FEMİNİST KRİMİNOLOJİ PERSPEKTİFİNDEN UYUŞTURUCU/UYARICI MADDE KULLANIM BOZUKLUĞU OLAN KADINLARA YÖNELİK ÖNLEME STRATEJİLERİ
PREVENTİON STRATEGİES FOR WOMEN WİTH SUBSTANCE USE DİSORDERS FROM A FEMİNİST CRİMİNOLOGY PERSPECTİVE
- Tez No: 1004902
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BUSE SABİHA BOZASLAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hukuk, Law
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Üsküdar Üniversitesi
- Enstitü: Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ceza Adaleti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Ceza Adaleti Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, kadınların uyuşturucu/uyarıcı madde kullanımını ve bağımlılığını bireysel bir sapma veya patolojik bir suç davranışı olarak ele alan yaklaşımların ötesine geçerek, feminist kriminoloji perspektifiyle çok boyutlu bir toplumsal sorun olarak incelemektedir. Kadınların madde kullanım süreçleri, travma, istismar, yoksulluk, ataerkil baskı ve toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri bağlamında değerlendirilmiş, bu süreçlerin hukuki ve toplumsal mekanizmalar aracılığıyla nasıl kriminalize edildiği analiz edilmiştir. Araştırma, literatür taraması yöntemiyle ulusal ve uluslararası akademik çalışmalar, uluslararası örgütlerin raporları ve ilgili istatistiklerin analizine dayanmaktadır. Kadınların madde kullanımı kriminal bir tercihten ziyade maruz kaldıkları ağır çocukluk çağı travmaları ve erkek şiddetiyle vb. etkenlerle başa çıkabilmek için geliştirdikleri bir hayatta kalma ve kendi kendini tedavi etme stratejisi niteliği taşımaktadır. Toplumsal cinsiyet normları doğrultusunda kadına atfedilen potansiyel anne ve bakım veren rolü, madde kullanan kadınların çifte damgalamaya maruz kalmasına, tedaviye erişiminden kaçınmalarına ve sosyal izolasyona sürüklenmelerine neden olmaktadır. Bu doğrultuda çalışma, geliştirilen risk ve ihtiyaç değerlendirme araçlarının kadınların özgül koşullarına göre travma odaklı, toplumsal cinsiyete duyarlı ve güçlendirici tedavi modellerinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Önleme stratejileri kapsamında, kadınların rehabilitasyonuna yönelik sosyal destek ağlarının güçlendirilmesi, baş etme becerilerinin geliştirilmesi ve eğitim ile istihdam olanaklarının artırılması temel bileşenler olarak ele alınmaktadır. Sonuç olarak uluslararası örgüt ve kuruluşların da belirlediği görüş ve stratejiler çerçevesinde, ulusal ve uluslararası iyi uygulama örnekleri ışığında konunun bir suç sorunu olmaktan ziyade halk sağlığı ve insan hakları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ve onarıcı sosyal hizmet müdahalelerinin kadınların özgül biyopsikososyal ihtiyaçlarına entegre edilmesinin zorunluluk olduğu ortaya koyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
This study examines women's drug/stimulant use and addiction not as an individual deviance or pathological criminal behavior, but as a multidimensional social issue through the lens of feminist criminology. Women's substance use trajectories are analyzed within the context of trauma, abuse, poverty, patriarchal oppression, and gender inequalities, and the ways in which these processes are criminalized through legal and social mechanisms are critically explored.The research is based on a literature review method, drawing on national and international academic studies, reports of international organizations, and relevant statistical data. It argues that women's substance use should be understood less as a criminal choice and more as a survival and self-medication strategy developed in response to severe childhood trauma, male violence, and related adverse experiences. In line with dominant gender norms, the socially constructed roles of women as potential mothers and caregivers expose women who use substances to double stigmatization, leading them to avoid accessing treatment and pushing them toward social isolation. Accordingly, the study emphasizes the necessity of developing risk and needs assessment tools, as well as treatment models that are trauma-informed, gender-responsive, and empowering, tailored to women's specific conditions. Within the scope of prevention strategies, strengthening social support networks for women's rehabilitation, enhancing coping skills, and expanding access to education and employment opportunities are identified as key components. In conclusion, in line with the perspectives and strategies put forward by international organizations, and in light of national and international best practices, the study demonstrates that the issue should be addressed not as a matter of crime, but within the framework of public health and human rights. It further highlights the necessity of integrating restorative social service interventions into approaches that respond to women's specific biopsychosocial needs.
Benzer Tezler
- Kriminolojide kadın suçluluğunu açıklayan yaklaşımlar
Criminological approaches on female delinquency
IRMAK KORUCULU
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
HukukDokuz Eylül ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. KORAY DOĞAN
- Feminist bakış açısından Türkiye'de kadın suçluluğu üzerine sosyolojik bir inceleme
A Sociological research on female criminality in Turkey within the framework of feminist perspective
NİLÜFER ÖZCAN
- Örselenmiş kadın sendromu ve kadın suçluluğu
Battered woman syndrome and female delinquency
YAĞMUR BİRDAL
- Tek Parti Dönemi basınında kadın suçluluğunun sosyal inşası: Tan ve Ulus gazeteleri örneği
Social construction of female delinquency in the press during One Party Regime: The sample of Tan and Ulus newspapers
CAN ÇALICI
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
SosyolojiMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FİRDEVS GÜMÜŞOĞLU
- Türkiye'de insan ticareti: Müracaatçı profili, sığınma evi hizmetleri ve sosyal hizmet önerileri
Human trafficking in Turkey: Client profile,services in shelters and suggestions for social work
REYHAN ATASÜ TOPÇUOĞLU