Geri Dön

Decoding toxic attachments between products and users by using metaphors

Metaforlar aracılığıyla ürünler ve kullanıcılar arasındaki toksik bağlanmaların çözümlenmesi

  1. Tez No: 1000397
  2. Yazar: BİLGE CEREN AY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZGE ÇELİKOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Endüstri Ürünleri Tasarımı, Industrial Design
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Endüstriyel Tasarım Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kullanıcılar; bir nesne geçmiş anılarını temsil ettiği, günlük yaşamda yüksek işlevsellik sağladığı veya sadece ürünü kullanmaktan keyif aldıkları için bazı eşyaları hayatlarında tutmayı seçerler. Bu nedenler değişkenlik gösterse de, kullanıcıların ürünleriyle sıklıkla bağ kurdukları söylenebilir. Ancak bu dinamikler, bazen kullanıcının davranışsal ve duygusal durumunda beklenmedik değişimlere yol açabilir. Bazı durumlarda bu süreç, ürünün uzun vadede kullanıcıya sağladığı faydadan çok zarar verdiği sorunlu bir duruma dönüşebilir. Bu tez, sorunlu davranış ve ilişkilere atıfta bulunarak; belirli ürünlere karşı istifleme eğilimi gösteren veya nesnelere aşırı bağlanıp o nesne yanında olmadığında kaygı yaşayan bireyler gibi negatif ürün bağlılığı olan kişilere odaklanmaktadır. Bu çalışma, ürün ve kullanıcı arasındaki sorunlu bir ilişkinin boyutlarını, bu ilişkinin nasıl ve neden evrildiğini, motivasyonlarını ve son olarak metaforlar aracılığıyla nasıl anlaşılabileceğini araştırmaktadır. Metaforlar, doğası gereği bilişsel süreçleri şekillendirerek günlük hayatı anlama ve deneyimleme biçimidir. Bilişsel süreçlerin de metaforları şekillendirdiği söylenebilir. Düşünme, deneyimleme ve anlama ile metaforlar arasında birbiriyle iç içe geçmiş bir ilişki vardır. Bağlanma kavramının kendisi (source), bir şeye veya birine karşı aşırı eğilim hissetme durumunun kaynağı (target) olması nedeniyle aslında kendi başına da bir metaforudur. Bu, ürün bağlanması konusunda ise bir bireyin bir ürüne veya ürün grubuna karşı gereğinden fazla eğilimini (target) açıklar. Bu nedenle, ürün bağlanmasını, ürünler ve kullanıcılar arasındaki bir“ilişki”olarak tanımlamak ve metaforu değiştirmek, arka plandaki sistemi anlamak için kullanılabilir. Dolayısıyla bu tez kapsamında kullanıcılar ve ürünler arasındaki bağlılıklar, kişilerarası ilişki dinamiklerini metafor olarak kullanılarak keşfedilmektedir. Teorik çerçeve, genel olarak bağlanmanın çocukluktan itibaren günlük yaşamın bir parçası olduğunu göstermektedir. Bu durum, bireyin nasıl bir bağ kuracağını ve bunu nasıl yöneteceğini belirleyen bağlanma stilleri olarak şekillenir. Ürün tasarımına yansıması olarak ürün bağlılığı literatürde popüler bir konudur. Ek olarak çerçeve, metaforun ne olduğunu ve dilbilim ile nasıl iç içe geçtiğini göstermektedir. Ayrıca tasarımdaki metaforik yaklaşımları örneklendirmektedir. Ürün-insan arasındaki negatif ilişkilerin kişilerarası toksik ilişkiler merceğinden okunabilmesi adına, toksik bir ilişkinin açıklaması ve nitelikleri de kavranmıştır. Literatür taramasının sonuçları, tez konusunu bütünsel olarak kavramak için incelemeler yaparak yapıcı (pozitif) ve yıkıcı (negatif) olarak yeni kategoriler oluşturmaktadır. Tezin metodolojisi, ürün bağlılığının duygusal ve bilişsel etkileri hakkında derinlemesine içgörü toplamak için tasarlanmış üç aşamalı nitel bir yaklaşımı benimsemektedir. Araştırma süreci, araştırma yöntemini belirlemek, soruları yapılandırmak ve katılımcılardan ilk metaforik bağlantıları toplamak amacıyla tasarımla ilgili küçük bir katılımcı grubuyla yürütülen yapılandırılmış bir pilot çalışma ile başlamaktadır. Bu çalışmanın sonucunda katılımcılardan alınan bilgiler ışığında, günlük çalışmasında uygulanacak olan metodlar, değinilmesi gereken sorular ve soru sorma biçimleri, soruları ve cevapları destekleyecek ek materyaller kararlaştırılmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, ana çalışmaya başlamadan önce süreç içerisindeki muğlaklığı en aza indirmek ve araştırma sürecini katılımcı için daha besleyici ve araştırmacı için daha detaylı bilgiler alabileceği hale getirmek için bir optimizasyon yapmaktır. Yapılandırılmış görüşmelerin ardından sekiz günlük bir günlük çalışması süreci başlamıştır. Bu günlük çalışması, katılımcıların dahil olma sürecini kolaylaştırmak ve fiziksel şartların zorluklarından kaçınmak adına dijital bir arayüz olan sosyal medya üzerinden yapılmıştır. Bu süreç, ilgi çekmesi, katılımcı sayısını arttırması, ve süreci katılımcı için keyifli bir hale getirmesi adına grafikler ve şarkılarla desteklenmiş görev setlerinden oluşmaktadır. Katılımcılar, fotoğraflar, yazılı anlatılar ve işitsel yanıtlar kullanarak seçtikleri ve bağlandıklarını düşündükleri ürünleri ile günlük etkileşimlerini belgelemişler ve irdelemişler, aynı zamanda da bu anlatıları desteklemek adına kendileri de grafikler üretmişlerdir. Bu araştırmaya yüz seksen kişi katılacağına dair bilgi iletmiş fakat araştırma sonunda kırk dört katılımcı araştırma sürecini tamamlamıştır. Bu, dijital arayüzlerin hızlı tüketilebilirliğinden kaynaklanan bir eksiklik olarak not edilmiştir. Bu çalışmanın sonunda, katılımcılara bir sonraki aşamaya dahil olmayı isteyip istemedikleri hakkında sorulmuş ve istediklerini belirten katılımcılar arasından seçilen on kişi ile yarı yapılandırılmış görüşme süreci başlamıştır. Son aşama olarak, bağlılıklarına dair derinlemesine içgörüleri araştırmak için seçilen on katılımcıyla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerdir. Katılımcının tercihine bağlı olarak dijital veya yüz yüze olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmayı yarı yapılandırılmış görüşme ile bitirmenin temel amacı, günlük çalışmasından sonra oluşan kategoriler ve ana konular çerçevesinde oluşturulmuş esnek soru setini, görüşmenin akışında katılımcının kendi sorularını da sormaya başladığı bir diyalog çerçevesinde ilerletmek ve ikili konuşmalar esnasında bağlı hissettiği ürünle ve onunla kurduğu ilişkiyle ilgili fark ediş anı yaratmaktır. Ek olarak yarı yapılandırılmış görüşmenin olanakları gereği, bir katılımcı konuyla oldukça ilgili bir söylemde bulunduğunda, bunu açmak ve derinleştirmek için bir alan yaratması faydalı olmuştur. Görüşmeler, seçtikleri ürünle aralarındaki bağda veya ürünün kendisinde günlük çalışmasından sonra bir değişiklik olup olmadığıyla başlar. Ardından ilişki dinamiklerini tekrar açmayı hedefleyerek, konuşmayı toksiklik çerçevesine çeker. Burada katılımcılar, toksiklik kavramını genelden başlayarak ürünleriyle olan ilişkileri özeline indirirler. İlişki kavramı iki kişilik olduğu için, bu ilişki içerisinde katılımcının kendi benliği ile ilişkideki diğer aktör olan ürün arasındaki bağlar hakkında konuşulmuştur. Son olarak negatif olarak tanımladıkları bu ilişkiyi gelecekte nelerin beklediğini ve buna dair ne yapmayı planladıkları sorulmaktadır. Katılımcıların bu konunun tasarımda nasıl yansıma bulduğuna dair düşünceleri alınarak görüşme sonlandırılmıştır. Tezin temel yapı taşlarından biri olan metaforların bu araştırma sürecinde kullanımını ve etkisini saptayabilmek adına, bütün katılımcılar pilot çalışmadan ikili görüşmeye kadar olan bütün araştırma sürecinde metafor kullanmaya ve oluşturmaya teşvik edilmiştir. Bütün bu süreçlerden elde edilen bilgiler ışığında, negatif ürün bağlılığı, bağlılığın arkasındaki nedenleri anlamak için nesne ilişkisi dinamikleri ve bu ilişkinin nasıl toksik bir ilişki olarak sınıflandırılabileceğini anlamak için toksik özellikler olarak kategorize edilmektedir. Kullanıcılar ve ürünler arasındaki toksik ilişkinin ne olduğunu bütünsel olarak anlayabilmek için bu ilişkilere dair sağlıklı özellikler de incelenmiş ve kullanıcının bahsettiği toksik ilişkiyi nesnel bir şekilde nasıl deneyimlediğini anlamak için duygusal spektrum ile desteklenmiştir. Bu temel başlıklar, günlük çalışması çıktıları ile oluşturulmuş ve yarı yapılandırılmış görüşmelerin çıktılarıyla genişletilmiştir. Bulgular, negatif ürün bağlılığındaki arka plan nedenlerini anlamak için ürün ilişkilerinin temelini; günlük fayda ve işlevsellik, duygusal önem, keyif, alışkanlık, kimlik ve öz-ifade, hafıza ve nostalji olara altı temel konsept olarak kategorize etmektedir. Kişiler, bir ürüne aşırı derecede fonksiyonel olduğu, sevdiği insanların bir yansıması ve hatırası işlevi gördüğü veya sadece ürünü kullanmaktan saf keyif almaları sebebiyle bağlanabilirler. Ürün bağlanmasının zemini, sadece bir kavramdan dolayı oluşabileceği gibi, birden fazlasının bir araya gelmesiyle de oluşabilir. Örnek olarak, her gün alışkanlık olarak kullanılan bir ürün, kullanıcının sevdiği bir insandan hediye olabilir; veya eskiye dair anıları hatırlatan bir ürün aynı zamanda kullanıcının kendi benliğinin eski versiyonunu da içerebilir. Bu çerçevede, özellikle kimlik ve öz ifade başlığının altında, gerçek benlik ve ideal benlik kavramları ile ürün arasındaki ilgiyi araştırılmıştır. Ürün ve kullanıcı arasındaki negatif ilişkileri anlama düzleminde, ikinci adım olarak toksik özellikler kategorize edilmiştir. Bu çalışma; ilişki dinamikleri ve bağlanma stilleri, bilişsel ve algısal çarpıtmalar, işlevsiz davranışlar ve etkileşimler ile negatif duygusal ve psikolojik etkiler olarak kategorize edilen geniş bir toksik özellikler yelpazesini ortaya koymaktadır. Spesifik örnekler vermek gerekirse; kullanıcılar ürünler tarafından zorbalığa uğradığını ve baskılandığını hissedebilir veya gerçek benliklerini maskelemek için ürünleri sosyal kamuflaj amacıyla kullanabilirler. Bulgular, ürün bağlılığında toksisiteye dair geniş bir yelpazede farklı ve iç içe geçmiş kavramlar sunmaktadır. İç içe geçmiş derken; bir kişi ürünü kullanmadığı için suçluluk duyabilir, dolayısıyla kullanmadığında kaygılı hissedebilir; bu durum nesneyi her an yanında tutarak ürüne yapışma (clinging) ile sonuçlanabilir ve bu da ürünün yoksunluğu senaryosundan korkma durumu yaşatabilir. Bağlanmaya sebebiyet veren toksik etmenlerin birbirini beslemesi ve birbirini takip etmesi gibi özellikleri bulunması sebebiyle, her ne kadar bu tez kapsamında bu noktalar kategorileşmiş olsa da, gündelik hayatta daha karmaşık ve iç içe bir sistem izlediği anlaşılmıştır. Ek olarak, toksik bağlanma, kullanıcı bunu toksik olarak ifade etmese bile toksik ilişki nitelikleri taşıyabilir. Bu sebeple, kullanıcı farkındalığa erişmemiş olsa dahi, ürünle interaksiyoa girme, saklama, bakım yapma ve benzeri gibi durumlarda toksik bir şekilde bağlandığı anlaşılabilir fakat kullanıcı bu toksik çıktıları ürüne yormaktansa kendi bağlanma biçimlerine ve kişilik özelliklerine yorabilir. Bağlılıkları çözümleme sürecinde katılımcılar; kişiselleştirme, arketipler ve figürler, doğal ve elemental metaforlar, fiziksel ve somutlaşmış metaforlar ve son olarak konteyner metaforlar olarak kategorize ettiği çok çeşitli metaforlar kullanmışlardır. Metaforlar bu çalışma kapsamında, hem ürünle kullanıcı arasındaki ilişkiye dair durumu bildirici, hem de çözümleyici konumunda yer almıştır. Bu tez, ürün bağlılığı durumunda metaforların varlığının doğal olduğunu; bu nedenle ürünler ve kullanıcılar arasındaki toksik ilişkileri anlamlandırma sürecinde metaforların verimli bir çerçeve sağladığını öne sürmektedir. Sonuç olarak, kullanıcılar sahip oldukları ürünlerle toksik ilişki çerçevesinde yorumlanabilecek bağlanmalara sahip olabilirler. Bu bağlanmaları anlamak için insanlar arası ilişkiler metaforunu kullanarak çözümleme yapmak, farkında olunan negatiflikler kadar farkında olunmayan negatiflikleri de gün yüzüne çıkarabilir.

Özet (Çeviri)

Users choose to keep some products in their life because the product represents the user's past memories, provides excessive functionality to the users day to day life, or the user simply enjoys using the product. Even though the reasons may vary, it can be said that users often form relationships with their products. However, these dynamics can sometimes lead to unexpected shifts in the behavioural or emotional state of the user. In some cases, this can turn into a problematic situation where the product impacts the user negatively more than the user benefits them in the long run. By referring to the problematic behaviours and relationships, this thesis focuses on the people with negative product attachments, such as individuals who have hoarding tendencies to specific products, or who cling to products and experience anxiety when the product is not around. This thesis investigates the aspects of a problematic relationship between the product and user, how and why it evolves, and its motivations. Lastly, it explores how this relationship can be comprehended using metaphors. Metaphors are a way of comprehending and experiencing daily life by shaping the cognitive processes. It can also be said that the cognitive processes do shape the metaphors also. Even though it's an intertwined notion, the correlation between thinking, experiencing, and understanding, and metaphors is not undeniable. Attachment by itself is a metaphor of connecting something or someone as well as product attachment, because of the fact that the notion of being attached is a source of feeling excessive connection towards a product. Hence, when defining attachment as a“relationship”between products and users is a metaphor to understand the situation; the attachments between users and products are explored by using interpersonal relationships as metaphors within the scope of this thesis. The theoretical framework shows that attachments in general are part of everyday life, starting from childhood. This forms itself as attachment styles, which determine how an individual shapes a connection and how they manage it. As a reflection of product design, product attachment is a popular subject in literature. Additionally, the framework shows what a metaphor is and how it is intertwined with linguistics. It also exemplifies what the metaphorical approaches in design are. By reading negative products to human relationships in the lenses of interpersonal toxic relationships, the explanation and qualities of a toxic relationship is also captured. The outcomes of the literature review generates new categories as constructive (positive) and destructive (negative) by reviewing to comprehend the thesis subject holistically. The methodology of the thesis adopts a three-phase qualitative approach designed to gather in-depth insights about emotional and ideological effects of product attachment. The research process starts by conducting a structured pilot study with a small group of design related participants to determine the research method, configure the questions, and gather initial metaphorical connections from the participants. This is followed by an eight-day cultural probes session conducted in a digital interface, where forty four participants document their daily interactions using photographs, written narratives, and auditory responses. The final phase involves semi-structured interviews with ten selected participants to investigate the in-depth insights of their attachments, starting with shifts in awareness, which is a conversation-based generative process about the negative aspects of their relationship with their product, and lastly, the resistance of negative relationships even after recognizing their harmful effects. In the process of understanding these, this thesis takes a path of dividing the aspects of the product attachment as product relationship dynamics to understand the reasons behind the attachment and toxic traits to understand how this relationship can be classified as a toxic relationship. In order to understand what a toxic relationship is between the users and products, healthy traits are also investigated to comprehend holistically, supported by the emotional spectrum to understand how the user experiences the toxic relationship in an objective way. In addition to these, participants are encouraged to use metaphors to investigate the role of metaphors in this unraveling process. The findings categorize the foundation of object relationships into six primary drivers: daily utility and functionality, sentimental significance, enjoyment, habit, identity and self-expression, and memory and nostalgia. One concept or a combination of more than one foundational concepts provides a surface for the user to feel attachment to an product. This thesis also divides the identity and self expression by investigating its relevance between actual self and ideal self concepts. The study also uncovers a wide spectrum of toxic traits in these relationships, categorized as relationship dynamics and attachment styles, cognitive and perceptual distortions, dysfunctional behaviors and interactions, and negative emotional and psychological impacts. To give specific examples, users feel bullied by and experience oppression from products, or use products for social camouflaging to mask their actual selves. Findings suggest a wide range of different and intertwined concepts of toxicity in the product attachment. By saying intertwined, one can experience guilt by not using the product, therefore feel anxious when they are not using it; it can end up as clinging to the product by keeping it by their side all the time, therefore it resembles fear of absence of the product. In the process of unraveling the attachments, participants use a wide range of different metaphors, which this thesis categorizes as personification, archetypes and figures, natural and elemental metaphors, physical and embodied metaphors, and lastly container metaphors. This thesis suggests that the existence of metaphors in the case of product attachment is natural by its own nature; therefore, in the process of making sense of toxic relationships between products and users, metaphors provide a fruitful frame. This thesis concludes with determining the foundation of attachments to products, concepts of negative attachments and acknowledging the beneficialness of using metaphors while decoding the toxic relationships between users and products.

Benzer Tezler

  1. Çukurova koşullarında pamuk bitkisinin su-üretim fonksiyonunun belirlenmesi üzerinde bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    RUHİ BAŞTUĞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatÇukurova Üniversitesi

    Kültürteknik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN TEKİNEL

  2. Ağaçlandırmalarda çok ölçütlü karar verme

    Multicriteria decision making in afforestation

    AHMET TÜRKER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UÇKUN GERAY

  3. Implementation of reed-solomon encoder and decoder using TMS32010

    Başlık çevirisi yok

    FİKRİ ATMACA

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    DOÇ. DR. MELEK D. YÜCEL