İntihar girişimi ve kendine zarar verme davranışı ile hastane aciline başvuran yetişkin bireylerde intihar nörobiyolojisinde sorumlu olabilecek aday biyobelirteçlerin araştırılması
Candidate neurobiological biomarkers in adult suicide attempt and self-harm presenting to the emergency department
- Tez No: 1002412
- Danışmanlar: PROF. DR. ELİF SİNEM BİRELLER, PROF. DR. MEHMET OĞUZ POLAT
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Biyokimya, Nöroloji, Adli Tıp, Biochemistry, Neurology, Forensic Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Adli Bilimler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
İntihar girişimi ve kendine zarar verme davranışı (KZVD), ölümle sonuçlanmasa da sonraki dönemlerde intihar riskini artırabilen; psikososyal stresörler ile stres yanıt sistemleri ve nörotransmiter ağların etkileşimi içinde ortaya çıkan, önlenebilir stratejilerin geliştirilmesi açısından nörodavranışsal mekanizmasının aydınlatılması önem taşıyan çok boyutlu klinik ve adli bir tablodur. Bu tez çalışmasında, HPA ekseni, monoaminerjik ağlar ve GABAerjik inhibitör kontrol ile ilişkili SLC6A3, SLC6A4, NR3C1, NR3C2, DRD2, MAOA, GABRA2 ve GABBR2 gen ifadeleri değerlendirilmiştir. Hastane acil servisine intihar girişimi nedeniyle başvuran vaka grubu (n=69) ile diğer nedenlerle başvuran kontrol grubu (n=72) çalışmaya dahil edilmiştir. Bireylerden alınan kan ve bukkal sürüntü örneklerinden RNA izolasyonu sonrası cDNA sentezi yapılarak gen ekspresyonları qRT-PCR ile analiz edilmiştir. Kan örneklerinde DRD2 ekspresyonu artmış (p<0,0001), SLC6A4 (p<0,0001) ve NR3C2 (p<0,0002) ekspresyonu azalmıştır. Bukkal sürüntü örneklerinde SLC6A3, NR3C1, NR3C2, MAOA, GABRA2 ve GABBR2 ekspresyonları daha düşük bulunmuştur (p<0,0001, p=0,0044, p<0,0001, p<0,0007, p=0,0019 ve p=0,0052). Vaka grubunda kadın cinsiyet, işsizlik ve madde/alkol kullanımı daha sık izlenmiş; albümin–kalsiyum ekseninde bazı genlerle anlamlı korelasyonlar görülmüştür (p=0,0003). NR3C2'nin her iki örnek tipinde de azalması, stres yanıtı düzenlenmesindeki bozulmanın periferik düzeyde izlenebileceğini düşündürmektedir. Sonuç olarak, periferik gen ekspresyon örüntüleri intihar fenotipine eşlik eden çok sistemli bir biyolojik sinyale işaret etmekte; bukkal sürüntünün invaziv olmayan tamamlayıcı örnek alternatifi olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Klinik kullanılabilirliğin değerlendirilmesi için prospektif, multifaktöriyel çalışmalar gereklidir.
Özet (Çeviri)
Suicide attempts and self-harm behavior (NSSI), although not fatal, represent a multidimensional clinical and forensic phenomenon that increases subsequent suicide risk through the interaction of psychosocial stressors with stress response systems and neurotransmitter networks, highlighting the importance of elucidating underlying neurobehavioral mechanisms for preventive strategies. In this thesis, the expression levels of SLC6A3, SLC6A4, NR3C1, NR3C2, DRD2, MAOA, GABRA2, and GABBR2, associated with the HPA axis, monoaminergic pathways, and GABAergic inhibitory control, were evaluated. The study included individuals presenting to the emergency department following a suicide attempt (n=69), and a control group presenting for other reasons (n=72). Peripheral blood and buccal swab samples were collected, and gene expression levels were analyzed using qRT-PCR after RNA isolation and cDNA synthesis. In blood samples, DRD2 expression was increased (p<0.0001), while SLC6A4 (p<0.0001) and NR3C2 (p<0.0002) expressions were decreased. In buccal swab samples, SLC6A3, NR3C1, NR3C2, MAOA, GABRA2, and GABBR2 expressions levels were significantly lower (p<0.0001, p=0.0044, p<0.0001, p<0.0007, p=0.0019, p=0.0052). Female sex, unemployment, and alcohol/substance use were more frequent in the case group, and significant correlations were observed between certain genes and the albumin-calcium axis (p=0.0003). The consistent reduction of NR3C2 across both sample types suggests that dysregulation of the stress response may be detectable at the peripheral level. Collectively, these findings point to a multisystem biological signal accompanying the suicide phenotype and indicate that buccal swabs may serve as a non-invasive complementary sampling alternative, warranting prospective, multifactorial studies to assess clinical applicability.
Benzer Tezler
- İntihar girişimi ile başvuran ergenlerin sosyodemografik özelliklerinin ve internet bağımlılığının değerlendirilmesi
Evaluation of sociodemographic characteristics and internet addiction of adolescents with suicide attempt
BETÜL KESER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. SEVGİ AKOVA
- Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma
Başlık çevirisi yok
NAZMİYE YÜKSEL
- Asetofenon türevlerinde elektroindirgenme ve elektroyükseltgenme gerilimleri ile lumo, homo enerjileri arasındaki bağıntılar
Electrochemical behaviour of acetophenaneand derivatives correlated to fmo energies
ÜLFET ŞANSAL
- Tanzimat romanında intihar olaylarının psikolojik ve sosyal-psikolojik sebepleri
Başlık çevirisi yok
MESUT TEKŞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ALEMDAR YALÇIN