Explaining elite driven democratic transition in South Africa: The role of structural permissive conditions
Güney Afrika'da elitlerin öncülük ettiği demokratik geçişi açıklamak: Yapısal izin verici şartların rolü
- Tez No: 1002653
- Danışmanlar: PROF. DR. İDRİS DEMİR
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Uluslararası İlişkiler, Siyasal Bilimler, International Relations, Political Science
- Anahtar Kelimeler: Güney Afrika, Güney Afrika Cumhuriyeti, South Africa, Republic of South Africa
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler (ingilizce) Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Demokratikleşme çalışmaları alanında öne çıkan vakalardan birisi Güney Afrika'nın demokrasiye geçişidir. 17. yüzyıldan itibaren sırasıyla Hollanda ve İngiliz sömürgesine giren ülke, 1948 yılından itibaren beyaz azınlık tarafından ırk temelli ayrımcılık rejimi apartheid ile yönetilmiştir. On yıllar süren apartheid karşıtı mücadelenin sonunda 1994 yılında düzenlenen ilk serbest seçimler ile ülkede demokrasiye geçilmiştir. Güney Afrika'nın demokrasiye geçişi bir yandan ülkenin içinde bulunduğu yapısal şartlar dolayısıyla mucizevi olarak görülmüş, bir yandan da Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte tarihin olağan akışı içinde olması gereken bir sonuç olarak lanse edilmiştir. Derinden bölünmüş toplum özellikleri gösteren Güney Afrika'nın demokrasiye geçişi aslında demokratikleşme literatüründe beklenen bir durum değildir. Ayrıca ülkenin demokrasiye geçişi çizgisel bir tarih okumasıyla da izah edilemez. Güney Afrika'nın rejim değişikliği siyasal elitlerin kararı ile mümkün olmuştur. Demokrasi, alternatif siyasal rejimlerden birisi olarak ele alınabilir. Şu hâlde, Güney Afrika neden bir başka siyasi rejime değil de demokrasiye geçmiştir? Bu sorunun cevabı, ulusal ve uluslararası yapısal şartların izin verici şartlar hüviyetine bürünmesi ve siyasal elitlerin rejim seçeneklerine dair bakış açılarını şekillendirmesi neticesinde demokrasinin ülke için en makul seçenek haline gelmesidir. Toplumsal bölünmeler, apartheid'ın kurumsal yapısı ve ürettiği siyasi kültür, apartheid'ın politik ekonomisi, Batılı devletlerin beyaz azınlığa desteği ve uluslararası sistemin dönüşümü bu tezde izin verici şartlar olarak kavramsallaştırılmış ve bu kavramların siyasal elitlerin rejim değişimine yaklaşımını nasıl şekillendirdiği analiz edilmiştir. Bu tez, Güney Afrika'nın neden demokrasiye geçtiğini açıklamayı ve demokratikleşme literatüründeki yapı-aktör tartışmasına dengeli bir bakış açısı sunmayı amaçlamıştır. Kısıtlı tercih çerçevesinde siyasi elitler tarafından yürütülen stratejik müzakereler, yapısal gerekliliklerin aktörlerin manevra alanını nasıl şekillendirdiğini göstermektedir. Yapısal bağlam, demokrasiyi Güney Afrika için tek seçenek haline getirmiştir.
Özet (Çeviri)
One of the prominent cases in the field of democratization studies is South Africa's democratic transition. The country was successively colonized by the Dutch and British from the 17th century onwards and was ruled by a white minority under the apartheid regime, a racially discriminatory system, from 1948 on. After decades of anti-apartheid struggle, the country transitioned to democracy with the first free elections held in 1994. On the one hand, South Africa's democratic transition has been portrayed as miraculous, given the country's structural conditions; and on the other, as a natural outcome that should have occurred in the natural course of history following the end of the Cold War. Democratic transition in South Africa, a country showing characteristics of a deeply divided society, is not an expected outcome in the democratization literature. Furthermore, the country's democratic transition cannot be explained by a linear historical reading. South Africa' regime change became possible by the decision of the political elites. Democracy can be considered one of the alternative political regimes. So, why did South Africa transition to democracy and not to another political regime? The answer to this question is that democracy became the most reasonable choice for the country because of national and international level structural conditions becoming permissive conditions and shaping the perspectives of political elites. Social divisions, the institutional structure of apartheid and the political culture it produced, the political economy of apartheid, the support of Western states for the white minority, and the transformation of the international system are conceptualized as permissive conditions in this thesis, and how these concepts shaped the approach of political elites to regime change is analyzed. This thesis aims to explain why South Africa transitioned to democracy and to offer a balanced perspective on the structure-agent debate in the democratization literature. Strategic negotiations conducted by political elites within a limited range of choices show how structural necessities shaped the actors' room for maneuver. The structural permissive conditions made democracy the only choice for South Africa.
Benzer Tezler
- Kömürdeki piritin giderilmesi ve çözünürleştirme kinetiğinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
YAVUZ ONGANER
- Çizgisel kaynaktan ışıyan elektromağnetik dalgaların mükemmel iletken silindir takkesinden optik gibi saçılması
Başlık çevirisi yok
ADNAN GÖRÜR
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiElektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. H. ERGUN BAYRAKÇI
- Geleneksel Beypazarı konutlarında baş odanın günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak düzende donatılması
The Redecoration of the“Baş Oda”in Beypazarı traditional houses according to our today's needs
AYNUR ÖZMEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
MimarlıkGazi ÜniversitesiBina Bilgisi (mimari Tasarım) Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUAMMER HACIBALOĞLU