Geri Dön

Parotis lezyonlarının karakterizasyonunda multiparametrik MRG: İntravoksel inkoherent hareket ve amid proton transfer görüntülemenin katkısı

Multiparametric MRI in the characterization of parotid lesions: The contribution of intravoxel incoherent motion and amide proton transfer imaging

  1. Tez No: 1003472
  2. Yazar: YAĞMUR DOĞMUŞ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU ALPARSLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Parotis tümörleri, multiparametrik MRG, IVIM, APT, DAG, DCEMRG, Parotid tumors, multiparametric MRI, IVIM, APT, DWI, DCE-MRI
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Tükürük bezi tümörleri histopatolojik olarak heterojen bir tümör grubu olup lezyonların doğru tanısı cerrahi yönetim açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, parotis bezi tümörlerinde multiparametrik MRG'nin preoperatif lezyon karakterizasyonundaki tanısal değerini ve intravoksel inkoherent hareket (IVIM) ve amid proton transfer (APT) gibi ileri fonksiyonel MRG tekniklerinin katkısını araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Bu retrospektif çalışmada histopatolojik tanısı mevcut 58 parotis tümörü değerlendirildi. Lezyonların konvansiyonel MRG bulguları, difüzyon ağırlıklı görüntülemede (DAG) ADC değerleri, yarı kantitatif DCE-MRG bulguları, IVIM parametreleri (D, D*, f), APTmean ve APTmax değerleri pleomorfik adenom (PA), Warthin tümörü (WT) ve malign tümör (MT) grupları arasında karşılaştırıldı. Sonrasında tekniklerin klinik temelli tanısal performans değerlendirmesi yapıldı. Bulgular: MT ve WT'lerin ADCmean ve D parametreleri PA grubuna göre anlamlı olarak düşük ancak birbirine yakın düzeyde izlendi. f ratio parametresinin ise MT ile WT ayrımında orta düzeyde ayırt edici performans gösterdiği saptandı (AUC: 0,806) APT değerleri gruplar arasında anlamlı farklılık göstermedi. Tekniklerin tek başına değerlendirilmesine göre multiparametrik değerlendirme histopatoloji ile daha iyi uyum gösterdi. En yüksek tanısal uyum konvansiyonel MRG, DAG ve yarı kantitatif DCEMRG'nin birlikte kullanıldığı kombinasyonda elde edildi. (κ: 0,841) Sonuç ve öneri: Multiparametrik MRG yaklaşımı parotis tümörlerinin karakterizasyonunda değerli bilgiler sunmaktadır. Günlük pratiğe henüz girmemiş ileri fonksiyonel MRG yöntemlerinin klinik uygulamaya dahil edilebilmesi için geniş hasta serileri ile desteklenen çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose: Salivary gland tumors represent a histopathologically heterogeneous group of neoplasms, and accurate diagnosis of these lesions is important for surgical management. The aim of this study was to investigate the diagnostic value of multiparametric MRI in the preoperative characterization of parotid gland tumors and to evaluate the contribution of advanced functional MRI techniques such as intravoxel incoherent motion (IVIM) and amide proton transfer (APT). Materials and methods: In this retrospective study, 58 parotid tumors with histopathological confirmation were evaluated. Conventional MRI findings, ADC values obtained from diffusion-weighted imaging (DWI), semi-quantitative DCE-MRI findings, IVIM parameters (D, D*, f), and APTmean and APTmax values were compared among pleomorphic adenoma (PA), Warthin tumor (WT), and malignant tumor (MT) groups. Subsequently, a clinically oriented diagnostic performance evaluation of the techniques was performed. Results: ADCmean and D parameters of MT and WT were significantly lower than those of the PA group, but did not differ significantly from each other. The f ratio parameter demonstrated moderate discriminatory performance in differentiating MT from WT (AUC: 0.806). APT values did not show significant differences between groups. Compared with individual techniques, multiparametric assessment showed better agreement with histopathology. The highest diagnostic agreement was obtained with the combination of conventional MRI, DWI, and semi-quantitative DCE-MRI (κ: 0.841). Conclusion: The multiparametric MRI approach provides valuable information in the characterization of parotid tumors. Larger studies supported by larger patient series are needed to clarify the integration of advanced functional MRI techniques, which are not yet part of routine clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Parotis bezi tümörlerinin karakterizasyonunda difüzyon ağırlıklı görüntülemenin tanısal etkinliği

    Diagnostic efficacy diffusion weighted imagingin the characterization of parotid tumors

    YASEMİN KARAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpMersin Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. F. DEMİR APAYDIN

  2. Kliniğimizde cerrahi girişim yapılan parotis lezyonlarının retrospektif analizi

    Retrospective analysis of patients with parotid lesions and our surgical outcomes

    SERHAN DERİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kulak Burun ve BoğazKocaeli Üniversitesi

    Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ARİF ULUBİL

  3. Parotis bezi benign-malign kitleleri ayırımında sonoelastografinin önemi

    Parotis gland in the differantiation of benign-malign massesimportance of sonoelastography

    SELMAN CEVHEROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. MURAT SERHAT AYGÜN

  4. Parotis tömürlerinde radyolojik görüntüleme yöntemlerinin histopatolojik sonuçlarla korelasyonu

    Correlation of radiological imaging methods with histopathological results in parotid tumors

    AHMET ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kulak Burun ve BoğazDicle Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL TOPÇU