Geri Dön

Spina bifida tanılı hastalarda kronik böbrek yetmezliği gelişim risk faktörleri ve hastalarda ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu

Risk factors for the development of chronic kidney diseaseand ambulatory blood pressure monitoring in patients withspina bifida

  1. Tez No: 1002939
  2. Yazar: SEMANUR AKSOY KARACA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİLÜFER GÖKNAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Spina bifidalı (SB) çocuklar; nörojenik mesane disfonksiyonu ve buna bağlı gelişen vezikoüreteral reflü (VUR) ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları (İYE) nedeniyle renal skar oluşumu, kronik böbrek hastalığı (KBH) gelişimi ve hipertansiyon açısından yüksek risk taşımaktadırlar. Bu çalışmada SB tanılı çocuklarda KBH gelişim sıklığını belirlemeyi, KBH risk faktörlerini saptamayı ve hipertansiyon sıklığını ambulatuvar kan basıncı monitörizasyonu (ABPM) ile değerlendirilmeyi amaçladık. İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Çocuk Nefroloji Kliniği'nde SB tanısı ile izlenen 73 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik özellikler, nöroşirürjik ve ürolojik bulgular, İYE öyküsü, ultrasonografi, voiding sistoüretrografi (VCUG), ürodinami ve DMSA sintigrafi sonuçları irdelendi. Hastaların 33'üne 24 saatlik ABPM uygulandı; ortalama kan basıncı değerleri, kan basıncı yükleri ve sirkadiyen paternler analiz edildi. Çalışmaya dahil edilen 73 SB tanılı hastanın ortalama yaşı 10,78±4,36 yıl, ortalama takip süresi 9,52±4,71 yıldı. Hastaların %36,9'unda (n=27) KBH saptanmış olup Evre 1-3 arasında yer almaktaydı. KBH grubunda boy ve kilo SDS değerleri KBH olmayanlara göre daha düşük olup malnütrisyon daha sıktı. Tekrarlayan İYE, VUR, bağımlı mobilite durumu, trabeküle mesane varlığı, azalmış mesane kompliyansı ve artmış rezidü idrar hacmi KBH varlığı ile anlamlı ilişkili bulundu. Renal görüntüleme bulguları açısından parankimal ekojenite artışı, hidronefroz ve DMSA'da renal skar varlığı KBH grubunda daha yüksekti. KBH gelişen hastalarda proteinüri, temiz aralıklı kateterizasyon (TAK) gereksinimi, profilaktik antibiyotik kullanımı ve ürolojik cerrahi gereksinimi daha sık saptandı. ABPM uygulanan hastaların %27,3'ü maskeli hipertansiyon, %21,2'si ambulatuvar hipertansiyon olarak değerlendirildi. KBH olan hastalarda özellikle uyku döneminde artmış diyastolik yük ve non-dipper patern daha sıktı. Bilateral renal skar varlığında hipertansiyon daha yüksek görüldü. Hastaların çoğu normal böbrek fonksiyonu ile doğmuş olup renal skar gelişimi ve hipertansiyon edinseldir. Nörojenik mesane disfonksiyonunun erken ve etkin yönetimi, İYE sıklığının azaltılması, renal skar oluşumunun engellenmesi ve uzun dönem renal prognozun iyileşmesi için gerekmektedir. Kan basıncı izlemi rutin klinik izlemin değişmez bir parçası olarak görülmeli ve ABPM klinik gerekli olgularda uygulanmalıdır.

Özet (Çeviri)

Children with spina bifida (SB) are at increased risk for renal scarring, chronic kidney disease (CKD), and hypertension due to neurogenic bladder dysfunction and its associated complications, including vesicoureteral reflux (VUR) and recurrent urinary tract infections (UTIs). This study aimed to determine the prevalence of CKD in children with SB, to identify risk factors associated with CKD development, and to evaluate the prevalence of hypertension using ambulatory blood pressure monitoring (ABPM). A total of 73 patients with SB who were followed at the Pediatric Nephrology Clinic of Istanbul Medeniyet University, Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital, were retrospectively evaluated. Demographic characteristics, neurosurgical and urological findings, UTI history, ultrasonography, voiding cystourethrography (VCUG), urodynamic studies, and DMSA scintigraphy results were analyzed. Twenty-four-hour ABPM was performed in 33 patients, and mean blood pressure values, blood pressure loads, and circadian patterns were assessed. The mean age of the 73 patients was 10.78 ± 4.36 years, and the mean follow-up duration was 9.52 ± 4.71 years. CKD was identified in 36.9% (n=27) of patients, ranging from Stage 1 to Stage 3. Height and weight standard deviation scores (SDS) were lower in the CKD group compared to those without CKD, and malnutrition was more frequent. Recurrent UTIs, VUR, dependent mobility status, trabeculated bladder, decreased bladder compliance, and increased post-void residual volume were significantly associated with CKD. Regarding renal imaging findings, increased parenchymal echogenicity, hydronephrosis, and renal scarring on DMSA were more prevalent in the CKD group. Proteinuria, the need for clean intermittent catheterization (CIC), prophylactic antibiotic use, and urological surgical interventions were more common among patients with CKD. Among patients who underwent ABPM, 27.3% were classified as having masked hypertension and 21.2% as having ambulatory hypertension. In patients with CKD, increased nocturnal diastolic load and a non-dipping pattern were more frequently observed. Hypertension was more prevalent in patients with bilateral renal scarring. Although most patients were born with normal renal function, renal scarring and hypertension were acquired over time. Early and effective management of neurogenic bladder dysfunction, reduction of UTI frequency, prevention of renal scarring, and close long-term follow-up are essential to improve renal outcomes. Blood pressure monitoring should be considered an integral component of routine clinical follow-up, and ABPM should be implemented when clinically indicated.

Benzer Tezler

  1. Spinal disrafizmli çocuklarda üriner sisteme ait sorunlar ve uzun süreli izlem sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    FATİH BOLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Nörolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ILMAY BİLGE

  2. Spina bifida tanılı hastalarımızda vezikoüreteral reflü (VUR) sıklığının ve düzenli takibin son dönem böbrek yetmezliğine gidişe etkisinin araştırılması

    Investigation of the frequency of vesicoureteral reflux (VUR) and the effect of regular follow-up on the progression to end-stage renal disease in patients with spina bifida

    CUMALİ BERKAN ÜNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA SARAÇ

  3. Nörojenik mesaneli çocuk hastalarda klinik radyolojik ve ürolojik izlem sonuçları

    Clinical radiological and urological follow-up results in children with neurogenic bladder

    ILHAM BAYRAMOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DEMET EĞLENOĞLU ALAYGUT

  4. Miyelomeningosel tanılı hastalarda kraniyoservikal bileşkenin morfometrik analizi: Chiari malformasyonları ve hidrosefali ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Morphometric analysis of the craniocervical junction in patients with myelomeningocele: Evaluation of its relationship with chiari malformations and hydrocephalus

    MUSTAFA ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NöroşirürjiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HARUN DEMİRCİ

    DOÇ. DR. OKTAY GÜRCAN

  5. Spina bifida hastalığı olan çocuklarda yaşam kalitesi

    Quality of life in children with spina bifida disease

    ABDULLAH ERDEM ARIKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CENGİZ CANDAN