Geri Dön

PPAR- alfa agonisti fenofibrat ve PPAR-gama agonisti pioglitazonun ratlarda oluşturulan perisilikon kapsül yapısı üzerine etkileri

Effects of the PPAR-alpha agonist fenofibrate and the PPAR-gamma agonist pioglitazone on perisilicone capsul structure formed in rats

  1. Tez No: 1004381
  2. Yazar: GAMZE KARAGÖZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SİNAN ÖKSÜZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Kapsül kontraktürü meme implantı cerrahisinden sonra ortaya çıkan ciddi bir komplikasyondur. Biyolojik açıdan bakıldığında vücuda yerleştirilen bir yabancı cismin fagositoz yoluyla elimine edilmesi için etrafında bir kapsül yapının oluşması beklenilen bir olaydır. Çok sayıda klinik çalışmaya ve laboratuvar araştırmalara rağmen kapsül kontraktürünün etiyolojisi ve patogenezi belirsizliğini korumaktadır. Meme implantı sonrası sıklıkla karşılaştığımız kapsül oluşumunun regüle edilmesinin bir sonucu olarak kapsül kontraktürü nedenli ameliyat ihtiyacının azalması ve deformitelerin görülme oranının azaltılması ve hasta memnuniyetinin arttırılması birçok bilimsel çalışmanın yapılmasının yolunu açmıştır. Bu çalışmanın amacı FDA onaylı oral bir antidiyabetik ilaç olan pioglitazon (PPAR-gama agonisti) ve oral bir hipolipidemik ilaç olan fenofibratın (PPAR-alfa agonisti) rat modelinde oluşturulan perisilikon kapsül yapısı üzerine etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmada, kapsül kontraktürü çalışmalarında sık olarak kullanılan Wistar Albino ırkı erkek rat (30 adet) kullanıldı. 30 adet rat 10 rattan oluşan 3 gruba ayrıldı. Uygun anestezi altında 1.5x1.5x0.5 cm'lik silikon blok dorsumda skapulanın 1 cm altından yapılan 15 mm'lik cilt insizyonu ile panniculus carnosus kasının altındaki subkütan bir poşa yerleştirildi.Birinci grup kontrol grubu, ikinci grup fenofibrat tedavisi uygulanacak grup ve üçüncü grup pioglitazon tedavisi uygulanacak grup olarak belirlendi. Birinci grup kontrol grubu 8 hafta boyunca herhangi müdahale olmaksızın izlendi. Her iki deney grubunun ilaç tedavilerinin ilk dozları cerrahi ile aynı gün oral gavaj yöntemiyle intragastrik olarak uygulandı. İkinci ve üçüncü grup deney gruplarına ilaç tedavileri geri kalan günlerde oral gavaj yöntemiyle intragastrik olarak uygulandı. 8 haftanın sonunda her üç gruptaki ratlara anestezi altında servikal dislokasyon uygulanarak ötenazi uygulandı. İmplant çevresinde oluşan fibröz kapsülün hasarlanması riskini önlemek için kapsüllerin etrafındaki deri ve deri altı dokuda dahil olmak üzere tüm doku cerrahi spesmene dahil edildi. Gruplara göre kapsül kalınlığı, inflamatuar hücre sayısı, damar yuğunluğu, fibrozis, TGF-beta ve alfa-SMA değerleri çalışıldı. Bulgular: Histopatolojik olarak pioglitazonun (PPAR-gama agonisti) ve fenofibratın (PPAR-alfa agonisti) sistemik uygulanmasının kapsül kalınlığını, kapsüle infiltre inflamatuar hücre sayısını, kapsüldeki damar yoğunluğunu ve fibrozisi istatistiksel olarak anlamlı derecede azalttığı gözlemlenmiştir. Her iki tedavi grubu birbiri ile karşılaştırıldığında fibrotik yanıt haricinde diğer histopatolojik veriler açısından benzer düzeyde etkili oldukları görülmüştür. Fenofibrat tedavisinin fibrotik yanıtı azaltmada daha belirgin bir etki göstermiştir. Immünohistokimyasal veriler incelendiğinde benzer şekilde kontrol grubu ile tedavi grupları arasında TGF-β ve miyofibroblast belirteçi olan α-SMA düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. İmmünohistokimyasal boyamada ise PPAR-γ agonisti pioglitazonun ve PPAR-α agonisti fenofibratın uygulandığı gruplarda anti-α-SMA ve anti-TGF-β1 ile daha az yoğunlukta boyanması kontraktil miyofibroblastların, ECM sentezinin ve anjiogenezin daha az olduğunu ve fenofibrat ve pioglitazon tedavisinin antifibrotik etkinliğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda her iki tedavi grubu TGF-β1 ve α-SMA ekspresyonu açısından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilememiştir. Sonuç: PPAR-γ agonisti pioglitazonun ve PPAR-α agonisti fenofibratın antifibrotik, antiinflamatuar ve immünomudülatör özellikleri ile ilaçların uygulandıkları gruplarda silikon blok çevresinde oluşan kapsül yapıyı olumlu yönde regüle ettiği ve fibrozisi azalttığı gösterilmiştir. Bununla birlikte fenofibrat ve pioglitazon tedavisinin fibrozis ve kapsül kontraksiyonun önlenmesinde birer seçenek olabileceğine yönelik literatür bilgisi güçlendirilmiştir.

Özet (Çeviri)

İntroduction and Aim : Capsular contracture is a serious complication that occurs after breast implant surgery. From a biological perspective, the formation of a capsular structure around a foreign body placed in the body is an expected response, as the body attempts to eliminate the foreign object through phagocytosis. Despite numerous clinical studies and laboratory research, the etiology and pathogenesis of capsular contracture remain unclear. As a result of efforts to regulate the capsule formation commonly seen after breast implantation, the reduction in the need for surgery due to capsular contracture, the decrease in the incidence of deformities, and the increase in patient satisfaction have paved the way for many scientific studies. The aim of this study is to evaluate the effects of pioglitazone (a PPAR-gamma agonist), an FDA approved oral antidiabetic drug, and fenofibrate (PPAR-alpha agonist), an FDA approved oral hypolipidemic drug, on the perisilicone capsule structure formed in a rat model. Materials and Methods: In the study, 30 male Wistar Albino rats—commonly used in capsular contracture research—were utilized. These 30 rats were divided into three groups, each consisting of 10 rats. Under appropriate anesthesia, a 1.5 × 1.5 × 0.5 cm silicone block was placed into a subcutaneous pocket located beneath the panniculus carnosus muscle through a 15 mm skin incision made 1 cm below the scapula on the dorsum. The first group, serving as the control group, was monitored for 8 weeks without any intervention. The initial doses of drug treatment for both experimental groups were administered intragastrically on the same day as the surgery using the oral gavage method. In the second and third experimental groups, drug treatments were administered intragastrically via the oral gavage method on the remaining days. At the end of the 8 weeks, all rats in the three groups were euthanized under anesthesia by cervical dislocation. To prevent damage to the fibrous capsule formed around the implant, all tissues including the skin and subcutaneous tissue surrounding the capsules were included in the surgical specimen. Capsule thickness, inflammatory cell count, vascular density, fibrosis, TGF-beta, and alpha-SMA levels were evaluated according to the groups. Results: Histopathologically, it was observed that systemic administration of pioglitazone (a PPAR-gamma agonist) and fenofibrate (a PPAR-alpha agonist) statistically significantly reduced capsule thickness, the number of inflammatory cells infiltrating the capsule, vascular density within the capsule, and fibrosis. When the two treatment groups were compared, it was observed that they were similarly effective in terms of histopathological parameters, except for the fibrotic response. Fenofibrate treatment showed a more pronounced effect in reducing the fibrotic response. When the immunohistochemical data were examined, similarly, a statistically significant difference was found between the control group and the treatment groups in terms of TGF-β and α-SMA levels, the latter being a marker of myofibroblasts. In immunohistochemical staining, the groups treated with the PPAR-γ agonist pioglitazone and the PPAR-α agonist fenofibrate exhibited lower intensity staining for anti-α-SMA and anti-TGF-β1, indicating reduced presence of contractile myofibroblasts, extracellular matrix synthesis, and angiogenesis, thereby demonstrating the antifibrotic efficacy of fenofibrate and pioglitazone treatment. At the same time, when the two treatment groups were compared in terms of TGF-β1 and α-SMA expression, no statistically significant difference was found. Conclusions: The antifibrotic, anti-inflammatory, and immunomodulatory properties of the PPAR-γ agonist pioglitazone and the PPAR-α agonist fenofibrate have been demonstrated to positively regulate the capsule formation around the silicone block and reduce fibrosis in the treated groups. Moreover, the literature evidence supporting fenofibrate and pioglitazone treatments as potential options for preventing fibrosis and capsular contracture has been reinforced.

Benzer Tezler

  1. Tip 2 diyabetik dislipidemilerde rosigliatazon ve fenofibrat kombinasyonu ile dual ppar alfa / gamma stimülasyonunun metabolik kontrol parametreleri üzerine olan etkileri

    The effect of dual ppar alpha /gamma stimulation with combination of rosiglitazone and fenofibrate on metabolic parameters in type 2 diabetic patients

    ERDOĞAN SELÇUK ŞEBER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜKSEL ALTUNTAŞ

  2. PPAR-gama agonisti pioglitazonun sıçanlarda morfin analjezisi ve toleransına etkilerinin endoplazmik retikulum stres ve apoptozis yolağı üzerinden araştırılması

    Investigation of the effects of the PPAR-gamma agonist pioglitazone on morphine analgesia and tolerance in rats through endoplasmic reticulum stress and apoptotic pathways

    ONUR DURNA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    FizyolojiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Fizyoloji (tıp) Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERCAN ÖZDEMİR

  3. Primer perkütan transkoroner anjiyoplasti ile tedavi edilen ST segment yükselmeli miyokard infarktüsünün erken ve geç dönem takip parametreleri ile işlem öncesi ADMA ve TNF?alfa ilişkisi

    Early and late period follow-up parameters of ST segment elevation myocardial infarction treated with primary percutaneous transcoronary angioplasty and preoperative ADMA and TNF?alfa relation

    AKAR YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN UMMAN

  4. Yaşlanmanın lipid metobolizması üzerindeki etkisi üzerine in-vivo çalışma

    Başlık çevirisi yok

    BEYRİVAN AYDIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Moleküler TıpÜsküdar Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SHIRIN TARBIAT

  5. Diyetle obez hale getirilen sıçanlarda PPAR alfa ve PPAR lamda agonistlerinin etkileri

    Effects of PPAR alpha and PPAR lambda agonists in diet-induced obese rats

    FÜSUN BALOŞ TÖRÜNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NURİ ÇAKIR