أثر الاجتهاد المقاصدي والظاهري على الاتجاهات الاجتهادية المعاصرة(دراسة تأصيلية، تطبيقية، مقارنة)
Makasidî ve zâhirî i̇ctihadin çağdaş i̇ctihadî akimlar üzerindeki etkisi (teorik temellendirme, uygulama ve karşilaştirmali i̇nceleme)
- Tez No: 1003481
- Danışmanlar: PROF. DR. ABDÜLMUİZZ ABDÜLAZİZ MEKKAVî HUREYZ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2021
- Dil: Arapça
- Üniversite: Urdun Unıversıtesı
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: İslam Hukuku Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Makasid temelli ictihad, günümüzde âlimler ve araştırmacılar nezdinde önemli bir ilgiye mazhar olmuş; bu yaklaşımın mesâlikine ve yöntemine bağlılık giderek yaygınlaşmıştır. Ancak bu bağlılık, meşru ve ilmî temellere dayanan sahih bir yönelim ile geçersiz ve reddedilmesi gereken bir sapma arasında farklılık arz etmektedir. Nitekim bazı araştırmacıların bu alana yönelik ilgisi, naslar ile muteber usûl kaide ve ilkeleri çerçevesinde şekillenmiş; nihai hedef olarak hakikate ve Şâri'in maksadına ulaşmayı esas almıştır. Buna karşılık, diğer bazı yaklaşımlar ise hevâ ve sübjektif maslahat anlayışları doğrultusunda gelişmiş; böylece nefsânî eğilimlerin maksadını gerçekleştirmeyi hedefleyen ve bunu da ictihad kisvesi altında meşrulaştırmaya çalışan bir çizgi ortaya çıkmıştır. Benzer şekilde zâhirî ictihad da çağdaş dönemde farklı biçimlerde ilgi görmüş; bu yaklaşım da söz konusu yönelimlerden nasibini almıştır. Bu bağlamda bazı âlimler, ifrat ve tefrite düşmeden, belirli bir usûl ve muteber mesâlik çerçevesinde hareket ederken; diğer bazıları ise zâhirî yaklaşımı benimsemede aşırılıklara saparak metodolojik dengesizlikler sergilemiştir. Kısacası, her iki ictihad tarzı da çağdaş düşünce ve yaklaşım biçimleri üzerinde derin etkiler bırakmış; ancak bu etki ve bağlılık, farklı düzey ve yoğunluklarda tezahür etmiştir. Bu çerçevede söz konusu çalışma, makasidî ve zâhirî ictihad anlayışlarının mahiyetini ve temel unsurlarını ortaya koymayı; her iki yaklaşımı temsil eden ve bu alanlarda öne çıkan âlimlerin perspektifleri üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca bu iki ictihad tarzının birbirinden ayrıştığı mesâlik ve yöntemlerin mukayeseli bir analizini yaparak, günümüzde bireyler ve fikrî akımlar üzerindeki etkilerini tespit etmeyi hedeflemektedir. Çalışmada bu hedeflere ulaşmak üzere tanımlayıcı, analitik, tümevarımsal ve karşılaştırmalı bilimsel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Araştırma neticesinde ulaşılan bulgulara göre zâhirî ictihad; Kur'an ve Sünnet'te vârid olan lafızların, zahirî anlamları ile zorunlu olarak tek bir manaya delâlet eden mefhumlarından hareketle, mevcut bir olgunun hükmünü talep etmeye yönelik ilmî çaba ve gayreti ifade etmektedir. Buna karşılık makasid temelli ictihad ise; nasların mana ve mefhumlarını, indirildiği dil bağlamı (zâhir, ibare ve mefhum) içerisinde dikkate alarak, bir hüküm hakkında zannî veya kat'î bir sonuca ulaşmayı ve bu sonucun vakıa üzerinde genel ve özel düzeyde—hem mevcut durumda hem de geleceğe yönelik olarak—tahakkukunu sağlamayı amaçlayan bir ictihad faaliyetidir. Bu çerçevede ulaşılan hüküm, ya doğrudan naslarda mevcut olmakta ya da naslarla uyumlu bir şekilde temellendirilmektedir. Etkileri bakımından değerlendirildiğinde ise, günümüz âlimlerinin bu iki ictihad tarzından ve bunları temsil eden şahsiyetlerden farklı derecelerde etkilendiği açıkça görülmektedir. Nitekim bazıları bu yaklaşımlara sempati duymuş, bazıları hüküm verirken bunlardan istifade etmiş, bazıları ise belirli mesâlik ve yöntemlere sıkı bir şekilde bağlı kalarak bu yaklaşımları benimsemiş, geliştirmiş ve sürdürmüştür. Zâhirî ictihad açısından bakıldığında, bazı âlimler (örneğin İbn Akîl) bu yaklaşımı bir mezhep ve yöntem olarak benimserken; bazıları (örneğin Muhammed Nâsırüddîn el-Elbânî) bunu açıkça ifade etmemiş, ancak ictihad yöntemlerinde belirgin bir etkilenme gözlemlenmiştir. Genel olarak bu etkinin özellikle Selefî eğilimlerde daha belirgin olduğu söylenebilir. Makasid temelli ictihad ise günümüzde şüphesiz en yaygın ictihad biçimlerinden biri hâline gelmiştir. Bu alanda öne çıkan isimler arasında Yusuf el-Karadâvî ve Ahmed er-Reysûnî gibi şahsiyetler yer almakta; bu yaklaşım özellikle çağdaş orta yolcu (vasatî) düşünce akımlarında güçlü bir şekilde temsil edilmektedir.
Özet (Çeviri)
Maqasid-based ijtihad has attracted considerable attention among contemporary scholars and researchers, and adherence to its methodological pathways and approaches has become increasingly widespread. However, this adherence varies between a legitimate and methodologically sound orientation grounded in recognized scholarly principles, and an invalid, rejected tendency. Indeed, some scholars have engaged with this approach within the framework of scriptural texts and established legal-theoretical principles, aiming ultimately to attain the truth and realize the objectives of the Lawgiver. In contrast, other approaches have developed in line with subjective notions of public interest shaped by personal inclinations, thereby seeking to fulfill individual desires under the guise of ijtihad and to legitimize falsehood by presenting it as truth. Similarly, Zahiri ijtihad has also received varying degrees of attention in the contemporary period and has been subject to comparable trends. In this context, some scholars have operated within recognized methodological frameworks without falling into excess or negligence, while others have exhibited forms of extremism in their adherence to the Zahiri approach, resulting in methodological imbalance. In sum, both forms of ijtihad have exerted a profound influence on contemporary modes of thought and scholarly orientations; however, this influence and the degree of adherence to them have manifested at different levels and intensities. Within this framework, the present study aims to elucidate the nature and foundational components of maqasid-based and Zahiri ijtihad by examining them through the perspectives of prominent scholars who represent these approaches. It further seeks to provide a comparative analysis of the methodological pathways through which these two forms of ijtihad diverge, and to identify their impact on contemporary individuals and intellectual currents. To achieve these objectives, the study employs a combination of descriptive, analytical, inductive, and comparative research methods. The findings of the study indicate that Zahiri ijtihad refers to the scholarly effort exerted in deriving rulings for concrete cases based on the explicit meanings of textual expressions found in the Qur'an and the Sunnah, as well as meanings that necessarily indicate a single determinate interpretation. In contrast, maqasid-based ijtihad is defined as the intellectual endeavor aimed at reaching a probable or definitive ruling by considering the meanings and implications of the scriptural texts within their linguistic context, and at ensuring the realization of this ruling in reality—both generally and specifically, in the present and the future. Accordingly, the resulting ruling is either directly grounded in the texts or established in a manner consistent with them. With regard to their influence, it is evident that contemporary scholars have been affected by these two modes of ijtihad and their leading representatives to varying degrees. Some have shown intellectual sympathy toward these approaches, others have utilized them in legal reasoning, while yet others have adopted and developed specific methodological pathways associated with them. From the perspective of Zahiri ijtihad, certain scholars—such as Ibn Aqil—have embraced it as a distinct methodological orientation, whereas others—such as Muhammad Nasir al-Din al-Albani—did not explicitly declare such adherence, though their methods clearly reflect its influence. More broadly, this influence is particularly noticeable within Salafi intellectual trends. As for maqasid-based ijtihad, it has undoubtedly become one of the most widespread forms of ijtihad in the contemporary period. Among its prominent representatives are Yusuf al-Qaradawi and Ahmed al-Raysuni, and it is strongly reflected in contemporary moderate intellectual currents.
Benzer Tezler
- مراعاة فقه الواقع في عهد الصحابة (الخلفاء الراشدون أنموذجاً)
Ashap döneminde realite fıkhına riayet -Raşid Halifeler dönemi örnekliği-
AMEEN ABDULLAH AHMED AHMED
Yüksek Lisans
Arapça
2023
DinÇankırı Karatekin ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HANAN AKKO
- أثر المذهبية الفقهية في تفسير آيات الأحكام - سورة النور نموذجاً
Nur Suresi bağlamında ahkam ayetlerinin tefsirinde fıkhi mezheblerin etkisi
BAHA EDDİN ALJASEM
Yüksek Lisans
Arapça
2015
DinKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AHMET ABAY
- اثر القرءان في بناء شخصيت الانسان رساءل النور نموزج
İnsan şahsiyetinin oluşumunda Kur'ân tefekkürünün rolü: Risâle-i Nur örneği
ESRA AHMED SALİH AHMED
Yüksek Lisans
Arapça
2015
DinSüleyman Demirel ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İSHAK ÖZGEL
- أثر القواعد الفقهية الكبرى في السلطة القضائية مجلة األحكام العدلية أنموذجا
Eseru'l- kavâidi'l-fıkhiyye el-kübrâ fi's-sultati'l-kadâiyye Mecelletü'l-ahkâmil-adliyye enmüzecen
OTHMAN SAEED HOURAN
- أثر الإختلافات اللغوية في المسائل العقدية المعتزلة و الأشاعرة نموذجا دراسة لغوية تحليلية
Mezheplerın inşasında Kur'an-ı Kerîm kaynaklı dilsel ihtilaflar (Eşarî ve Mu'tezile örneğı)
SHAHO TAWFEEQ GHAFOUR
Yüksek Lisans
Arapça
2017
DinBingöl ÜniversitesiTemel Bilimler Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM USTA