Geri Dön

Graves tanısı olan kadın hastaların seksüel fonksiyonlarının değerlendirilmesi

Evaluation of female sexual dysfunction and related factors in patients with Graves disease

  1. Tez No: 1003553
  2. Yazar: ZEHRA OK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HANDE PEYNİRCİ, DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF ÖNDER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, İç Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Graves hastalığı, kadınlarda sık görülen ve yaşam kalitesini çok yönlü etkileyen otoimmün bir endokrin hastalıktır. Bu çalışmada, Graves hastalarında kadın cinsel disfonksiyon sıklığının, etki eden faktörlerin ve depresyonla ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Buna ek olarak; Graves hastalarının tiroid hormonları ile medikal tedaviye yanıt durumlarına göre değerlendirilmesi planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniklerine 15.11.2025-15.02.2026 tarihleri arasında başvuran, Graves hastalığı tanısı almış 49 kadın hasta ve benzer yaş aralığındaki 45 sağlıklı kontrol grubu ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik, klinik ve laboratuvar bulguları kaydedilmiştir. Cinsel fonksiyonlar“Kadın Cinsel Fonksiyon İndeksi (FSFI)”ile, depresif semptomlar ise“Beck Depresyon Envanteri”ile değerlendirilmiştir. Ayrıca hastalar tedavi durumuna göre yeni tanı hipertiroidi, tedavi altında aktif hipertiroidi; ve tedavi altında ötiroidi olmak üzere üç klinik alt gruba ayrılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Cinsel disfonksiyon prevalansı Graves grubunda %83,7, kontrol grubunda ise %37,8 olarak tespit edilmiştir (p<0,001). Graves grubunda FSFI toplam skoru (21,3 ± 5,6), kontrol grubuna (27,80 ± 7,66) kıyasla anlamlı derecede düşük saptanmıştır (p<0,001). Beck depresyon skorları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmıştır (p=0,847). Sosyodemografik faktörlerden serum TSH, eğitim durumu, gelir düzeyi ve fiziksel aktivite ile FSFI skorları arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon izlenirken; yaş ile negatif korelasyon izlenmiştir. Klinik alt gruplar arasında en düşük FSFI skorları tedavi altında aktif hipertiroidi grubunda (18,45 ± 6,04) saptanmıştır. Tedavi altındaki ötiroid grupta FSFI alt boyutlarından orgazm ve doyum skorlarının diğer gruplara göre anlamlı daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Buna rağmen, ötiroid hastaların cinsel disfonksiyon prevalansı (%66,7) sağlıklı kontrollerden anlamlı düzeyde yüksek görülmüştür (p=0,038). Sonuç: Seksüel disfonksiyon ile başvuran kadınlarda; endokrin hastalıklardan biri olan hipertiroidinin düşünülmesi gerektiği gibi; hipertiroidili kadınlarda da seksüel disfonksiyon bozukluğu olabileceği ihtimali göz ardı edilmemelidir. Her ne kadar cinsel disfonksiyonun değerlendirilmesi için net bir öneri bulunmamakla birlikte; seksüel disfonksiyon yaygınlığı da göz önünde bulundurularak rutin pratikte yer alması gerektiği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Graves disease is an autoimmune endocrine disorder frequently seen in women that affects quality of life in multiple dimensions. This study aimed to investigate the prevalence of female sexual dysfunction (FSD), its contributing factors, and its relationship with depression in patients with Graves disease. Additionally, patients were planned to be evaluated according to their thyroid hormone levels and response to medical treatment. Materials and Methods: The study was conducted with 49 female patients diagnosed with Graves' disease and and 45 healthy controls of similar age who admitted to the Endocrinology and Metabolism Diseases outpatient clinics of University of Health Sciences, Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital between 15.11.2025 and 15.02.2026. Sociodemographic, clinical, and laboratory findings of the participants were recorded. Sexual functions were evaluated using the Female Sexual Function Index (FSFI) and depressive symptoms were assessed using the Beck Depression Inventory (BDI). Furthermore, patients were analyzed in three clinical subgroups based on treatment status: newly diagnosed hyperthyroidism,“ ”active hyperthyroidism under treatment, and euthyroidism under treatment. Results: The prevalence of sexual dysfunction was found to be 83.7% in the Graves group and 37.8% in the control group (p<0.001). The total FSFI score in the Graves group (21.3±5.6) was significantly lower compared to the control group (27.80±7.66) (p<0.001). No significant difference was found between the groups in terms of Beck depression scores (p=0.847). Among sociodemographic and clinical factors, a significant positive correlation was observed between FSFI scores and serum TSH, education level, income level, and physical activity, while a negative correlation was observed with age. The lowest FSFI scores among clinical subgroups were identified in the group with active hyperthyroidism under treatment (18.45±6.04). In the euthyroid group under treatment, FSFI sub-dimension scores for orgasm and satisfaction were observed to be significantly higher compared to the other groups. However, the prevalence of sexual dysfunction in euthyroid patients (66.7%) was significantly higher than in healthy controls (p=0.038). Conclusion: As an endocrine disorder, hyperthyroidism should be considered in women presenting with sexual dysfunction; and the possibility of sexual dysfunction in women with hyperthyroidism should not be ignored. Although there is no clear recommendation for the evaluation of sexual dysfunction, it is believed that it should be included in routine clinical practice due to its high prevalence.

Benzer Tezler

  1. Konversiyon bozukluğunda I. ve II. eksen eş tanıları, ailesel işlevler ve çocukluk çağı yaşam olayları

    Axis I and II diagnosis family funçtions and childnood events at conversion disorder

    MUSTAFA ARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PsikiyatriDicle Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA ÖZKAN

  2. Hashimoto tiroiditi tanısı olan hastaların klinik ve laboratuvar özelliklerinin retrospektif olarak incelenmesi

    Retrospective evaluation of clinical and laboratory features of patients with Hashimoto thyroiditis

    SEVDA KELEŞ TAŞDÜZEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEDİNE NUR KEBAPÇI

  3. Tiroid karsinoma tanısı alan hastaların epidemiyolojik özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of epidemiological features of patients diagnosed with thyroid carcinoma

    NURETTİN MURAT AKYILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLHAN DUMAN

  4. Graves hastalığı tanısı alan hastalarda tedaviöncesi ve sonrası osteopontin düzeylerinindeğerlendirilmesi

    In patients diagnosed with graves diseaseevaluation of osteopontin levels before and after treatment

    LALE AYDIN KAYNAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    İç Hastalıklarıİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ECE HARMAN

  5. Sitotoksik T lenfosit antijen-4 (CTLA-4) gen polimorfizminin Türk toplumundaki Graves hastalığında araştırılması

    The investigation of cytotoxic T lymphocyte antigen-4 (CTLA-4)gene polymorphism among Turkish Graves' disease patients

    LEYLA KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA YARMAN