Geri Dön

Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin sosyolojik analizi

Sociological analyze of Azerbaijan and Turkey relations

  1. Tez No: 1002640
  2. Yazar: SABINA MALIKOVA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BÜLENT KARA
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sosyoloji, Uluslararası İlişkiler, Sociology, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Avrasya Araştırmaları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Azerbaycan-Türkiye ilişkileri tarihsel bağlamda eskiye dayanmaktadır. Oğuzların Azerbaycan üzerinden Anadolu'ya gelmesi zamanından itibaren ele alınabilecek güçlü bir bağlantısı olan bu mesele, bu çalışmada sosyolojik analize tabi tutulmuştur. Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin hem günümüz hem de geçmiş odaklı bir şekilde sosyolojik olarak analizinin yapılması çalışmaya farklı bir anlam katacaktır Öncelikle Selçuklu Dönemindeki organize Türk Göçünün Azerbaycan topraklarının sosyal yapısının oluşumundaki etkisi ele alınmıştır. Bu dönemde, Azerbaycan Selçuklular ve genel olarak da Oğuz Boyları için bir ordugâh görevi görmüştür. Fetih ile Türkistan'dan gelen Türk boylarının geçişlerini organize eden Türk Atabey ve Sultanları Azerbaycan'ı mesken tutmuşlardır. Bugünkü İran topraklarına dahil olan Azerbaycan'ın bulunduğu topraklar da Selçuklu Döneminin iskân politikalarının hedefi niteliğindeydi. Bu bağlamda hem yerleştirilecekler hem de Batı'ya yönlendirilecekler için Azerbaycan güvenli bulunan yurt niteliğindeydi. Sonuçta bu dönemde, Azerbaycan'da da Türkiye'de de egemen olan güç Selçuklular ya da onların Atabeyleri idi. Bu nedenle her iki bölgede yönetimin tek bir devletin elinde bulunması burada yaşayan Türklerin birbirleriyle etkileşim kurmalarına daha fazla imkân sağlamıştır Osmanlı Döneminde Türkler arasındaki iktidar mücadelesi ve dinin idrak ediliş biçimindeki farkların yönetime yansıması sebebiyle, Azerbaycan ile Türkiye ilişkileri yönetimsel anlamda sınırlı hale gelmiştir. Buna rağmen aynı etnik kökene sahip iki ülke halkının etkileşimi devam etmiştir. Hem Osmanlı'nın hem de Azerbaycan'daki Türklerin birbirlerine ilgisi devam etmiştir. Osmanlı'nın zayıf düşmesiyle mücadele gücünün kalmayışı neticesinde ortaya çıkan durum Rusların Kafkasları işgalini kolaylaştırmıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında kısa süren Bağımsız Demokratik Azerbaycan tecrübesi Osmanlı'nın verdiği destek ile olmuşsa da Doğu sınırının güvenliği ve Millî Mücadele'nin bütün yurt sathında olması Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin de Sovyet İşgaline karşı koyabilme imkanını ortadan kaldırmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan İkinci Dünya Savaşı'nın yapılacağı zamana kadar Sovyet Azerbaycan'ının Türkiye'ye desteği sürmüş olsa da Stalin'in mütecaviz politikası hem Türkiye'yi tehdit etmiş hem de Azerbaycan'da ciddi sayıda aydın kıyımına yol açmıştır. Sovyetlerin yumuşama döneminde sınırlı da olsa kültürel etkileşim olmuştur. Ancak ileri boyutlu ilişkiler son ana kadar engellenmiştir. Gerçek anlamda ileri düzeyli ilişkiler kurmak hem Azerbaycan hem de Türkiye için Sovyetlerin çöküşüyle olmuştur. Azerbaycan'ın bağımsızlığı sonrasında her iki ülke için her başkan ve iktidar dönemi ilişkiler güçlü olmuştur. Ancak Haydar ve İlham Aliyev'in Türkiye'yi de enerji projelerine dahil etme konusundaki çabaları ve ülkelerine siyasal ve ekonomik istikrar kazandırması daha fazla belirleyici olmuştur. Elçibey Dönemi'nde atılan imzalar Haydar Aliyev'in kurduğu sistematik ilişkilere de temel teşkil etmiştir. İlham Aliyev'in de hem Babası Haydar Aliyev hem de Elçibey Döneminde yapılan stratejik işbirliğini hedefleyen anlaşmaları güçlendirerek icraata geçirmesi, Türkiye'de de sağlanan siyasal istikrarın da katkısıyla artık en ileri stratejik ortaklık seviyesinde işbirlikleri dönemini beraberinde getirmiştir. Zamanla güçlenen Azerbaycan, güçlü ordu tesis edecek seviyeye de gelince, yılların özlemi olan Karabağ'ın işgalden kurtarılması ve hemen ardından bölgenin abad edilmesi sağlanmıştır. Bu durum bütün Türk Dünyasının da ufkunu açan bir gelişme olarak tarihe geçmiştir.

Özet (Çeviri)

Azerbaijan-Türkiye relations have a long historical background. This issue, which has a strong connection dating back to the time when the Oghuz Turks migrated to Anatolia via Azerbaijan, has been subjected to sociological analysis in this study. It was believed that this study could make a difference by presenting an approach that is both contemporary and historically focused when a sociological analysis is performed. Firstly, the impact of the organized Turkish migration during the Seljuk period on the formation of the social structure of Azerbaijani territories is examined. During this period, Azerbaijan served as a military stronghold for the Seljuks and, more generally, for the Oghuz tribes. The Turkish Atabey and Sultans, who organized the passage of Turkish tribes coming from Turkestan through conquest, settled in Azerbaijan. The lands that make up present-day Iran, including Azerbaijan, were also a target of the settlement policies of the Seljuk period. In this context, Azerbaijan was considered a safe homeland for both those who were to be settled there and those who were to be directed westward. After all, during this period, the dominant power in both Azerbaijan and Turkiye was the Seljuks or their Atabeys. Therefore, shared interaction was more easily possible. During the Ottoman period, power struggles among Turks and differences in their understanding of religion were reflected in the administration, resulting in limited administrative relations between Azerbaijan and Turkiye. Nevertheless, interaction between the populations continued. Both the Ottomans and the Turks in Azerbaijan maintained an interest in each other. The weakening of the Ottoman Empire and its loss of fighting power facilitated the Russian invasion of the Caucasus. Although the brief experience of an independent democratic Azerbaijan after the First World War was made possible with the support of the Ottoman Empire, the security of the eastern border and the fact that the National Struggle was carried out throughout the country eliminated the possibility for the newly established Republic of Turkey to resist the Soviet occupation. Although Soviet Azerbaijan's support for Turkiye continued from the founding of the Republic until the outbreak of World War II, Stalin's aggressive policies both threatened Türkiye and led to the massacre of a significant number of intellectuals in Azerbaijan. During the Soviet moderation period, there was limited cultural interaction. However, advanced relations were prevented until the very end. Establishing truly advanced relations for both Azerbaijan and Türkiye only occurred with the collapse of the Soviet Union. Following Azerbaijan's independence, relations have been strong for both countries under each president and administration. However, the efforts of Haydar and Ilham Aliyev to include Türkiye in energy projects and to bring political and economic stability to their countries have been particularly decisive. The agreements signed during the Elçibey era formed the basis for the systematic relationships established by Haydar Aliyev. Ilham Aliyev, in turn, strengthened and implemented the strategic cooperation agreements made during both his father Haydar Aliyev's and Elçibey's periods. This, aided by the political stability achieved in Türkiye, has now brought about a period of cooperation at the highest level of strategic partnership. As Azerbaijan grew stronger over time and reached a level where it could build a powerful army, it achieved the long-awaited liberation of Karabakh from occupation and the subsequent restoration of peace to the region. This event has gone down in history as a development that broadened the horizons of the entire Turkish World.

Benzer Tezler

  1. Билим, илим жана маданият тармагындагы Кыргызстан менен Түркиянын кызматташтыгы (1992-2012 жж.)

    Kırgız Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında eğitim, bilim ve kültürel ilişkiler (1992-2012)

    KADRİ AĞGÜN

    Doktora

    Kırgızca

    Kırgızca

    2016

    TarihKyrgyz State Unıversıty Named After I Arabaev

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TÖLÖBEK ABDRAHMANOV

  2. Azerbaycan kanaat önderleri açısından Türkiye'nin jeopolitik anlamı

    Turkey's geopolitical meaning Azerbaijan opinion leaders

    SALİH EMİR MUTLUER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    SosyolojiSelçuk Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MAHMUT ATAY

  3. Günümüz Türk dünyasında aile ve evlilik (Türkiye-Azerbaycan-Kırgızistan karşılaştırması)

    Family and marriage in today's Turkish world (Turkey-Azerbaijan-Kyrgzstan comparision)

    CENNET SOYER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    SosyolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZMİ AVCI

  4. Duality in context: Multi-level approach to dual citizenship in Turkey

    Bağlamda ikilik: Türkiye'de çifte vatandaşlığa çok katmanlı yaklaşım

    DENİZ KARCI KORFALI

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2017

    Uluslararası İlişkilerKoç Üniversitesi

    Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET İÇDUYGU

  5. Devletlerarası ve devlet dışı aktör olarak İngiliz Milletler Topluluğu ve Türk dış politikası üzerine çıkarımlar

    British Commonwealth of Nations as an intergovernmental and nongovernmental actor and its implications on Turkish foreign policy

    ZAHİDE MELİS ÖZÜN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Uluslararası İlişkilerEge Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİRET HÜRSOY