenting to a family medicine unit and to evaluate the associated sociodemographic characteristics, lifestyle factors, and comorbid chronic conditions. Furthermore, the study sought to emphasize the role of family medicine in the early diagnosis and management of dyslipidemia while contributing to community-based preventive health services and the existing literature. Method: The study population consisted of individuals aged 40–65 who were registered at and presented to the Tokat Yeşilyurt Family Health Unit No. 2 between July and October 2024. After obtaining written informed consent, participants completed a 17-item structured questionnaire, and their anthropometric and blood pressure measurements were recorded. The dataset was supplemented by retrieving the patients' most recent laboratory findings from the e-Nabız (the national personal health record system of Turkey) database. Statistical analyses were performed using IBM-SPSS version 22. Due to the non-normal distribution of most variables, non-parametric tests (Mann-Whitney U and Chi-square) were employed. Logistic regression analysis was utilized to identify independent risk factors for dyslipidemia, and ROC analysis was conducted to evaluate the discriminatory performance of anthropometric indices. Findings: The study included 368 participants aged 40–65, with a mean age of 52.92 years. While no statistically significant difference was observed in age distribution between genders (p > 0.05), significant differences were identified regarding educational level, occupation, employment status, and smoking habits (p < 0.001). Anthropometric analysis indicated that the mean Body Mass Index (BMI) and Waist-to-Height Ratio (WHtR) were significantly higher in women than in men (p < 0.001). Regarding laboratory parameters, total cholesterol levels were significantly higher in women, whereas ALT and AST levels were higher in men. A statistically significant correlation was found between the presence of dyslipidemia and WHtR categories, BMI groups, and smoking status (p < 0.05). Although dyslipidemia prevalence increased in overweight and obese groups (higher BMI), WHtR was identified as a more reliable metric for risk estimation. Conversely, no significant correlation was found between dyslipidemia and age, dietary habits, physical activity, or other chronic diseases. Logistic regression analysis revealed that WHtR was a stronger and more independent predictor of dyslipidemia compared to BMI. Individuals with a healthy WHtR had a significantly lower probability of dyslipidemia compared to those in the high-risk group (OR = 0.197; p = 0.001). Conclusion: This study demonstrates that the middle-aged population in the rural Tokat Yeşilyurt region carries a substantial cardiometabolic risk burden. The most prominent risk factors were increased abdominal obesity in post-menopausal women and high smoking rates combined with atherogenic lipid profiles in men. The sociodemographic structure, characterized by lower education and income levels, coupled with a sedentary lifestyle and traditional high-saturated-fat diets, appears to drive dyslipidemia prevalence. Despite the high rates of Diabetes and Hypertension, the low utilization of lipid-lowering therapies (statins/fibrates) indicates a notable“treatment gap”in clinical practice. The findings highlight that in primary care settings, the Waist-to-Height Ratio (WHtR) is a statistically stronger, more consistent, and independent predictor of dyslipidemia risk than BMI. Given its ease of calculation and high discriminatory power, the routine use of WHtR as a clinical indicator is recommended.
Benzer Tezler
- Bentonitlerde değişebilir katyonların katman yapısına etkilerinin x-ışınları kırınım yöntemi ile incelenmesi
Başlık çevirisi yok
İLHAN AKSOY
Doktora
Türkçe
1986
Fizik ve Fizik Mühendisliğiİnönü ÜniversitesiFizik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİZAMETTİN ARMAĞAN
- Tokat ili merkez ilçesi tarım işletmelerinde işgücü varlığı ve değerlendirme durumu üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
KEMAL ESENGÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
ZiraatCumhuriyet ÜniversitesiTarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AHMET ERKUŞ
- Bazı meyve türlerinin yeşil çelikle üretilmesi
Başlık çevirisi yok
ÖMÜR YENİAY
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
ZiraatEge ÜniversitesiBahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RAHMİ ÖZÇAĞIRAN
- Tokat merkez kazası vakıf kayıtları: H. 984 (M. 1576) tarihli Defter-i Efkaf-ı
Başlık çevirisi yok
FATMA ÜSTEK